KONYA HABER
Konya
Açık
26°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
41,1297 %0,34
48,0847 %0,42
4.561,39 % 1,16
Ara

ÇALINAN DERİN BAĞLAR

YAYINLAMA:

Dikkatimizi ve tembelliğimizi çaldırmakla kalmadık derin bağlar kurabilecek yetimizi de kaybettik.

Dinliyormuş gibi yapıyoruz.

Görmüş gibi yapıyoruz…

Sürekli bir etkileşim halindeyim ama gerçekten de birisiyle derin bir bağ kuracak kadar ne kendimizi ne de ötekini dinliyor ve görüyoruz.

Akışın hızlı olduğu söylemine kaptırmışız kendimizi.

Akış hızlı değil biz akışın hızlı olduğuna kendimizi ikna etmişiz.

Boşluğu doldurmak için konuşmak, bozluğu doldurmak için bakıvermek, boşluğu doldurmak için birisiyle birlikte olmak, boşluğu doldurmak için…

BİRLİKTE OLABİLECEĞİMİZ EN İYİ KİŞİ OLMAYANDIR, artık.

Aslına bakarsanız hiçbir şey çaldırdığımız falan yok, kendi elimizle teslim ediyoruz insani cephelerimizi.

Hemen her yerde derin bir sessizlik ve körlük hâkim ama hayır hepimiz konuşuyor ve görüyormuşuz gibi…

Bir distopyada yaşayıp ütopyada yaşıyormuş havasında hayata devam etmek…

Nasıl da çöküyor yavaş yavaş yaşam kendi içine…

Ben hiçbir zaman istememiştim bir bataklık yüzücüsü olmayı…

Bırakın derin bağı, bir bağ bile kuramamak ve durup durup kendi belleğine sarılmak…

Öyle değil mi: Artık hemen hiçbir şeyin kalıcılığı yok.

Durup bağlanacak durumumuz da yok.

Geçicilik almış bazını gidiyor. Akışkanlık dur durak bilmiyor.

Bugün insanlar birbirine insanların hayvanlara bağlandığından daha çok bağlı değil. Bir eşyaya bağlılık bir insana bağlılıktan daha anlamlı ve derin geliyor insanlara.

Her geçen gün insan insandan uzaklaştırılıyor ama bütün bu uzaklaşmalar rağmen parklar, dev gibi alış veriş merkezleri, dev gibi gemiler yapılıyor insanlar bir arada bulunsun diye.

Bir yandan insanlar birbirine duygusal ve mental olarak zayıflatılıyor bir yandan da bir arada durma zorunluluğu üretiliyor. Sanki söylenen şu: Yüzeysel yaşa! Neden?

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *