Uğur Özteke

Uğur Özteke

Dolmuşa da dolarla mı biniyorsunuz?

Dolmuşa da dolarla mı biniyorsunuz?

Sesimizi duyan var mı? Allah rızası için söylüyorum vallahi de billahi de bazı şeyler iyi gitmiyor. 
İyi gitmesi gerekenler de bile bir sıkıntı var. Bu söylediklerimin şu parti, bu parti, şu inanç, bu inançla da tek kelime alakası yok. 
Sadece şunu biliyor ve iddia ediyorum ki, millet olarak hani iyi bir karpuza bıçağı vurduğunuz zaman şaaak diye ikiye bölünür ya biz de millet olarak her şeyde ikiye bölünmüş durumdayız. 
Tarafsız bir gözle samimi olarak içimden geçeni söylüyorum.
Sayın Cumhurbaşkanımız ilk göreve geldiği zaman yani 20 yıl önce muhteşem idi. Gel zaman git zaman Sayın Cumhurbaşkanımızın yetki verdiği, makam koltuk verdiği isimler tam bir hayal kırıklığı oldu. Bu isimler milletten çok Sayın Cumhurbaşkanımıza zarar verdiler. 20 yıl geride kaldı ama hala Cumhurbaşkanımızın istediği halde gerçekleştiremedikleri var. 
Türkiye’nin gelişmesi için içeride ve dışarda başarılı olabilmesi için elinden tuttuğu insanlar gerekçeleri ve mazeretleri ne olursa olsun hala ama hâla Cumhurbaşkanımızın istediklerini beceremiyorlar. 
Ve durum böyle olunca ülke olarak bugünden ne Cumhurbaşkanı mutlu ne de millet.
Millet ise her şeyde bilsin bilmesin, anlasın anlamasın şaaak diye ikiye bölünmüş durumda. Bu bölünen millet artık inanmadığı şeylere bile kendini inandırmaya çalışıyor. 
Biraz daha açık olalım mı?
Şöyle AK Parti, MHP, BBP çatısı ve diğerleri bir şeye beyaz diyorsa CHP, İyi Parti, Saadet ve diğerleri hemen siyah diyor.
Tersinden bakarsanız da aynı durum.
Ve yukarısı değil ama millet bu yüzden siyaha beyaz, beyaza siyah demeye başladı. 
Her fani gibi her siyasi de ahir ömrünü tamamlayacak.
Türkiye benim inancım odur ki yanlışlarına eksiklerine rağmen büyüyecek ve gelişecek.
Ve korkum en büyük endişem o gün geldiği zaman çıta atlama, eşik geçme virajlarında düşmanlarımız bugüne kadar olduğu gibi köşede ellerini ovuşturarak bize yine gülecekler.
.............
Bugün niye böyle bir giriş yaptım biliyor musunuz?
Daraldım. Gerçekten yine daraldım.
Covid olup nefes alamadığım için değil sadece ve sadece cumartesi pazar gündemine bakıp millet olarak çocuklarımız adına, torunlarımız adına onları nasıl bir TÜRKİYE bekliyor diye düşündürdüğümüz için daraldım.
*******
DOLMUŞ ZAMMINDAN NE HABER?
Belki pek çoğunuzun haberi bile yok değil mi?
“Şimdi durduk yerde nereden çıktı bu 50 kuruşluk zam?” diye sorma şansınız yok. Çünkü dolmuşlar yerden göre kadar haklı.
Ama ah Sayın Bakan Albayrak o canlı yayında “Dolarla mı maaş alıyorsun?” diye sormasaydı. 
Şimdi bizim dolmuşçu arkadaş bu zammı yapmakta yerden göğe kadar haklı. Çünkü iş gidiyor gidiyor zıkkım dolara dayanıyor.
Vatandaş haksız mı?
Bu ortamda bir aileden 3 kişinin her gün sabah akşam dolmuşa bindiğini düşünün. Vatandaş ne yapacak. Doların yükselişinin suçlusu vatandaş mı? 
Siz bakmayın yakında belediye otobüsüne tramvaya da zam gelecek. 
Büyükşehir zararda. Uğur İbrahim Altay dişini sıkıyor. El frenini çekmiş durumda. Zam yapmamak için direniyor. Ama nereye kadar? Yaparsa Başkan suçlu mu? 
Yooooo. Peki sebebi ne? 
İşte sebebi o zıkkım doların yükselişi.
Yani o gavur yükseldikçe ucu size bize ve hepimize dokunuyor Sayın Bakanım. Dolarla maaş almamıza gerek yok ki? Biz bugün maaşımızı gününde aldığımız için halimize şükrediyoruz. Ve bu yüzden de kendimizi çok şanslı olarak görüyoruz. 
Bu dolar işinde bile şaaaak diye ikiye bölündük değil mi?
Mesela sizi bilmem ama ben bile inandığım Sayın Albayrak’a bu yüzden kırıldım. (Sayın Bakanın da çok umurunda yaaa!)
*******
DEREYE EVLERİ KİM YAPTI?
Alın milletin ikiye bölündüğü taze olay.
Karadeniz’de afettin 7 ilçe büyük zarar gördü değil mi?
Allah muhafaza selde kaybolan insanlarımızın sayısı bir bir artıyor. Tüm kayıplar ortaya çıksa yanan canları ocakları düşünebiliyor musunuz?
Peki bu durum Karadeniz için sürpriz mi?
İlk mi?
Yoksa sonuncusu mu?
Bunun sorumlusu kim? Diye bizleri yönetenler birbirlerini suçluyor. Sayın Bakan Pakdemirli’ye göre de suçlu da belli ama bir de genel anlamda suçlu ya da sorumlular olması gerekir değil mi?
Biz işi yumuşatalım ve şöyle diyelim.
Bunun vebali kimde?

