KONYA HABER
Konya
Açık
26°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
41,1297 %0,34
48,0847 %0,42
4.561,39 % 1,16
Ara

AŞI VE TARİHİ

YAYINLAMA:

Aşılama kimine göre modern tıbbın mucizesi olarak belirtilir. İnsan nüfusunun artması ve farklı coğrafyalarla etkileşimi hastalıkların artmasına sebep olmuştur. Tarih boyunca insanlık salgın hastalıklarla mücadele etmiştir. İlk aşı ya da hastalığa karşı antikor geliştirme yöntemini 15.yüzyılda Çinliler keşfetmiştir. “Variolasyon” tekniği adı verilen aşılama da Variola, çiçek hastalığına neden olan virüsün adıdır. İlkel bir aşılama tekniği olan “Variolasyon”un bir kaç farklı yöntemi vardı: Bu tekniğin iki yöntemi vardı. İlk olarak hastaların yaralarından alınan kabuklar ezilerek toz haline getirilip hasta olmayan insanlara burnundan verilirdi. Diğer yöntem ise hastalardan döküntü alınır sağlam kişilerin derileri çizilerek sürülürdü. Bu şekilde bir bağışıklık kazanacağı düşünülüyordu. Bu teknik kısa sürede yaygınlaştı ve Osmanlı devletinde bile uygulanmaya başlandı. 1721’de İngiliz büyükelçinin karısı bu durumu Papa’ya mektup yazarak belirtmiştir.

Modern anlamda ilk olarak 1796'da Edward Jenner ineklerde görülen ama öldürücü olmayan çiçek hastalığını kullanarak aşılama yaptı. Aşılamaya büyük bir katkı da bulunmuş ve kendisinden yaklaşık 100 yıl sonra Pasteur’un kuduz aşısını keşfetmesine yardımcı olmuştur. Pasteur enfeksiyon hastalıklarının kaynağının mikroplar olduğunu keşfeder. Bu keşif tıp dünyasında büyük bir devrim niteliğindeydi. 1892 yılında Laffnike adlı araştırmacı kolera aşısını, 1896 yılında Wright tifo aşısını geliştirir. Tüberküloz (verem) aşısı Calmette ve Guerin tarafından 1921 yılında, tetanos aşısı ise 1927 yılında Ramon ve Zoeller tarafından üretilir. Difteri, boğmaca, kızamık, kabakulak, menenjit gibi hastalıklarında aşısı üretilmiştir.

Yakın zamanda dünya da yeni bir salgın dönemi yaşadık. Covid-19 adı verilen hastalığa karşı kısa sürede geliştirilen aşılar da salgının tamamen bitmesine ve kontrol altına alınmasını sağlamamıştır. Hastalık hala aramızda fakat etki gücünü yitirmiştir fakat ara ara pik yapabilmektedir. Bu da birçok hastalık da olan normal bir durumdur. Hastalıklar olduğu sürece aşılamanın devam edeceği aşikardır. Peki önceki insanlar aşı olmadan nasıl yaşıyordu? Aşı bir ihtiyaç mı gerçekten sorgulamak gerekir.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *