Hüseyin Altay

Hüseyin Altay

Acı üzerinden siyaset olmaz

Acı üzerinden siyaset olmaz

Çok büyük bir yıkım yaşadık. Tam 10 il… Bu coğrafyada yaşanmış en büyük ve yıkıcı depremlerden birisi yaşandı. 110 bin kilometrekarelik bir alanda etkili olan bir depremden bahsediyoruz. Dile kolay... Avrupa’da birçok ülkenin yüzölçümünden bile büyük bir alan.

Yıkımları hep birlikte gördük. Adeta şehirler yok olmuş. Koca koca apartmanlar karton gibi yerle yeksan olmuş.

Deprem ile birlikte herkes yardıma koştu. Kimi tırnaklarıyla enkaz kazıdı, kimi kumbarasında biriktirdiği harçlığını yolladı. Umre parasını gönderen de vardı, evindeki iki makarnadan birisini gönderen de. Yüce gönüllü büyük milletimiz deprem bölgesinin yaralarını sarmak için adeta seferber oldu. Çocukların oyuncaklarına iliştirdiği mektupları okudunuz mu? Ağlamaktan gözyaşlarımız kurudu. Biz ekranda izlediklerimize dayanamıyoruz. Ya onlar? Bir haftadır neler yaşandı kim bilir? Allah oradaki tüm depremzedelerin, arama kurtarma personeli ve gönüllülerin yar ve yardımcısı olsun.

Anadolu coğrafyasının son 2000 yıllık tarihinde 1668 Büyük Anadolu Depremi ve 1939 Erzincan depreminden sonra meydana gelen en büyük üçüncü deprem olarak kayıtlara geçen bu depremde çok kayıp veriyoruz, muhtemelen enkaz kaldırma işlemleri sona erdiğinde ve kimlik tespitleri tamamlandığında kaybımız çok daha büyük boyutlara ulaşacak. Depremde kaybettiklerimize Allah’tan rahmet, yaralılara da acil şifalar diliyorum. Geçmiş olsun Türkiye’m…

****

Deprem ile birlikte çok üzücü tablolara da şahitlik ettik. Mesela deprem üzerinden kirli bir siyaset yürütülmesi yüreğimizi kanattı. O, bu, şu diye ayırt etmeden oraya siyaset götüren ve siyaset katan herkese yazıklar olsun…

Enkaz altında kimlik yok, dil yok, din yok, cinsiyet yok, siyaset hiç yok… Sadece korku, endişe, soğuk, açlık, susuzluk ve karanlık var…

Yapmayın! Acılar üzerinden siyaset yapmayın…

Elbette konuşulacak, yargılanacak gün de gelecek. Eksiğimizi, yapamadığımızı, ihmalkârlıkları konuşacağız. Masaya yatıracağız. Ama şimdi değil. Gün birlik olma günü, gün yaraları sarma günüdür. Önce yaralarımızı saralım, acımızı yaşayalım. Sonra konuşuruz.

****

Son söz de yağmacılara;

Bre ahlaksızlar… Bre vicdansızlar… Bre gözü doymaz münafıklar… Sizin yatacak yeriniz yok. Size bu saatten sonra merhamet de yok. Gerek askerimiz ve polisimiz, gerekse de asil milletimizin her bir ferdi artık gereğini yapmaktadır. Bu saatten sonra size değil size acıyana, merhamet edene yazıklar olsun!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Hüseyin Altay Arşivi