KONYA HABER
Konya
Az bulutlu
17°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
48,2538 %0.18
55,9646 %-0.49
11.295,79 %-3.01
BBN Haber Yaşam Tüp bebekte ilk başarısızlık son mu: Uzmanı umut verdi

Tüp bebekte ilk başarısızlık son mu: Uzmanı umut verdi

Tüp bebek tedavisinde ilk denemenin başarısız olması çiftlerin çocuk sahibi olamayacağı anlamına gelmiyor.

Tüp bebekte ilk başarısızlık son mu: Uzmanı umut verdi
KAYNAK: İHA
Okunma Süresi: 4 dk

Tüp bebek tedavisinde başarının tek bir uygulama üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Faruk Buyru, tedavinin başarısında kadının yaşı başta olmak üzere yumurtalık rezervi, elde edilen yumurta sayısı, embriyonun kalitesi ve genetik yapısı ile rahim içinin durumunun etkili olduğunu söyledi.

ARAŞTIRMALAR NE DİYOR?

Yedi merkezde 18 bin 306 kadının verilerinin değerlendirildiği araştırmaya göre, üç tedavi sonunda kümülatif canlı doğum oranı yüzde 68,2'ye ulaştı. Bu oran 35 yaşın altındaki kadınlarda yüzde 84,5 olurken, 41-42 yaş grubunda yüzde 30,1 olarak belirlendi.

Prof. Dr. Buyru, söz konusu oranların tüm yaş gruplarını kapsayan genel veriler olduğunu aktararak, "Yüzde 68,2 bütün yaş gruplarını kapsayan genel bir orandır. Kadının yaşı, yumurtalık cevabı, elde edilen yumurta sayısı, embriyonun kalitesi ve genetik yapısı ile rahim içinin durumu başarıyı doğrudan etkiler. Özellikle 40 yaşından sonra sağlıklı yumurta ve embriyo elde etme ihtimali azalır. Bu nedenle araştırmadaki oranlar her hastaya doğrudan uyarlanamaz" ifadelerini kullandı.

“Bir ay kötü embriyo, sonraki ay iyi embriyo gelişebilir”

Tüp bebek tedavisinde yumurtalık cevabı ve embriyo kalitesinin her tedavide aynı olmayabileceğine dikkat çeken Buyru, bir denemede kaliteli embriyo elde edilememesinin sonraki denemelerin de başarısız olacağı anlamına gelmediğini söyledi. Buyru, "Bir ay transfer edilemeyecek kadar düşük kaliteli embriyolar elde edilirken sonraki tedavide çok daha kaliteli, hatta dondurulabilecek embriyolara ulaşılabilir. Sağlıklı embriyolar elde edilebiliyorsa ve gebeliğe engel başka ciddi bir durum yoksa hemen vazgeçmemek en doğrusudur" diye konuştu.
Kendi mesleki deneyiminde sekiz-on tedavinin ardından çocuk sahibi olan çiftlerle de karşılaştığını söyleyen Buyru, bunun her çift için aynı sayıda tedavinin uygulanması gerektiği anlamına gelmediğini ifade etti.

Başarısız tedavi psikolojik ve ekonomik yük oluşturabiliyor

İlk tüp bebek denemesinin başarısız olmasının çiftler üzerinde psikolojik ve ekonomik açıdan önemli bir yük oluşturabildiğini belirten Prof. Dr. Buyru, tedaviye başlamadan önce başarısızlık ihtimalinin de çiftlerle konuşulması gerektiğini söyledi. Buyru, "Yüzde 50-60 gebelik şansı tüp bebek açısından çok iyi bir rakamdır. Ancak bu, çiftlerin önemli bir bölümünün ilk denemede başarısızlıkla karşılaşabileceği anlamına da gelir. Bazı çiftler ekonomik nedenlerle, bazıları ise yaşadıkları psikolojik travma nedeniyle tedaviyi sürdürmek istemeyebilir. Bu süreçte psikolojik destek oldukça önemlidir" dedi.

45 yaşından sonra başarı şansı oldukça sınırlı

Kadın yaşının tüp bebek tedavisindeki en önemli başarı faktörlerinden biri olduğunu vurgulayan Buyru, 45 yaşından sonra uygulanan tedavilerin gebelik şansına katkısının oldukça sınırlı kaldığını söyledi.

Özellikle medyaya yansıyan 50 yaş üzerindeki gebeliklerin toplumda yanlış beklentilere yol açabildiğini belirten Buyru, "Bu gebeliklerin bir kısmında kadının genç yaşta dondurduğu yumurtalar kullanılıyor. Bir kısmı ise Türkiye'de yasal olmayan yumurta bağışı yoluyla gerçekleşiyor ancak bu ayrıntı çoğu zaman açıklanmıyor. Bu örneklerden hareketle herkesin ileri yaşta aynı şansa sahip olacağını düşünmek doğru değildir" şeklinde konuştu.

Tüp bebek tedavisinde kişiye özel planlama

Bilimsel araştırmaların tüp bebek tedavisinde önemli bir yol gösterici olduğunu ancak sonuçların tek bir oran üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Buyru, tedavide kişiye özel planlamanın önemini vurguladı.

Araştırmanın yöntemi, vaka sayısı ve çalışmaya dahil edilen hastaların özelliklerinin yanı sıra merkezin teknolojisi, embriyoloji laboratuvarının başarısı ve ekibin deneyiminin de sonuçları etkileyebildiğini belirten Buyru, "Çalışmanın yöntemi, vaka sayısı ve hangi hastaların araştırmaya dahil edildiği ayrıntılı olarak incelenmelidir. Merkezin teknolojisi, embriyoloji laboratuvarının başarısı ve ekibin deneyimi de sonucu etkiler. En doğru yaklaşım; kadının yaşı, yumurtalık rezervi, embriyo özellikleri, rahim içinin durumu ve çiftin şartları dikkate alınarak kişiye özel bir tedavi planı oluşturmaktır" ifadelerine yer verdi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız