Günümüzde nasıl uyuduğumuz, nasıl bir yastık ve yatak kullandığımız önemli. Çünkü hepimiz için iyi bir uyku ruh ve beden sağlığımız açısından önemli.
Bu bağlamda uzmanlara göre aslına bakarsanız, ideal uyku pozisyonu için bir genelleme yapmak doğru değil.
HERKESİN UYKU POZİSYONU FARKLI MI?
Çünkü her insan farklı fizyolojik özelliklere sahip olduğundan dolayı, doğal olarak doğru uyku pozisyonu da kişiden kişiye farklılık göstermekte.
Dolayısıyla uzmunlara göre tüm uyku pozisyonlarının olası avantaj ve dezavantajları şöyle:
- Sırt Üstü Yatmak
İnternet üzerinde çeşitli kaynaklar araştırıldığında, “Sırt üstü yatmak doğru mu?” sorusuna; birbirine zıt cevaplar görebilirsiniz. Kimi kaynaklar “en doğru yatış pozisyonu” için sırt üstü yatmayı gösterirken, bazı kaynaklar bu yatış pozisyonunu doğru bulmamakta.
Misal, Amerikan Ulusal Sağlık Enstitüsü (NIH) tarafından yapılan araştırmada, en doğru yatış pozisyonunun sırt üstü yatmak olduğu belirtilmektedir. Fakat sırt üstü yatarken dizlerinizin alt kısmına bir yastık koymazsanız, gün içinde bel ağrısı problemi yaşayabilirsiniz.
Nihayetinde özellikle reflü sorunu yaşayanlar sırt üstü yattığında, boyun kısımları mideden daha aşağı pozisyonda kalırsa, mide asidi yemek borusuna gelerek rahatsız edebilir. Uyku felci (karabasan) sorunu yaşayanlarda ise dil soluk borusunu tıkayarak nefes almanızı engelleyebilir. Ayrıca horlama problemi olan kişilerde de sırt üstü yatış pozisyonu horlamayı arttırır. Bunun dışında uyku apnesi problemi yaşayanlar için de sırt üstü yatmak tavsiye edilmez.
Yapılan araştırmaların tamamında, sırt üstü yatan denekler %8’i geçmemekte.

- Yüz Üstü Yatmak
Yüz üstü yatmak genelde horlama problemi olan kişilerin gerçekleştirdiği bir eylem. Uyku üzerine yapılan araştırmalara katılan deneklerin en fazla %7’si yüz üstü yatmış. Fakat bu deneklerden hiçbiri, uykuda geçirdiği toplan sürenin %10’undan fazlasını yüz üstü uyuyarak geçirmemiş.
Yine yüz üstü uyumak, uyku esnasında solunumun gerçekleşmesini zorlaştırmakta. Bebeklerin uzun süre yüz üstü pozisyonda uyuması ise solunum yetmezliğine bağlı olarak ölümle sonuçlanabilir.
Dolayısıyla bu pozisyonda uyurken omurga desteklenmediğinden dolayı bel ağrıları yaşamak olasıdır. Hatta omurgadaki sinir deliklerinin sıkışması sonucu bel fıtığı rahatsızlığı ortaya çıkabilir.
Tıpta “hiperekstansiyon” olarak isimlendirilen bel omurlarının aşırı derecede arkaya bükülmesi sorunu da, uzun süre yüz üstü uyumanın olası sonuçlarından biri.
Dolayısıyla, yüz üstü yatmak hekimlerce tavsiye edilen bir yatış pozisyonu değildir.
- Sağ Tarafa Yatmak
Uzmanlar tarafından en çok önerilen ve en sağlıklı bulunan yatış pozisyonu. Uyku esnasında kan dolaşımı, en iyi bu pozisyonda gerçekleşmekte. Reflüyü kısmen azaltan bu uyku pozisyonu, horlamanın ve uyku felcinin de kısmen önüne geçmekte.
