KONYA HABER
Konya
Parçalı bulutlu
27°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
46,0719 %0.04
53,6734 %-0.08
10.833,94 % 0,05
BBN Haber Bilim ve Teknoloji Sahra Çölü'nde bulunmuşu: O göktaşı kayıp bir gezegenin kanıtı çıktı

Sahra Çölü'nde bulunmuşu: O göktaşı kayıp bir gezegenin kanıtı çıktı

Herkes şaşkınlıkla haberi takip etti. Güneş Sistemi'nin ilk dönemlerine ışık tutan nadir bir göktaşı, milyarlarca yıl önce yok olmuş Ay büyüklüğündeki kadim bir gezegenin varlığını ilk kez kesin olarak ortaya koydu.

Sahra Çölü'nde bulunmuşu: O göktaşı kayıp bir gezegenin kanıtı çıktı
KAYNAK: Haber Merkezi
Okunma Süresi: 3 dk

İlginç haber çölden geldi. Sahra Çölü'nde keşfedilen nadir bir uzay kayası, Güneş Sistemi’nin yaklaşık 4,5 milyar yıl önceki oluşum sürecine dair ezber bozan bir gerçeği gün yüzüne çıkardı.

Uzmanlar ve bilim insanları , "NWA 12774" olarak adlandırılan yaklaşık yarım kilogramlık bu göktaşını incelediklerinde, sistemimizin erken dönemlerinde var olan ancak sonradan tamamen yok olmuş devasa bir gezegenin ilk kesin kanıtlarına ulaştı.

Son yapılan kimyasal analizler, bu kayıp dünyanın Güneş Sistemi oluştuktan sadece birkaç milyon yıl sonra var olduğunu ve gezegen oluşumunda tamamen farklı bir evrimsel yol izlediğini gösteriyor.

gizemLİ GÖRÜNTÜ

Bu çerçevede dünya genelinde bulunan 80 binden fazla göktaşı arasında sadece 68 örneği bulunan ve "angrit" olarak bilinen bu özel taşlar, Güneş Sistemi'nin en eski volkanik kayaçları arasında yer alıyor. Bu göktaşlarını gizemli kılan en önemli unsur ise kimyasal yapılarıydı.

Dolayısyla dünya veya Mars gibi kayalık gezegenlerin aksine, bu taşlarda gezegen kabuğunun ana bileşeni olan silis oranı son derece düşüktü. Bu nedenle uzmanlar, taşların küçük bir asteroitten koptuğunu varsayıyordu. Ancak son incelemelerde kayaç içinde tespit edilen alüminyum zengini özel kristaller, bu taşın muazzam bir basınç altında şekillendiğini ispatladı.

kadim bir gezegen Mİ?

Öte yandan laboratuvar ortamında yapılan simülasyonlar, göktaşındaki minerallerin oluşabilmesi için Dünya'nın en derin noktası olan Mariana Çukuru'nun dibindeki basıncın bile 17 katından fazlasına ihtiyaç duyulduğunu ortaya koydu. Küçük bir asteroitte bu denli yüksek bir basıncın oluşması imkansız olduğundan, taşın koptuğu ana gövdenin çok büyük bir kütleye sahip olması gerektiği anlaşıldı. Dahası, kristallerin yapısı bu yüksek basıncın gezegenin derinliklerinde değil, yüzeye yakın sığ bölgelerde oluştuğuna işaret ediyor.

Bu veriler bir araya getirildiğinde, varlığı yeni keşfedilen kayıp gezegenin en az Ay boyutlarında, hatta belki de Mars büyüklüğünde devasa bir yapıya sahip olduğu hesaplanıyor. Bilim dünyasında büyük heyecan yaratan bu kadim gezegenin sonunun ne olduğu ise henüz tam olarak bilinmiyor. Araştırmacılar, Güneş Sistemi’nin henüz bebeklik aşamasındayken tanıklık ettiği şiddetli ve kaotik çarpışmalardan birinde bu devasa dünyanın parçalanmış olabileceğini düşünüyor. Bu yok oluştan geriye kalan küçük parçaların bir kısmı ise zamanla aralarında Dünya'nın da bulunduğu diğer kayalık gezegenlerin yapısına karıştı. Uzmanlar, laboratuvar çekmecelerinde incelenmeyi bekleyen pek çok göktaşı olduğunu ve benzer çalışmalarla gelecekte daha fazla kayıp proto-gezegenin izine rastlanabileceğini vurguluyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız