KONYA HABER
Konya
Açık
22°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
41,1297 %0,34
48,0847 %0,42
4.561,39 % 1,16
Ara

Ekmekcell: Bir Dilim İyilik, Bir Tuş Uzaklıkta

YAYINLAMA:

Ekmeğin kokusu sadece fırından değil, insanlığın vicdanından da gelir. Türkiye’nin pek çok yerinde uygulamaya alınan Ekmekcell sistemi, bu vicdanın dijital çağdaki sessiz temsilcilerinden biri olarak öne çıkıyor. Dar gelirli ailelerin günlük ekmek ihtiyacını onurlu ve pratik bir şekilde karşılayan bu sistem, yardım etmenin en sade ama en etkili halini sunuyor.

Ekmekcell sistemi aslında son derece basit ama bir o kadar da güçlü bir yapıya dayanıyor. Yardım etmek isteyen kişi veya kurumlar, sisteme tanımlı telefon numaralarına dijital olarak “ekmek bakiyesi” yüklüyor. Bu numaralar bir belediye havuzundan alınabileceği gibi, doğrudan tanıdık bir ihtiyaç sahibine ait de olabiliyor. Yardım alan kişi fırına gittiğinde sadece cep telefonu numarasını söylüyor; sistem, tanımlı bakiyeden günlük sınır kadar ekmek veriyor. Ne fişe gerek var, ne karta, ne de kimlik göstermeye. Yardımın karşısında mahcubiyet değil, güven var.

Bu sistemin ne kadar etkili çalıştığını görmek için küçük ama anlamlı bir örneğe bakalım. Kırşehir’in Kaman ilçesinde, bir hayırsever emekli öğretmen, her ay maaşından bir kısmını ayırarak kendi mahallesindeki beş ailenin telefon numarasına düzenli ekmek yüklemesi yapıyor. Aileler her gün sabah fırına uğrayıp ekmeklerini alıyorlar; kimseye görünmeden, kimseye açıklama yapmadan. Fırıncı sistemin sadeliğinden memnun, aileler ise bu zarif yardımı her şeyden çok takdir ediyor. Öğretmen ise her ay içi rahat bir şekilde “birkaç çocuğun karnı doyduysa yeter” diyerek bu sessiz iyilik zincirini sürdürüyor.

Ekmekcell benzeri uygulamalar, sosyal yardımı sadece kolaylaştırmakla kalmıyor; aynı zamanda insan onurunu, mahremiyetini ve karşılıksız iyiliğin ruhunu koruyor. Her bireyin sadece bir ekmek mesafesinde unutulmadığını hissetmesi, bir toplumun en temel güvencesidir.

Bugün bu sistemin arkasında gönüllü fırıncılar, duyarlı vatandaşlar, bazı belediyeler ve az sayıda sivil toplum girişimi var. Temennimiz odur ki bu güzel uygulama, Türkiye’nin dört bir yanına yayılır. Daha fazla belediye, daha fazla fırın, daha fazla yardımsever bu sisteme dahil olur. Çünkü bir ülkenin geleceği, yalnızca büyük projelerde değil; sabah fırına giden bir çocuğun eline sıcak ekmeği onurla tutuşturabilmesinde gizlidir.

Ve belki bir gün, kimse “bugün ekmek alabilecek miyim?” diye düşünmek zorunda kalmaz.

Kalın Sağlıcakla

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *