KONYA HABER
Konya
Açık
22°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
41,1297 %0,34
48,0847 %0,42
4.561,39 % 1,16
Ara

Görmeyen Gözlerde Gözyaşı, Duymayan Kulaklarda Sessizlik Var

YAYINLAMA:

Bir takvim yaprağını daha çeviriyoruz: Mayıs’ın ortası...
10–16 Mayıs arası “Engelliler Haftası” olarak geçiyor. Sessiz bir başlık, derin bir anlam. Hepimiz için sıradan bir hafta, ama bazıları için anlatılması zor, yaşanması ağır, anlaşılması gecikmiş bir gerçekliğin kısa özeti gibi. Peki, kim onlar?

Eli bastonda gezinen yaşlı değil; konuşamayan çocuk da değil sadece. Bazen sizsiniz, bazen ben... Doğuştan gelen değilse de hayatın ortasında ansızın gelen bir değişimle, hayallerine sürgün yollanan insanlar. Ve evet, biz çoğu zaman sadece bakıyoruz; görmüyoruz.

Engel, aslında bir hal değil, bir bakış açısıdır. Kaldırıma çıkamayan tekerlekli sandalye mi engelli, yoksa kaldırım yaparken onu hesaba katmayan akıl mı? İşaret dili bilmeyen bir toplum mu engelli, yoksa bağırarak anlaşmaya çalışan işitme engelli mi? Her şeyin "normal" olduğu bir düzenin dışında bırakılmış milyonlarca insandan söz ediyoruz.

Bu insanlar sokakta, okulda, hastanede, otobüste, mahkemede, adliyede, parkta... Yani hayatın tam da merkezinde. Ama hep kenarda tutulmuş. Hep idare edilmiş. Hep “yardıma muhtaç” sanılmış. Oysa gerçek şu: Kimse acınmak istemez, ama herkes anlaşılmak ister.

Bir çocuk düşünün: Tekerlekli sandalyesiyle lunaparka götürülmüş ama hiçbir düzeneğe binememiş.
Bir kadın düşünün: İşitme engelli, ama kadın sığınma hattını arayamıyor.
Bir genç düşünün: Görme engelli, ama üniversiteye giriş sınavında kitapçığı yok.
Bir adam düşünün: Zihinsel engelli çocuğu var ama doğru düzgün eğitim alacağı bir okul yok.

Şimdi gözlerinizi kapatın. Onlardan biri sizmişsiniz gibi düşünün.
Sonra gözlerinizi açın. Onların da sizinle aynı dünyada, aynı haklarla yaşadığını hatırlayın. Çünkü biz, birbirimize karşı sorumluyuz.

Engelliler Haftası sadece bir farkındalık haftası değil; vicdanların aynaya baktığı bir zamandır. "Onlar için ne yaptık?" sorusu değil; "Onlarla birlikte ne başardık?" sorusunu sormamız gereken gündür. Çünkü engel, bir kader değil; ihmalkârlığın sonucudur çoğu zaman.

Bu hafta kutlanmaz. Bu hafta düşünülür, hissedilir.
Ve unutulmaz.
Çünkü insan unuttuğu yerde, insanlığını da kaybeder.
Kalın Sağlıcakla

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *