Kulislerde günlerdir konuşulan o fısıltılar nihayet resmiyet kazanma aşamasında. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın geçtiğimiz günlerde verdiği "Nisan ayı içerisinde hem doğal gazda hem elektrikte bir değerlendirme yapabiliriz" şeklindeki o üstü kapalı sinyal, sektörde adeta deprem etkisi yarattı. Gözler bugün toplanacak olan Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) masasına çevrilmiş durumda.
Masadaki rakamlar ise vatandaşı epey terletecek cinsten. Sektör temsilcilerinden sızan bilgilere göre yeni tarifede konut elektrik abonelerine yüzde 25, sanayi ve ticarethanelere ise yüzde 20 dolayında okkalı bir zam yolda. Sadece çıplak elektrik fiyatı değil, dağıtım şirketlerinin her birim başına kestiği payın da yüzde 30 ila 32 bandında artırılması planlanıyor. Piyasa takas fiyatı (PTF) olarak bilinen tavan fiyatın ise megavatsaat başına 3.400 TL'den 4.500 TL sınırına dayanması bekleniyor. Yani faturanın her kalemi ayrı ayrı şişecek.
Elektrik faturasını atlatıp "Doğal gaza dokunmazlar" diyenler için BOTAŞ cephesinden de pek iç açıcı haberler gelmiyor. Sınır ötesindeki çatışmaların ithalat maliyetlerini uçurması, doğal gazda da yüzde 20'lik bir artışı zorunlu olarak masaya getirdi. Ancak asıl bomba zam oranında değil, sistemin ta kendisinde patlayacak. Artık "çok tüketen, çok ödeyecek" kuralı işleyecek.
Yeni kademeli tarife sistemiyle birlikte her ilin aylık ortalama doğalgaz tüketim haritası çıkarıldı. Mesela Başkent Ankara'dasınız. Eğer mahallenizdeki ortalama tüketimin yüzde 75'inin üzerine çıkarsanız, devlet o noktadan sonra "Ben sana sübvansiyon uygulamıyorum" diyecek ve indirimli gaz hakkınızı elinizden alacak.
Enerji Bakanlığı koridorlarında bu yeni strateji oldukça keskin bir örnekle savunuluyor. Üst düzey yetkililerin yaklaşımı son derece net: "BOTAŞ, konutlara ithal ettiği fiyatın çok altında bir fiyattan gaz satıyor. Aradaki devasa fark Hazine'nin, yani hepimizin cebinden çıkıyor. 7+1 devasa bir malikanede oturan, gelir düzeyi çok yüksek birinin fatura yükünü neden devlet çeksin?"
Bu bakış açısıyla ilk etapta Türkiye genelindeki 23 milyon konut abonesinin en az 2,5 ila 3 milyonu doğrudan destek kapsamından çıkarılacak. Bu kitleye giren vatandaşların faturaları kelimenin tam anlamıyla katlanacak.