KONYA HABER
Konya
Açık
11°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
45,0379 %0.19
52,8518 %0.28
11.142,59 % 0,53
Ara
BBN Haber Sağlık Hayatımızdan tuzu çıkardığımızda ne olur: İşte doğru tuz tüketimi

Hayatımızdan tuzu çıkardığımızda ne olur: İşte doğru tuz tüketimi

Tuz vücudumuzun başlıca sodyum ve klor kaynağıdır. Peki sağlığımız için ne kadar gerekli? İşte detaylar...

KAYNAK: Olcay Kurt
Okunma Süresi: 4 dk

Tuz; kimyasal olarak sodyum ve klor elementlerinin bir araya gelerek oluşturduğu bir bileşik. Bu anlamda, tuz vücudumuzun başlıca sodyum ve klor kaynağı. İyon halinde bulunan sodyum ve klor vücudumuzda çok önemli fizyolojik olaylarda görev alıyor.

HÜCRELERİ BESLİYOR

Vücudumuzda bulunan bütün hücreler, hücre dışı ortam ile iç ortam arasında belirli bir denge kurarak yaşamını sürdürür. Hücre içi ve dışı ortamlar arasındaki kimyasal ve fizyolojik denge ise bu ortamlarda çözünmüş halde bulunan iyonlar sayesinde sağlanır. Sodyum iyonu hücre dışı ortamın başlıca pozitif yüklü iyonunu oluştururken, klor ise hücre dışı ortamın temel negatif yüklü iyonudur. Bu bakımdan, vücutta sodyum veya klor iyonu seviyesinde yaşanacak değişimler fizyolojik dengeyi bozarak hücrelere çeşitli düzeylerde zarar verebilir.

KAN BASINCINI DÜZENLİYOR

Bunun yanı sıra, sodyum iyonu temel olarak vücuttaki su moleküllerinin doku boşluklarına yerleşmesinde görev alır. Bu nedenle, sodyum iyonunun böbrek fonksiyonları, kan basıncı ve vücut sıvılarının üretimi gibi çok önemli fonksiyonların gerçekleşmesinde kritik öneme sahip olduğu söylenebilir. Ayrıca, sinir hücrelerinin duyuları algılaması, bunları diğer hücrelere iletmesi ve kas hücrelerini harekete geçirmesi gibi hayati fonksiyonların sorunsuz yerine getirilmesi için de sodyum iyonuna ihtiyaç duyulur.

Günlük Tuz İhtiyacımız Ne Kadardır?

Günümüzde tuzun hemen hemen her ürün ve işlenmiş gıdada bulunduğu söylenebilir. Gıda üretiminde sıklıkla kullanılan tuz, yemeklerde de en çok kullanılan ürünlerden biridir. Bu anlamda, genel vücut sağlığının korunması açısından günlük alınması gereken tuz miktarının doğru belirlenmesi oldukça önemlidir.

Yapılan araştırmalar yetişkin bir insanın günlük tuz ihtiyacının 6 gram olduğunu göstermektedir. Yaklaşık bir çay kaşığı tuza denk gelen 6 gram tuzda yaklaşık 2,4 gram sodyum bulunur. Fazla alınan tuz ve içerisindeki diğer bileşenler, böbrekler aracılığıyla vücuttan uzaklaştırılır. Ancak, fazla alınan tuzun tamamının böbreklerden atılamadığı durumlarda birtakım sağlık sorunları ortaya çıkabilir.

Fazla Tuz Tüketiminin Zararları Nelerdir?

Tuzun vücudun ihtiyaç duyduğu miktardan fazla alınması durumunda kandaki sodyum ve klor iyonlarının seviyesi yükselir. Sodyum ve klor iyonları su ile beraber hareket ettiğinden, kan seviyesinin yükselmesine bağlı olarak bu iyonlar vücut sıvılarına dağılır. Vücutta bulunan su ve iyonlar arasında belirli bir denge olması gerektiğinden, bu durumda artan sodyum ve klor seviyesinin dengelenmesi için iyonlara sıvı geçişi sağlanır. Ancak, bunun sonucunda damar içindeki kan sıvısının artmasına bağlı olarak yüksek tansiyon, vücut dokularında ödem oluşumu ve sinir dokularında fonksiyon bozuklukları gibi durumlar ortaya çıkabilir.

Aynı zamanda, vücudumuzda sodyum ve klor dengesini düzenlemekle görevli bazı hormonlar bulunur. Örneğin, böbrek üstü bezinde salgılanan aldosteron hormonu, kandaki sodyum seviyesini dengede tutarak böbrek fonksiyonlarını düzenleyen özel bir hormondur. Kandaki sodyum seviyesinin yükselmesine bağlı olarak aldosteron hormonu daha fazla salgılanır ve böbrek hücrelerini vücuttan daha fazla sodyum atması yönünde uyarır. Ancak, sodyumun ihtiyaç duyulandan daha fazla olması durumunda, böbrekten atılan sodyumla birlikte su da vücuttan atılacağından, su kaybı görülür ve dehidratasyon gelişir. Ayrıca, bu durumun uzun süre devam etmesi, böbrek fonksiyonlarında bozulmayla beraber birtakım böbrek hastalıkların gelişimini tetikleyebilir.

Fazla miktarda tuz tüketimine bağlı olarak ortaya çıkabilen sağlık sorunları şu şekildedir:

● Yüksek tansiyon

● Bölgesel veya yaygın ödem oluşumu

● Böbrek yetmezliğine yol açabilen böbrek hastalıkları

● İnme

● Başta kalp krizi olmak üzere çeşitli kalp-damar hastalıkları

● Sinir sisteminde baskılanma veya epileptik nöbetler (sara krizi)

Doğru Tuz Tüketimi Nasıl Olmalıdır?

Günlük tavsiye edilen tuz tüketim miktarı; tuz eklenmeden tüketilen yemeklerden yeteri oranda alındığından, fazla tuz kullanımından kaçınılması gerekir. Bununla birlikte, kalp hastalığı, tansiyon veya böbrek sorunları olan hastalarda, tuz tüketimi daha az olabilir. Burada önemli olan nokta, tuz kısıtlamasının doktor kontrolünde yapılmasıdır.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *