KONYA HABER
Konya
Açık
33°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
41,1297 %0,34
48,0847 %0,42
4.561,39 % 1,16
Ara

Bugün 29 Mayıs 2023

YAYINLAMA:

Neden bir tarih vererek başladığımı hemen anlamışsınızdır. Dünyanın en önemli şehirlerinden olan, dünyanın incisi,gözümüzün bebeği, bir davanın, bir ruhun ve bir aşkın vücut bulmuş hali, İstanbul’un Fethinin 570.yıldönümü 53 gün (6 Nisan-29 Mayıs) boyunca devam eden, kimi zaman şiddetli, kimi zaman yavaş, kimi zaman sonuç alıcı, kimi zaman, nafile gayretlerin sonucunda nasip olan, o güzel an, surların tepesinde, elinde Osmanlı sancağı ile cennetmekan Ulubatlı Hasan… Ve bütün bu gayreti, amacı, sonucu ordusu, halkı, ona yol gösteren, alimler, paşalar, Vezir ve Sadr-ı Azam ile birlikte, vakur ve selim bir duruşla yaşayan Merhum Fatih Sultan Mehmet Han… Allah Hepsine Rahmet eylesin. Eğer, bugün İstabul’a gidip gönlümüzce her istediğimizi yapabiliyorsak, bunu o günlerde canını, malını, sahip olduğu herşeyi ortaya koyan, adını anamadığımız bütün o insanlara borçluyuz. Allah mekanlarını cennet eylesin. Tabi, bu toprakları bizim için en önemli kılan sebep, bir davanın, bir duruşun, ayrılmaz bir parçası olmasıdır. Kainatın Efendisi Hz.Muhammed’in ağzından dökülen, “Konstantiniyye (İstanbul) elbet birgün fethedilecektir.Onu fetheden asker ne güzel asker, onu fetheden komutan ne güzel komutandır.” Hadis-i Şerifi’ne nail olabilmek için, tüm müslüman devlet başkanları elinden gelen bütün gayreti göstermiştir. İstanbul tarihinde defaatlerce kuşatılmış ancak alınamamıştır. Çünkü İstanbul bizim için nasıl bir sembol ise o dönemde de, Doğu Roma ve Bizans’ın ellerindeki son kalesi,ve daha da önemlisi dinleri açısından vazgeçilmez bir şehirdir, tarih ilgi duyanların da kabul edeceği üzere Fetih’ten sonra Hristiyanlık dini bir dönüş ve değişim yaşamaya başlamız ve 19.yybaşlarına kadar devam etmiştir. Ama en güzel değişim, en güzel sonucu Allah bizlerin ecdadına nasip etti. Peki ya fetih bitti şehir alındıktan sonra?... Merhum Fatih, fetihten sonra İstanbul’a girer ve (bir rivayete göre öğle, bir rivayete göre ikindi) vakti, namazını kılmak üzere cemaate katılır, farz namaz kılınacakken, bugüne kadar ikindi namazının sünnetini kim terketmedi ise geçsin, imam olsun der, bu buyruk cemaatin içinde 3 defa tekrar edilir, çıkan olmadığını görünce, iki elini dizlerine vurup, Elhamdülillah, bugüne kadar terketmedik, diyerek geçer ve cemaate imam olur namazı kıldırır. (ikindi namazının 4 rekat sünneti, Sünnet-i gayri müekkede kabul edilir) Çünkü Hz.Peygamber’imiz bazen terketmiştir. Bu ve buna benzer mutlaka sizlerin de hafızalarında yer etmiş onlarca güzel hatıraların olduğuna eminim. Yine bunlardan bir tanesi ise Ayasofya ile ilgilidir. Ayasofya Cami ye dönüştürüldükten sonra,ilk namaz kılınacakken (ilk Cuma olduğu söylenir) Merhum Fatih farz namazda tekbir alır,sonra selam verip,tekrar alır,sonra bir daha ve namaza devam eder, Cuma selamlığından sonra Merhum Akşemseddin sorar; Devletlim, namazda tekbiri 3 ile eylediniz, bunun sebebi hikmeti nice ola? Merhum cevap verir; Her namaza duruşumda Kabe’nin silüeti karşıma gelir idi. İlk ikisinde yok idi, anca ahirde gördüm kendini diyerek anlattığı hadise, rivayete göre Ayasofya’nın mihrabının tam kıbleye dönük olmamasından dolayı, o sırada Hızır (A.S.) ın parmağını Ayasofya’ya sokarak onu kıbleye doğru çevirmesidir, hatta daha devamında, kalp gözü açık olanlar başlarını çevirip bakınca Hızır (A.S.) bir anda bırakıp gitmiştir. Tabi bizlerin kıyamete kadar gözümüz,şah damarımız kadar kıymet verdiğimiz İstanbul’un fethi, Batı dünyasında ise daha başka etkiler meydana getirmiştir. En başta Orta çağın bitişi ve Yakın çağın başlaması olarak kabul edilir. Ayrıca Avrupa’daki 15. 16. Ve 17. yy da meydana gelen hem dini hem de siyasi açıdan köklü değişimlerin babası olarak Merhum Fatih’in Fethi sebep olarak anılır. Bu manada Sultan 2.Mehmed için; "Ebu-l Feth” yani Fethin Babası ve "Çağ Açan Hükümdar" ve Kayser-i Rûm ünvanlarına mazhar olmuştur. Merhum Fatih’in batıdaki adı ise; “Grand Turko” Büyük Türk olarak anılır. Sözümü Merhum Arif Nihat Asya’nın Gençlere olan seslenişi bitirmek istiyorum. Yürü, hâlâ ne diye oyunda oynaştasın ? Fatih'in İstanbul'u fethettiği yaştasın! Sen ne geçebilirsin yardan, anadan, serden.... Senin de destanını okuyalım ezberden... Haberin yok gibidir taşıdığın değerden... Elde sensin, dilde sen, gönüldesin baştasın... Fatih'in İstanbul'u fethettiği yaştasın...

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *