Uğur Özteke

Uğur Özteke

Belediye işçilerinin promosyon parası

Belediye işçilerinin promosyon parası

Ülkenin ve dünyamızın maşallahı var. Geceden gündüze, sabahtan akşama nerede ise 24 saatte en az dört beş bomba gibi gündem maddesi ile yalan dünyanın hengamesinde yuvarlanıp gidiyoruz.

Dünya da biz de iki şeyin peşindeyiz.

Bir; para yani ekonomi.

İki, korona yani sağlık.

............

Açık ve net söyleyeyim.

Ekonomide kimsenin kimseye güveni kalmadığı gibi, şuana kadar dünya genelinde ülkelerin sır odaları dışında kimsenin elle tutup gözü ile göremediği aşı konusunda da güven konusu sıfırlanmış durumda.

Virüsün aşısı için bizim insanlarımız da çalışıyor.

Sayın Cumhurbaşkanı bunu bizzat açıkladı.

Amerika’sından Rusya’sına, Almanya’sından Çin’ine kadar tüm dünya aşı için büyük savaş veriyor.

Bu savaş aslında neyin savaşı?

Bence paranın, o muhteşem servetin savaşı.

Bu konuda çıkan haberlere göre Rusya bir adım önde gibi.

İnanmasak da Putin aşıyı bulduklarını dahası kızına bile bu aşıyı uyguladıklarını söyledi. Rusya daha önce de aşının ilk önce öğretmen ve doktorlar üzerinde deneneceği açıklanmıştı. Yani Rusya dünyanın kendilerine inanması için bu alanda daha duygusal adımlar atmaya devam ediyor.

Açık söyleyeyim öğretmenleri ve doktorları kullanabilirler. Aşıyı da bu meslek gruplarının üzerinde denerler de.

Ama Putin’in kızına uygulanma olayına gelince güldüm. Yazana da gülüyorum bunları konuşanlara da... Putin’in kızına bu aşı uygulanırken yanında mıydınız? Belgesi fotoğrafı var mı?

Bu iş bu kadar mı kolay ve basit mi?

Rusya’daki gelişmeyi asla küçümsemiyorum.

Ama bizim insanımız bile bunu konuşup inanıyor ya.

Geldiğimiz noktanın özeti “Bir delinin bir kuyuya taş atmasına” dönmüş durumda.

*******

BAKAN KOCA VE RESMİ AÇIKLAMALAR İNANDIRICILIĞINI KAYBETTİRİYOR

Bizim millet olarak vurdumduymazlığımız, uyarılara kulak asmamamız, söylenenleri yapmamız sonucu hastalık yine aldı başını gidiyor. Bu sıcaklarda böyle olursa Allah muhafaza o korkulan dönem dedikleri sonbaharda neler olacak ki?

Pandeminin ilk günlerinde herkesin saygı duyup ülkenin 1 numaralı ismi olan Sayın Koca ve açıklamaları artık bizim Konya’da bile tartışılır olduysa, kimse kimsenin dediğine inanmaz duruma geldiyse bu işe, bu bilgi kirliliğine bizleri yönetenler yeniden ciddi olarak el atmalılar diyorum.

Buyurun bu şehrin insanı dün bizimle birebir yaşadıklarını, durumun korkunçluğunu hissederek şöyle yalvarıyordu;

Abi annemin sürüm testi negatif çıktı ama ciğerde buzlanma olduğu için biz buna #covid19 şüphesiyle bakarız dediler. Tanı Covid-19 diye yatışını yaptılar.

Elhamdülillah genel durumu iyi, kronik rahatsızlıkları olduğu için kalbinde çarpıntı, baş ağrısı ve halsizlik var. Doktorlardan tutun da hemşireler, hizmetliler çok güzel ilgileniyorlar, Allah onlardan razı olsun, güç kuvvet versin inşallah.

Dün bir hasta yakınıyla sohbet ettik hastanede Covid19 şüphesiyle kalp yetmezliğinden dolayı akciğerleri sıvı toplamış covid testleri negatif çıkınca onlara da kardiyoloji servisimiz dolu tedavisini sarı alanda yapacağız demişler.

Sıkıntımız abi servislerin dolu olması annem ve onunla beraber yatan 11 hasta var ve intaniye servisi dolu olduğu için tedavileri covid gözlem odasında yapılıyor.

İl Sağlık Müdürümüz Konya Şehir Hastanesinin açıldığı gün Konyalı hemşehrilerimiz bu şekilde vurdum duymaz olursa değil bir şehir hastanesi, iki şehir hastanesi yetmez demişti.

Sağlık Bakanımız hemen devreye girdi. Konya’daki hastanelerin doluluk oranını açıkladı.

Sayın Bakanımızın açıklamış olduğu verilerle hiç alakası yok kıymetli abim.

Covid-19 şüphesiyle gelen insanların haddi hesabı yok. Adam Eğitim Araştırma’ya gitmiş bizde yer yok, test de yok diyerek Meram Tıp Fakültesine göndermişler.

Anlatmak istediğim abi vatandaşa verilerin doğru verilmesi insanımız günlük Covid-19'a yakalananların sayılarını görürse belki kendilerini geri çekerler bu durumun belki ciddiyetini anlarlar.

Devlet büyüklerimizde haklı bu işin ekonomi boyutu var.

Millet olmazsa devlet de olmaz diye bir söz var ama göğüs, intaniye, kardiyoloji servisleri dolu buraya gelen giden ambulansın haddi hesabı yok.

Uzun lafın kısası abiciğim hastaneler büyüklerimizin dediği gibi hınca hınç dolu, herkes kendine dikkat etsin bu işin şakası yok.

Maske, temizlik ve sosyal mesafeye çok dikkat etsinler. Benim anam da ciddiye almamıştı bu illete tutulunca ben böyle bir hastalık görmedim oğlum diyor.

Kıymetli abim Konyalı kardeşlerime ben de sizin aracılığınızla seslenmek istiyorum abi. Kendinize dikkat edin kardeşlerim bana bir şey olmaz demeyin üç gece, üç gündüz hastanedeyim bu işin şakası yok.

Evinizde eşinizi, çocuklarınızı, anne ve babanızla yaşıyorsanız onları düşünün kardeşlerinizi düşünün yeğenlerinizi, dayılarınızı düşünün… Diyeceklerim bu kadar abi, Allah’a emanet olun Saygılarımla.”

*******

KONYA “KÜÇÜK WUHAN” DEDİRTMEMELİYİZ

Biz zaman zaman şehirdeki sıkıntıları dile getirdiğimiz zaman bu şehrin 1 numarasından 10 numarasına kadar herkes rahatsız oluyor. Oysa bu şehir bizim şehrimiz yani sadece bugün ya da birkaç yıl yöneten ya da yöneteceklerin değil. Şehir ne kadar güzellikler ile anılırsa biz mutlu oluruz. Çünkü biz yalan dünyada görevimiz itibari ile “Hancıyız”...

Bakın İstanbul’da Asya yakasından Avrupa yakasına, yok Pendik’ten Y.Bosna’ya gidip gelmeler içerisinde iken yine şehir adına çok kötü bir detay bize ulaştı.   

“… Ankara’da, Konya için ‘Küçük Wuhan” denildiğini söyleyen Kılıç, “Türkiye’de ne zaman vakalarda artış olsa Konya’nın ismi ilk sıralarda geçiyor. Buraya gelirken de yakınlarım ve arkadaşlarım tarafından sık sık dikkatli olmam konusunda uyarıldım.”

.............

Bu cümleler bizim basında yer almış.

Konya doğumlu olmayan ama Konya aşığı dostumuz şöyle diyordu;
“Uğur abi bak adam böyle konuşmuş. Beni üzen, vurdumduymaz, kurallara uymayan, tedbirsiz davrananların cezasını Konya çekiyor abi...”

............

Olay bu beyler. Tabii ki anlayana ve anlamak isteyene.

******

TAŞERONLARIN PROMOSYONU

Belediyelerimizin çalışan çilekeş insanlarının, okurlarımızın sesi olma adına kendilerini üzen bir konuyu yetkililerimize iletmek isteriz.

Bize hiç bilmediğimiz ve ilk defa duyduğumuz bir konuyu şöyle aktarıyorlardı;

Hocam senin kulağın deliktir, 2018 yılında taşerondan kadroya geçtiğimizde maaş için belediyenin anlaşmış olduğu bankadan 900 lira promosyon almıştık. 3 yıllığına hakkımızın 2.700 lira olduğunu ama belediye bize 900 lira vererek geri kalan 1.800 lirayı da Konyaspor’a vermiş. Biz bunu yeni duyduk, bu doğrumu abi?

Eğer öyleyse hiç bir çalışan hakkını helal etmiyor abi. Teşekkür ederim abi kolay gelsin”

.............

Bu kardeşimizle sonradan tekrar yazıştık. Konyaspor konusunda emin olmadığını arkadaşları ile böyle duyduklarını sadece ve sadece tek bildiğinin bu açıklanan promosyon paralar olduğunu söyledi.

Yani burada kendi takımımızı da zan altında bırakmamak için son detayı ilave edelim istedik.

 

GÜNÜN OKKALI SÖZÜ

Gökten ne yağdı da yer kabul etmedi? Toprağa ne ekildi de bitmedi? Hangi dert hangi sıkıntı geçmedi? Sabret.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Banka şubeleri önlerinde yasak olmasına rağmen araçları çift sıra park edip, gitmediğimiz zaman daha iyi ADAM oluruz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Uğur Özteke Arşivi
SON YAZILAR