Türkiye’deki sayıları on binleri bulan fotoğrafçı esnafı isyanda çünkü en önemli gelir kaynaklarından biri olan vesikalık fotoğraf çekimi işi ellerinden alındı.
FOTAĞRAFÇILIK ÖLÜYOR MU?
Fotoğraf Atölyesi sahibi Halil İbrahim Yerli, ‘Fotoğrafçı esnafının üç ana gelir kaynağı var. Bunlardan en önemlisi vatandaşın vesikalık fotoğraf çekimini yapmaktır. Diğerleri ise düğün, sünnet ve benzeri toplantılarda yapılan çekimler ve şahısların amatör olarak çektikleri fotoğrafların baskısıdır. Bunlardan amatör fotoğraf baskı işi neredeyse kayboldu.’ dedi.

Dijital fotoğrafçılığın icat edilmesiyle birlikte hemen herkesin eline bir fotoğraf makinesi geçti. Hatta son günlerde cep telefonlarıyla da pek kaliteli olmasa bile fotoğraf çekimi yapmak mümkün. Eskiden insanlar fotoğraflarını film üzerine çekerler, çektikleri fotoğrafı görebilmek için de fotoğrafçıya gidip bunun baskısını yaptırırlardı. Şimdi ise aldıkları görüntüyü hemen bilgisayara kaydediyorlar ve bunların arasından beğendikleri birkaç tanesinin baskısını yaptırıyorlar. ‘Sonuçta fotoğrafçının baskı makinesi baskısını yapacağı fotoğrafı beklemekle geçiriyor gününü. Düğün çekimlerinde de iş aslanın ağzında. Öyle stüdyoya gelip birkaç fotoğraf almakla iş bitmiyor. Müşteri dış mekân çekimi, stüdyo çekimi, manzara derken fotoğrafçıyı iyice yoruyor. Düğün esnasında ise video çekimi ve fotoğraf için ileri teknoloji kullanılan sistemlerin kurulması icap ediyor. Sözün kısası bu iş de oldukça masraflı bir yatırım istiyor.’ diyen İbrahim Yerli, ‘Bizim gibi ufak ölçekli fotoğrafçılara ise kala kala vesikalık çekimi içi kalıyor. Teknolojinin gelişmesi sonucu az bir yatırımla kurduğunuz düzenek ile müşteriye on, on beş dakika içinde kaliteli vesikalık fotoğraf teslim etmeniz mümkün görülüyor. Şimdi devletimiz hangi nedenle aldığı bilinmeyen bir kararla önemli resmi dairelere fotoğraf çekme kabinleri kurmaya başlamış. Vesikalık isteyen vatandaş bunun içine oturuyor, pozunu aynaya bakıp ayarlıyor ve otomatik olarak kendi resmini çekiyor. Resim birkaç dakika sonra müşterinin elinde oluyor. Kalitesi derseniz stüdyoda çekilene erişmesi mümkün değil, çünkü o daracık yerde, amatör bir şekilde, gereken ışık ve mekân şartlarını elde edemezsiniz. Sonuçta vatandaş fotoğraf stüdyosuna vereceği ücretin hemen hemen aynı miktarda bir parayla ve orada bekleyeceği süreden birkaç dakika az süre içerisinde biraz daha düşük kaliteli bir fotoğraf sahibi oluyor.’ ifadelerine yer verdi.

İbrahim yerli şöyle konuştu: ‘Buna karşılık iş yokluğundan dükkânını belki de kapatmak zorunda olan fotoğrafçı esnafı sefalete düşecek. Bu da ülkede toplumsal sorunlara neden olacak. Biz devletin bu işi bilinçli olarak örgütlediği kanısında değiliz. Büyük bir olasılıkla bu sistemlerin ithalatçıları yetkili makamlar nezdinde lobi çalışması yapmışlar ve bu aletlerin ülkemiz için ne kadar yararlı olduğu konusunda yetkililerin aklını çelmişlerdir. Şimdi esnaf odalarımıza büyük görevler düşüyor. Biz burada Fethiye’de konuştuk. Belki başka yerlerde başkaları da konuşmaktadır. İşte esnaf odalarımız tek bir ses halinde “fotoğrafçı esnafıma dokunma” diye haykırırlarsa devletimiz de konuyu yeniden ele alarak bu yanlış gidişe dur diyecektir.’

BİNLERCE FOTOĞRAF STÜDYOSU KAPANMAKLA KARŞI KARŞIYA
Halil İbrahim Yerli, "Daha önce tapu dairelerinde uygulamaya konulan sistemin genişletilmesi ülke genelinde bulunan binlrce fotoğrafçı esnafının kapısına kilit vurmakla karşı karşıya. Meslek kaybolduktan sonra vergi indirimi şu veya bu şekilde çare aranmasın. Sorunu baştan çözmekte fayda var" dedi.
“Korsan fotoğrafçılar çoğaldı”
Bugün adeta ayakta kalma mücadelesi veren meslek mensuplarının korsan fotoğrafçıların yanı sıra kamu kurum ve kuruluşlarına fotoğraf çekimi eklenmesi nedeniyle mesleği icra edenlerin haksız rekabetten mağdur olduğunu belirten Halil İbrahim Yerli şunları kaydetti:
"Eskisi gibi tab için film gelmiyor. Bizlerin ve bulundukları yerin arşivleri olan fotoğrafçı esnafımız, 40 yıl evvel çektirilen resimleri bile istendiğinde bulabilir. Bunca yıl fotoğrafçılık yaptıktan sonra başka alanlarda iş yapmaları da zor olduğu için gelişen teknolojiler karşısında yok olmamak için çabalıyor. Yaklaşık iki milyon esnafın içinde sayıları çok fazla düştü. Diğer taraftan, dijital fotoğrafçılık yöntemlerinin hızla gelişmesi ve klasik uygulamaların yerini alması, bu sektördeki eğitimin önemini ortaya koymuş ve fotoğrafçılıkla uğraşanların, fotoğraf çekimi ve baskı tekniği konusundaki teknolojik gelişmeleri takip etmesini zorunlu kılmıştır. Ama kamunun haksız rekabeti karşısında nasıl yatırım yapsın, işini nasıl geliştirsin?"

"Kamu kurumları resim çekiyor"
Konunun uzmanları da, meslek mensuplarının, kamu kurumlarındaki insansız fotoğraf çekme makinelerinin her yerde faaliyete geçmesinin tüm fotoğrafçı esnafını zor durumda bıraktığını ifade ediyorlar.
Fotoğrafçı esnafının isyan etmekte olduğunu savunan Halil İbrahim Yerli, "Kamu kurum ve kuruluşları ile birçok büyük belediyenin fotoğraf çekim ve baskı işlerini bünyelerinde yapması esnafın iş kaybının en büyük nedenidir. Bahse konu olan uygulamalar, esnaf ve sanatkarlarımızın mesleki faaliyetlerinin kamu vasıtasıyla sağlanması sonucunda serbest piyasa koşullarına aykırı olarak haksız rekabet teşkil etmekte" dedi.
CEP TELEFONLARI İSTENEN FOTOĞRAFI ÇEKEBİLİR Mİ?
Teknolojik gelişmelerin insanlığa yakın zamanda kazandırdığı en popüler araçların başında cep telefonları geliyor. Cep telefonları, hızlı bir gelişme göstererek, akıllı telefonlara dönüştü ve gelişimlerine de son sürat devam ediyor. İlk ortaya çıktıkları dönemde çok basit birkaç özellik barındıran cep telefonları, günümüzde hayatımızı kolaylaştıran pek çok fonksiyon içeriyor. Akıllı telefonların yaygınlaşması ile sosyal hayatta belirli bir canlanma başladı ve bu süreç, yeni sosyal medya araçları ile daha da yoğun bir şekilde artarak devam ediyor. Sosyal paylaşım programları, en gencinden en yaşlısına kadar toplumun her kesimini etkiliyor. Ancak o telefonlar tarafından çekilen fotoğrafların hiçbir zaman profesyonel olmadığı belirtiliyor.

KORSAN FOTOĞRAFÇI İSYANI
Bazı gelinlikçilerin paket program adı altında kuaför, gelin arabası süsü ve fotoğraf hizmeti vermesine, hatta bunları cep telefonları ile yapmasına tepki gösteren Yerli, ““Hem kuaför arkadaşlarımızın, hem çiçekçi arkadaşımızın hem de fotoğrafçı arkadaşlarımızın emeği çalınıyor” diye konuştu.
Yasal olarak faaliyet gösteren birçok fotoğrafçı, vergi vermeden, kayıt dışı çalışan kişilere tepki gösterilmesi de istendi.