KONYA HABER
Konya
Açık
22°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
41,1297 %0,34
48,0847 %0,42
4.561,39 % 1,16
Ara

İklim olayları ve etkileri

YAYINLAMA:

İklim olayları ve etkileri

Dünyanın olması gerekenden 1 derece civarında ısındığı tahmin ediliyor.

Ne kadar hassas bir düzende ki görece bir miktar ısınma bile dünya düzenini değiştirmeye yetti ve arttı diyebiliriz. Ekolojik düzenin bozulması ile birlikte kelebek etkisi ile dünyanın her yerine yayılmasında yetiyor ve artıyor bile.

Küresel ısınma zihniyetinin altında yatan neden Rusya’nın petrol ve doğalgaz rezervini daha az satarak daha az para kazanmasını sağlayarak gücünü zayıflatmak gibi mantıksız bir düşünce olabilmektedir. Rusya’nın bu yolla zayıflatılması düşüncesi maalesef başlıca doğal ekolojinin bozulmasını, iklimlerin kaymasını sonucunu oluşturdu. Ne kadarda hastalıklı bir düşünce olduğunu yağış rejimleriniz değiştiğinde anladık değil mi? Ayrıca dünyayı insanlar için yaşanmaz bir yer kılarak doğal seçilim sürecini hızlandırmak, ve küreselciler için yeni finansman kaynağı oluşturulmaktır.

Çünkü bir yere artık daha fazla yağış yağarken bazı yerlerden yağışlar azalmış ve bitmiş durumda. Bazı göller ve nehirler kurudu.

Bazı yerlerde tropikal yağışlar görülüyor.

Bunun nedeni başlıca birtakım aerosollerin atmosfere salınması, araç egzozlarından çıkan gazlar, fabrikalarda aşırı üretim nedeni ile meydana gelen kirlilik, küresel ısınma ile birlikte şehir merkezinde ısınmalarla yağış, iklim rejiminde değişimler, hatta küresel olarak nükleer enerjiden elde edilen uranyum vb. Atıkların belirli bir derecenin üzerinde (örn. 200 derece) ısınmaya devam etmesidir. Yani artık dünya çöpler ülkesi haline geldi. Dünyada toplam 7 milyar ton civarında plastik atık olduğu tahmin ediliyor.

Kirliliğin büyük çoğunluğu insanlardan kaynaklanmaktadır. İnsan faaliyetleri küreselleşme, savaşlar ile birlikte şehirlere büyük göçlerin yaşanması, artan fabrika araçlar daha fazla enerji gereksinimleri nedeni ile insan faaliyetlerinde artış. Ne yazık ki en çok kirlenmeyi sağlayan ve iklim anlaşmalarından çekilen ülkeler en gelişmiş ülkeler.

Buna mukabil temiz su kaynaklarının kirletilmesi ise ikincil ve üçüncül etkenlerle kirlenmenin ve bozulmanın çoğalmasıdır. Bir diğer dolaylı etmen ise yerleşim yerleri, otoyollar, gibi kritik yerlerde meydana gelen heyelan, aşırı yağış, kirlilik ve toprak kaymalarının atması. Bu tarz atmosferik değişikliklerle hem can hem mal kaybı hızlanıyor. Yaşama alanlarımız gün geçtikçe daralıyor.

Küresel ısınmanın önüne geçmeyen ve hatta faydalanan devletler yine dünyayı en fazla kirleten fabrika ve araç emisyonlarına çok dikkat etmeyen yüksek motor gücünde araç kullanan ABD ve Batılı devletlerdir. Bugün dünyada ABD en fazla emisyonu yayan ülkedir. Misal hala ABD’de kömürden üretilen elektriğin toplam elektrik üretimine oranı %15. Umarım bu fabrikaların bacalarına yeterli filtreler takılarak üretim yapılıyordur. Diğer fabrikaların yaydığı emisyonlarda fazladır. Her gün dünya üzerinde yapılan binlerce uçak seferini ve bunların yaydığı emisyon miktarını düşünün. Fakat hala iklim anlaşmaları gibi düzenleyici sınırlayıcı anlaşmalara yanaşmıyorlar. Çünkü ekonomik düzenleri sekteye uğrayacak ve açmaza girecektir. Dünyanın nasıl sömürüldüğü ve kullanıldığı, artık dayanılmaz raddelere geldi, şehir merkezinde yaşayan insanlar doğrudan etkilenir hale geldi. Fakat fabrika üretimi çevresel eylemler denildiği zaman ilk etapta bu ülkelerle bağlı vakıflar devreye girerek karşı çıkmaktadırlar.

Peki çevresel ve ekolojik felaketlere karşı korunabilmek için neler yapabiliriz.

Şehirlerimiz kurulurken çevrecilik ve şehir plancılarından ziyade küreselleşme ile birlikte ekonomik gereksinimler, ve maalesef rant ön plana alınarak insan yaşamı doğrudan ikinci ve üçüncü sıraya atılmış oluyor, böylelikle bir bakıma kendi bahçemizi kirletmiş oluyoruz. Merkeze insan alınmalı ki devlet yaşasın. Şehirlerde kanalizasyon sistemleri, içme suyu sistemleri, gerekli temiz su kaynaklarına yapılan yatırımlar ve bunlara uygun imar planları toplu ulaşım, metro çalışmaları ile yaşamımızı daha kolay hale getirebiliriz. Ancak yeni yerleşimlerde bazı altyapılar bile yetersiz hale gelebiliyor kimi zaman. Küresel güç diğer kapitalist meseleleri ve iklim konularını maalesef buralara kadar getirdi.

Yorumlar
M
Misafir34 2 ay önce
Harika bir yazı tebrikler
BEĞENME
0
CEVAPLA
Y
Yazar 1 ay önce
Teşekkür ederim. Feyz almanız ve yararlanmanız dileğim ile...
BEĞENME
0
CEVAPLA