Dolmuşa da dolarla mı biniyorsunuz?

Elbette bu dünyada asla ama asla bunun sorumlusu veya sorumluları çıkmayacak ama Cenab-ı Allah’ım bunun hesabını soracaktır. İnancımız sonsuz.
*******
DOĞAL GAZA BİLE SEVİNMİYORUZ YAAA!
Düşmanlarımızın yapamadığını kendi kendimize yaptık, bölündük dedik yaaa. Alın içimi yakan bir başka konu. (Bu konudaki görüşümü okurlarımız da hep soruyorlar) Yahu Allah aşkına ülkenin 1 numarası çıkıyor canlı yayında dünyaya haykırıyor Karadeniz’de doğal gaz bulundu diyor. 
Bakıyorum yarım saat sonra bu ülke yine ikiye bölünmüş vaziyette.
Bir taraf bayram ediyor diğer taraf canlı yayınlarda dünyaya mutsuzluğunu anlatıyor.
Neymiş efendim bu rezerv yetersizmiş.
Gemidekiler yerli ve milli değil yabancı imiş.
Neymiş efendim devletler hatta özel şirketler bile bu işten çekilmiş.
..............
Vallahi yuh diyorum başka bir şey demiyorum.
Yüce Rabbim bize akıl fikir feraset versin.
Yahu burası yetmez ise yanında başka bir yer daha bulunur. Ne oldu muhalefet etmek için aceleniz ne?
Gemidekiler yerli ve milli değilmiş. Tamam itiraz eden var mı? Onu da canlı yayında açıkladık. Bunları Türk yapıyoruz. Velev ki yabancı olsun. Şu yerli ve milli, ya da Türk ya da değil işi bitti baylar bayanlar. Geçmiş olsun. 
Senin komşun Türk mü? Çalıştırdığın her işçi Türk mü? Ya da yarın o yabancının yanına iş diye gitmez isek Allah’a şükredelim, O yabancılar İstanbul’da iş veren oldular. 
Konya’da da olacaklar. Konya’da Suriyelilerin sattığı tatlıyı alıp yerken iyi, gemideki yabancıya gelince kötü öyle mi?
Geçin oradan.
Sonra.
Neymiş efendim yabancı şirketler bile bu işten çekilmişlermiş?
“Neden?” diye soruyorsun cevap hazır, “Bunu çıkarmanın maliyeti ile metreküpü 53 dolar. Dünyadan alırsan 33 dolar.”
Ah rahmetli Erbakan Hoca olacaktı da size oradan bir “hadi oradan” çekecekti.
Hepimizin elindeki cep telefonu kimin? Kaç dolar? Yerli cep telefonunu üretsek (Ki zamanında üretildi) hangimiz kullandık?
...............
Ne olur bana kızmayın. İşinize gelmeyen görüşlerim olabilir. Ama benim tek bir korkum var eğer biz aslını astarını bilmediğimiz her konu için kafadan evet ya da hayır diye, iyi ya da kötü diye bölünürsek dünya ülkesi de olsak içeriden kaybettik demektir.
Bunu da yazın bir köşeye.


GÜNÜN OKKALI SÖZÜ
Eğer bir şey söyleme konusunda gerçekten kararlıysanız, kelimelerin peşinde koşmaya ne gerek var? İnsanlığa gösteriş yapmaya çalışan süslü konuşmalar, sonbaharda kuru yaprakları hışırdatan rüzgar gibi sevimsiz ve tatsızdır.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Trafikte şeritleri ortalayıp yolu daraltmadığı ve herkesin kendi şeridinde seyretmeyi becerebildiği zaman daha iyi adam oluruz.
 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Uğur Özteke Arşivi