KONYA HABER
Konya
Açık
31°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
47,7590 %0.06
55,1696 %0.05
11.099,76 %1.26
BBN Haber Yaşam Yolları Konya'dan da geçmişti: Hükümet izin vermedi geri döndüler

Yolları Konya'dan da geçmişti: Hükümet izin vermedi geri döndüler

Bosna Hersek'ten Filistin'e destek amacıyla hareket eden 20 ülkeden aktivistlerin katıldığı Uluslararası Filistin Konvoyu, Irak merkezi hükümetinin giriş izni vermemesi üzerine Türkiye'ye geri döndü.

Yolları Konya'dan da geçmişti: Hükümet izin vermedi geri döndüler
KAYNAK: İHA
Okunma Süresi: 3 dk

Bosna-Hersek'in Srebrenitsa kentinden Filistin'e destek amacıyla 25 Temmuz'da yola çıkan ve 20 ülkeden aktivistin katıldığı Uluslararası Filistin Konvoyu, 11 Ağustos'ta Habur Sınır Kapısı'ndan geçerek Irak'ın İbrahim Halil Sınır Kapısı'nda durduruldu. Irak merkezi hükümeti tarafından ülkeye girişine izin verilmeyen konvoy, tampon bölgede 7 gün boyunca bekletildikten sonra eylemlerine son vererek bugün itibarıyla Türkiye'ye geri döndü. 

Konvoy, yaşanan son gelişmeler sonrası eylemlerine son verme kararı aldı

Habur gümrük kapısında ülkeye giriş yapan konvoyu Şehri Nuh platformu üyeleri karşıladı. Dr. Hüseyin Durmaz, konvoy adına yaptığı açıklamada, tampon bölgesindeki eylemlerini bu aşamada sonlandırdıklarını belirtti. Durmaz, bu kararın kesinlikle bir geri çekilme veya mücadeleden vazgeçme anlamı taşımadığını vurguladı. Filistin Konvoyu Sözcüsü Dr. Hüseyin Durmaz, "Allah'a hamdolsun. Filistin Konvoyu; Gazze'nin unutturulmaya, Filistin meselesinin uluslararası kamuoyunun dikkatinden kaçırılmaya çalışıldığı bir dönemde bu sessizliği kırmak ve Filistin'in gür sesini yeniden dünyaya duyurmak amacıyla yola çıkmıştır. Bu yolculuğun temelinde üç ana gaye vardı. Gazze'de yaşanan insanlık dramını yeniden merkeze taşımak, Batı Şeria'daki hak ihlallerini görünür kılmak ve Filistin halkının yalnız olmadığını göstererek vicdan sahibi tüm insanları harekete geçirmek. Bugün geldiğimiz noktada, bu hedeflerin önemli ölçüde karşılık bulduğunu görüyoruz. Avrupa'dan başlayan yolculuğumuz; farklı ülkelerden katılımlarla Bosna Hersek'e, Srebrenitsa'ya ve ardından Türkiye'ye uzandı. Edirne'den başlayarak İstanbul, Sakarya, Ankara, Konya, Adana, Gaziantep, Şanlıurfa, Diyarbakır ve Mardin başta olmak üzere pek çok şehrimizden geçerek binlerce kilometrelik bir hat kat ettik. Uğradığımız her durakta halkımızla buluştuk, Gazze'nin sesini yükselttik ve bu davanın yalnızca bir coğrafyanın değil, bütün insanlığın ortak meselesi olduğunu vurguladı. Srebrenitsa'dan Habur Sınır Kapısı'na kadar uzanan bu süreç, sadece kat ettiğimiz kilometrelerden ibaret değildi; vicdanların, iradelerin ve halkların ortak bir duruşta birleşmesiydi. Ancak Irak sınırına ulaştığımızda karşımıza yeni bir tablo çıktı" diye konuştu.


Kendilerine herhangi somut ve hukuki bir gerekçe sunulmadığını ifade eden Durmaz, "Habur üzerinden Irak'a geçip yola devam etme irademizi ortaya koymamıza rağmen, İbrahim Halil Sınır Kapısı'nda geçişimize izin verilmedi. Üstelik tarafımıza somut ve hukuki bir gerekçe de sunulmadı. Süreç boyunca daima barışçıl ve hukuki ilkelerle hareket ettik; hiçbir ülkenin egemenliğini veya güvenliğini tehdit edecek bir tutum içinde olmadık. Talebimiz gayet açıktı. İnsani bir sorumlulukla yola devam etmek ve sivil bir dayanışma sergilemek. Şüphesiz her devletin kendi egemenlik ve güvenlik öncelikleri vardır. 

Ancak böylesine büyük bir insani kriz karşısında alınan kararların şeffafça açıklanması gerektiğine inanıyoruz. Sahadaki gelişmeler ve diplomatik tablo, bölge ülkeleri üzerinde ciddi siyasi baskıların bulunduğunu göstermektedir. Kesinleşmemiş iddialarla kimseyi itham etmek istemeyiz; fakat şunu net bir şekilde ifade ediyoruz. Filistin meselesinde bölge ülkelerinin hiçbir dış baskıya boyun eğmeden kendi iradelerini koyacakları bir döneme ihtiyaç vardır. Bizim hedefimiz devletler değil; Gazze'de katledilen çocukların, kadınların ve tüm masumların sesini dünyaya ulaştırmaktır" dedi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız