Gübre fiyatları. 2026'nın Nisan ayına girerken toprağın suya doyması, barajların dolup taşması ve yer altı sularının yükselmesi çiftçiye derin bir oh çektirdi. Tam "Bu sene yüzümüz gülecek, toprak bereket fışkıracak" derken, geride bıraktığımız İran-İsrail-ABD geriliminin faturası ne yazık ki yine tarlaya kesildi.
Savaş tamtamlarının susması ve Brent petrolün gevşemesiyle birlikte motorin fiyatlarına yansıyan 12 lira 86 kuruşluk indirim, üretim maliyetlerinde harika bir bahar havası estirdi. Traktörler tarlaya çok daha ucuza indi inmesine ama, o traktörün arkasına takılan mibzerin içi maalesef boş kaldı.
Tarımsal üretimin ve verimin en büyük can damarı olan gübrede karşılaştığımız tablo gerçekten ürkütücüSadece birkaç aylık bir periyotta amonyum sülfat gübresinin tonu yüzde 33.6 gibi akıl almaz bir artışla 18 bin 800 liraya tırmandı. Çiftçinin toprağa en çok attığı kalsiyum amonyum nitrat gübresi 20 bin 638 liraya fırlarken, ÜRE'nin tonu 31 bin 800 liraya, DAP gübresi ise 38 bin 340 liraya kadar ulaştı. Kısacası üreticinin akaryakıt pompasında ettiği tasarruf, fazlasıyla gübre bayilerinde eriyip yok oldu.
Devletin zirvesi aslında yaklaşan bu tehlikenin son derece farkında. Ticaret Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı, Orta Doğu'daki krizin ilk günlerinden itibaren peş peşe acil eylem planlarını devreye soktu.
Önce Cumhurbaşkanlığı Kararı'yla amonyum bazlı kompozit gübrelerdeki gümrük vergisi tamamen sıfırlandı. Ardından iç piyasayı korumak adına ÜRE gübresinin ihracatı ve transit geçişi yasaklandı. Hürmüz Boğazı'nın kapanma ihtimaline karşı sarsılan tedarik zincirini ayakta tutmak için Fas ve Cezayir gibi yepyeni rotalarla masaya oturuldu. Üretici, devletin attığı bu koruyucu adımları elbette takdirle karşılıyor. Ancak sahada, o çamurlu çizmesiyle toprağın başında bekleyen çiftçi için tek bir geçerli matematik var: Gübre fiyatları hala o savaş öncesi makul seviyelerine inmedi.
TZOB cephesinden ve ziraat odalarından gelen son uyarılar, Türkiye'nin gıda güvenliği açısından son derece hayati. Yağışlar mükemmel seviyede, buğday ve arpada filizlenme harika ilerliyor, ağaçlar çiçek açtı. Hatta ziraat mühendisleri "Eğer nisanda şiddetli bir dolu veya zirai don vurmazsa, tarımsal hasıla bu yıl coşar, rekor kırarız" diyor. Ama bu cümlenin sonuna çok büyük bir şerh düşüyorlar.
Eğer o gübre tarlaya zamanında ve yeterli dozda atılmazsa ne o bereketli yağmurun ne de parlayan güneşin bir anlamı kalır. Çiftçiler açıkça "Fiyatlar zaten yüksekti, savaşla birlikte tamamen ulaşılamaz oldu. Eğer savaş öncesi fiyatlara dönülmez veya gübreye özel acil bir ek destek paketi açıklanmazsa, atmamız gereken miktarın ancak yarısını atabiliriz" diyerek yaklaşan rekor rekolte fırsatının ellerimizden kayıp gideceğini belirtiyor.