KONYA HABER
Konya
Açık
33°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
41,1297 %0,34
48,0847 %0,42
4.561,39 % 1,16
Ara

İçimize serpilen su: 1 Temmuz

YAYINLAMA:

Pazartesi günü Kabine sonrası yapılan açıklamaların ardından derin bir nefes aldım. Sanki sırtımdan bir yük indi. Kendimi artık daha özgür hissediyorum. Bir pazar günü iznim var, onu da kaçak göçek parkta geçiriyordum. (İtiraf) Sosyalleşmek, şehirlerarası kaçamak günü birlik seyahatler, deniz burnumda. Her yaptığımı da suçmuş gibi burada ifade etmem bence çok cesurca. Neyse, hepimiz yaptık. Geride kaldı inşallah.

Pandeminin ilk zamanlarında aşıdan bahsedilirken ne kadar da uzak geliyordu. O zamandan pes etmiştim, dünya hep öyle bohem dolu kalacak sanıyordum. Evet kalmadı ama pandeminin derin hatıraları hepimizde var. O değil de bir handikap var, o da, ben asosyalliğin güzel yanlarını yakalamaya başlamıştım. Özler miyim acaba? Şu insanoğlu ne garip, bir şeyden de memnun kalsak değil mi?

Aşılama sürecinde dünyada zirveye yerleştik bile. Faz 3 çalışması başlayan yerli inaktif Covid-19 aşımızın adını da koyduk, “TURKOVAC” oldu.  TURKOVAC, aşı reddinde olanlar, tereddütte kalanlar için ve Faz 3 çalışması olmadan aşı olmam diyenler için de güzel bir umut oldu ve dünyaya açılacak. Muhtemelen ben de hatırlatma aşı tercihimi yerli aşımızdan yana kullanacağım. Böylece hep savunduğum aşılananlar sokağa çıksın savımı da kendi dünyamda yani parklarda neden gerçekleştirmiş olduğumu da öğrenmiş oldunuz. Zira iki doz aşımı da çoktan olmuş bulunmaktayım. Şimdiden yerli aşı olmak için sıraya girenlerin sayısı 1 milyona yaklaştı. Siz de gönüllü olmak istiyorsanız, Sağlık Bakanlığı'nın e-Nabız'a eklediği "Aşı Çalışması için Gönüllü Ol" butonu üzerinden başvurunuzu yapabilirsiniz.

Aşılama sürecine yeniden gelelim, hakikaten hayran kaldım. Alkışı hak etti. covid19asi.saglik.gov.tr adresinden arkadaşlarla an be an takip ettik geçtiğimiz hafta. Her 10 dakika da sayılar belirgin şekilde değişiyordu. Bu takdire şayan durumda halkın katkısı da yadsınamaz. Sırası gelen aşısını oldu, sistemlerde sadece randevu alma biraz bekletti o da yoğunluk kaynaklıydı.

Her geçen gün gelecekteki salgın hastalıklarla ilgili felaket senaryolarına maruz kalsak da bir gerçek var ki; o da dünya bu sınavı verdi. Diğer yandan haziran ayının ilk iki haftası içerisinde 29 ilde vakalarda belirgin artış olduğu açıklandı. Bir de Delta varyantı tehlikesi var. Bu dalgalanmalar da son çıkış olur inşallah. 1 Temmuz kararlarını fırsat bilen canım ülkemin vatandaşı bunu fırsat olarak bilip koruyacak ve her geçen gün adım adım ileri taşıyarak aşacaktır. Tüm bunların nihayetinde, bilim insanlarına göre gelecekte bizi bekleyen yeni salgınlara karşı bayağı tecrübeli olacağız. Umuyorum ki, ortaya atılan senaryolar varsayımdan öteye gidemez. Çok zamanımız gitti. Yaşam tarzımıza yansıyan bazı olumsuz gelişmeler de oldu. Geçtiğimiz günlerde arkadaşımla konuşurken fark ettim de sessizleştik hepimiz. Kendi kaçıngan hayat tarzımızı unutup, birbirimizi sıkıcı bulmaya başladık. Aynı döngüde benzer suretler içinde kimsesizleştik. Şimdi bir cemiyete girsek bir süre susar, kısıtlı hayatımızı, alışkanlık dahilinde biraz daha sürdürürüz diye tahmin ediyorum.

1 Temmuz gelsin hele bir diyen sesler çoğaldı diğer yandan. Planlar yapılıyor. Bu da içimizde hala yaşam coşkumuzun olduğunu gösteriyor. Tezatlığımız çözülecek yeniden, kendimizi bulurken, yeni dönem hayatımıza eski-yeni harmanıyla devam edeceğiz, bir süre sonra da yeniden normalleşeceğiz.

Kendi adıma tedirgin olmadan yüzmeyi, spor yapmayı, dostlarımla kısıtlamasız yollara düşmeyi ve sevdiklerime doya doya sarılmayı çok özledim...

Bu hafta sizin için buraya bir de motto bırakıyorum;

"Geçmişinizi sevgiyle affedin, yargıyı bırakın ve sadece önünüze bakarak yolunuza devam edin, hayat devam ediyor"

 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *