Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, Ocak Ayı Meclis Toplantısı’nda yaptığı konuşmasında, dünyanın diken üstünde olduğunu söyleyerek, "Belirsizlik rekabet şartlarını ağırlaştırdı" dedi.
marmara doldu taştı
Marmara bölgesine alternatif bir güvenli liman oluşturulması gerektiğini söyleyen Gülsoy, "Özellikle altını çizmek istediğim bir konu var. 2019 yılından bu yana her platformda, her Ankara ziyaretimizde adeta bir 'memleket meselesi' olarak savunduğumuz o hayati konuya gelmek istiyorum; Orta Anadolu Üretim Havzası. Hatırlayacaksınız, bu kürsüden defalarca dile getirdim. Dedik ki; Marmara Bölgesi artık doldu, taştı. Sanayiyi tek bir bölgeye hapsetmek, Marmara’nın omuzlarına bu kadar yük yüklemek hem o bölgeye hem de Türkiye’nin geleceğine yazıktır. Allah korusun, Marmara’da yaşanacak yıkıcı bir deprem, Türkiye ekonomisinin şalterini indirmek demektir. Ülkemizin ekonomik ve sosyal yaşantımızı riske atmamak için, yumurtaların hepsini aynı sepete koymamalıyız. İşte biz bu riskleri gördüğümüz için 2019’dan beri diyoruz ki Marmara’ya alternatif, deprem riski düşük, sanayi tecrübesi yüksek bir 'Güvenli Liman' oluşturulmalı.

KONYA DAHİL 7 ŞEHRE KRİTİK ROL
"Orta Anadolu Üretim Havzası kurulmalı" dedik. Kırıkkale’den Ankara’ya, Konya’dan Aksaray’a, Niğde’den Mersin’e ve elbette bu işin kalbi olan Kayseri’ye uzanan bir üretim koridoru şarttır. Biz bu talebimizi sadece buralarda konuşmadık. Ankara ziyaretlerimizde, Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz ile yüz yüze görüşmemizde de bu dosyayı bizzat sundum. 'Kayseri’nin müteşebbis ruhu hazır, sanayi altyapısı hazır; bize sadece hızlı demir yolu, otoban ve lojistik merkez gibi elzem projelerin önünü açın. Ulaşım olmadan ticaret olmaz' dedik. Nihayet sesimiz karşılık buldu! Yıllardır verdiğimiz bu mücadele, Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle artık vücut bulmaya, somut bir devlet politikasına dönüşmeye başladı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda hazırlanan ‘Ulusal Sanayi Alanları Master Planı’ ile Marmara’daki sanayi kümelenmesinin risk haritası çıkarılacak kapsamlı bir çalışma başlatıldı. Buna göre İstanbul, Tekirdağ, Bursa, Balıkesir, Çanakkale, Yalova, Kocaeli ve Sakarya illerinde bulunan 77 Organize Sanayi Bölgesi ile birlikte büyük sanayi tesisleri ve kritik altyapılar; ulaşım ve enerji bağlantıları da dikkate alınarak incelenecek. Marmara’daki yoğunluğu azaltma hedefi doğrultusunda, İç Anadolu ve Doğu Akdeniz başta olmak üzere yeni sanayi havzaları oluşturulması planlanıyor.

ORTA ANADOLU ÜRETİM HAVZASI
Kayseri’mizin de içinde bulunduğu 16 ili kapsayan bu stratejik hamle, Türkiye’nin ikinci büyük sanayi koridorunu inşa edecektir. Kayseri, sahip olduğu sanayi kültürüyle, çevresindeki 13 ili doğrudan, 20’den fazla ili ise dolaylı olarak etkileyen bir 'çekim merkezidir'. Biz bu yatırımları sonuna kadar hak ediyoruz. Bu vizyoner kararla hem bölgesel kalkınma farkları azalacak hem de Türkiye ekonomisi deprem riskine karşı sigortalanmış olacaktır. Bu vesileyle; 2019’dan beri sabırla ve kararlılıkla dile getirdiğimiz bu 'Orta Anadolu Üretim Havzası' projesini sahiplenen, Kayseri’nin ve İç Anadolu’nun sesine kulak veren, bu stratejik dönüşümün mimarı Sayın Cumhurbaşkanımıza, şahsım ve Kayseri iş dünyası adına en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Sanayi ve Teknoloji Bakanımıza da teşekkür ediyorum. Bu proje, Kayseri ticaretinin ve sanayisinin önümüzdeki 100 yılını kurtaracak bir dönüm noktasıdır. 2026 yılı, küresel belirsizlikleri, teknolojik dönüşümü ve iç siyasi takvimi aynı anda yönetmemiz gereken bir "stratejik zekâ" yılı olacaktır. Kayseri Ticaret Odası olarak 130 yıllık birikimimizle, bu fırtınalı denizde üyelerimizin haklarını savunmaya devam edeceğiz. Yeşil dönüşümü tozlu raflara kaldırmadan, Dijitalleşmeyi odağımıza alarak Ve en önemlisi, üretkenliğimizi artıracak yatırımlara odaklanarak bu yılı bir "yeniden yükseliş" yılına çevirebiliriz. Biz devletimize, milletimize ve kendi potansiyelimize güveniyoruz. Türkiye, bu zorlu eşiği de birlik içinde aşacak ve geleceğin parlayan yıldızı olacaktır" dedi.