Bu pozisyonda uyurken, dizlerin hafif karın kısmına çekilmesi yani cenin pozisyonu alınması tavsiye ediliyor. Ayrıca dizlerin arasına konulacak bir yastık ile omurganın en doğru pozisyonda konumlanması sağlanbiliyor. Ayrıca gebelere de sağlıklı bir hamilelik dönemi geçirmesi ve dolayısıyla bebeğin sağlığı için bu uyku pozisyonu önerilmekte.
Yine kronik kalp rahatsızlıkları olan kişilere ise sola yatarak uyumak önerilmez. Zira bu pozisyonda kan dolaşımı daha hızlı olduğundan, kalp olması gerekenden fazla çarparak olumsuz sonuçlar doğurabilir.
Sol Tarafa Yatmak
Özellikle kalp hastaları için tavsiye edilen bir uyku pozisyonu olan sol tarafa yatarak uyumak, hamile kadınlar ve reflü problemi yaşayanlar için tavsiye edilmemektedir. Kalp hastaları için tavsiye edilmesinin nedeni ise, kan dolaşımının bu pozisyonda görece daha yavaş olmasıdır.
Aynı şekilde uyku felci ve horlama problemi olanlar sol yana yatarak uyuduğunda bu sorunlar daha az ortaya çıkmaktadır. Bu pozisyonda uyurken de tıpkı sağ tarafa yatma pozisyonunda olduğu gibi, dizler hafifçe karın bölgesine doğru çekilmelidir.
Peki Kollar Uyurken Hangi Pozisyonda Olmalı?
Bu kapsamda eğer sabah kalktığınızda kollarınız uyuşuyor ise ya da şiddetli bel ağrısı yaşıyorsanız bu durum kollarınızın uyku esnasında doğru pozisyonda olmamasından kaynaklanıyor olabilir.
Yine uyurken kollar vücut ile birlikte paralel uzanmalıdır. Kollarınızı başınızın üstüne uzatarak yatmanız ya da kollarınızın üzerine yatmanız halinde, tendom ve sinir sıkışmalarının oluşması olasılıklar dahilindedir. Ayrıca kolunuzdaki damarlarda sağlıklı kan dolaşımı da olamayacağından, farklı damar ve doku rahatsızlıkları da ortaya çıkabilir.
İŞTE O YASTIK
Peki yatılacak yastığın özellikleri de, “hangi pozisyonda uyumak gerekli?” sorusunun dolaylı yanıtı. Zira doğru bir yastıkla uyumuyorsanız, ideal uyku pozisyonunu sağlamanız da imkansız
Yastık seçiminde asla çok yüksek yastıklar tercih edilmemeli. Ayrıca süngerden yapılmış, sert yastıklar da, sağlıklı bir uykunun bir numaralı düşmanı. Boyun kısmının içe doğru rahatsız etmeyecek kadar gömülebildiği, kaliteli malzemeden doldurulmuş yastıkları kullanmak gerekli.
Ayrıca sırt üstü yatarken diz altına, yan yatarken iki dizin arasına da yastık konulmalıdır.
Uyku Apnesi
Bu arada uyku apnesi, uykuda solunumun on saniyeden fazla durması ve bu durumun uyku süresince onlarca defa yaşanması durumudur. Sürekli duran solunum nedeni ile beyne ihtiyacı olan oksijen yeteri kadar gidemez, iç organlar sağlıklı çalışamaz ve kalp görevlerini tam anlamı ile yerine getiremez. Bu hastalık tedavi edilmez ise uyku esnasında boğulma, kalp krizi ya da beyin felci ile sonuçlanabilir.
Yine genelde hastalar yıllarca bu hastalığın pençesinde olduğunu fark edemezler. Özellikle genç yaşlarda vücut enerjisinin daha yüksek olmasından dolayı, uyku apnesinin doğal sonuçlardan biri olan gün içindeki yorgunluk; genç hastalar tarafından tolere edilmektedir. Fakat yaş ilerledikçe gün içindeki yorgunluk baş edilmez hale gelmekte ve uzun saatler uykuda geçmesine karşın hasta fiziksel olarak bir türlü dinlenememektedir.