KONYA HABER
Konya
Açık
18°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
46,6496 %0.04
53,2244 %0.2
9.897,82 % -1,25
BBN Haber Yaşam Konya'da devrim niteliğinde tedavi: İlaç ver gönder dönemi bitti

Konya'da devrim niteliğinde tedavi: İlaç ver gönder dönemi bitti

Konya'da çok sayıda vatandaşın şikayetçi olduğu boyun ve bel ağrılarında doğru tedavinin önemini Uzman Doktor Muhammed Şahin anlattı. Dr. Şahin, "İlacını yaz, korse kullandır, fizik tedavi ver dönemi bitti" dedi

Konya'da devrim niteliğinde tedavi: İlaç ver gönder dönemi bitti
KAYNAK: Cihad Alpan
Okunma Süresi: 7 dk

Günlük yaşamda sık karşılaşılan bel ve boyun ağrıları çoğu zaman yorgunluk ya da yanlış duruşa bağlanıp göz ardı ediliyor. Ancak uzmanlar, uzun süre hareketsiz kalmak, yanlış postür alışkanlıkları, fazla kilo ve ağır kaldırma gibi etkenlerin zamanla fıtık oluşumuna zemin hazırlayabileceği konusunda uyarıyor. Konya Devakent Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü'nden Uzman Doktor Muhammed Şahin, Bel ve boyun fıtıklarının modern hayatın getirdiği alışkanlıklarla doğru orantılı olarak arttığını belirtti. 

AMACIMIZ DOĞRU TANI VE TEDAVİ PLANI

Konya’nın en yeni hastanesi Devakent’te görev yapan Uzm. Dr. Şahin, "Burası özel bir hastane Yönetimimizden izin alarak muayene fark ücretini kaldırdık. Amacım insanların doğru tanı ve tedavi planına ulaşmasını sağlamaktı. Beklemediğimiz bir teveccühle karşılaştık. Tabi muayene sürelerini kısaltamazdım. Bu nedenle randevusuz gelen hastalarımız beklemek zorunda kalabiliyor. Dinlenme aralarını kısaltmak zorunda kaldım. Çoğu zaman akşam 17.00'den sonra da çalışmam gerekiyor. Fakat daha fazla insana ulaşmak beni daha mutlu ediyor. Kliniğimizde en çok boyun ve bel ağrısı şikayetiyle gelen hastalarla karşılaşıyorum. Fakat FTR alanında hemen her hastalığın enjeksiyonu, fizik tedavisi ve rehabilitasyonu ile ilgileniyoruz. Alanında uzman fizyoterapist, hemşire ve teknikerlerden oluşan 19 kişilik bir kadromuz var. Öncelikle hastamıza ağrının karakteri ile ilgili sorular yöneltiyoruz. Ağrının başlandığı zaman, yayılımı, hareketle ya da istirahatle artması, gece ağrısının varlığı, sıcağa ya da soğuğa yanıtı, varsa sabah tutukluğunun süresini öğrenmemiz gerekiyor. Hastamızın cevaplarına göre tanı şekillenmeye başlıyor.

HER TANININ TEDAVİSİ FARKLI OLUYOR

Sonraki ve en önemli adım ise muayene ayrıntılı muayene olmazsa olmazımız. Ağrılı eklemin ve hareket zincirinde yer alan diğer eklemlerin muayene edilmesi gerekiyor. Mesela bel ağrısında bel omurgaları, leğen kemiği, kalça eklemi, diz ve ayak bileğini muayene etmek şart. Ekleme dokunarak ısı artışını, şişliği, eklem hareket açıklığını, eklemden gelen sesleri ve hassas noktaları muayene etmek gerekiyor. Hastalığın seyrini öngörmek açısından, sinir sistemi muayenesini de unutmamalıyız. Son adımda tanıya yönelik daha önce istenen röntgen ve MR görüntülemeleri değerlendiriyor. Gerekirse yenilerini istiyoruz. Tanıdan emin olduktan sonra tedavi planına geçiyoruz" dedi.

HER FITIK AMELİYATLIK DEĞİLDİR

Uzm. Dr. Şahin, "Hasta yakınlarından veya dışarıdan sosyal medya ve iletişim kanalı aracılığı ile sürekli gelen sorular arasında Sadece MR görüntüsüne bakarak belde kireçleme, kanal darlığı, omurga kayması ve fıtıkların durumu hakkında genel bir değerlendirme yapabiliyoruz. Fakat hastamızı dinlemeden, fizik muayenesi olmadan yapılacak her değerlendirme havada kalıyor. Bu nedenle muayene için davet ediyor. Muayene sonrası bel ağrısı için riskleri, dikkat edilmesi gereken hareketleri ve tedavi planını konuşuyoruz. Her insan hayatının bir döneminde boyun ve bel ağrısı çeker. Ve bel ağrısı olan hastaların MR görüntülemelerinde farklı evrelerde fıtıklara rastlıyoruz. Bu fıtıkların büyük çoğunluğu ameliyatsız iyileşebiliyor. Aslında bel fıtığında kesin ameliyat için 3 şart var: İdrar kaçırma, bacakta güç kaybı ve yapılan tüm tedavilere rağmen geçmeyen bel ağrısı. MR görüntüsünde bel fıtığının büyüklüğü bizin için ameliyat endikasyonu değil. Bel fıtığı, omurgaların arasında yer alan kıkırdak yapıdaki disklerin ağır kaldırma, ters hareket veya travma sonrası hasarı ve içine sıvı dolup şişmesi aslında. Travmaya bağlı dizimizin şişmesi ya da burkulma sonrası ayak bileğimizin şişmesinden pek bir farkı yok. Biz bu durumlarda hemen ameliyat olmuyoruz. Bel fıtığı tanısı alınca da hemen ameliyat olmamız gerekmiyor" ifadelerine yer verdi.

“İLACINI YAZ, KORSE KULLANDIR, FİZİK TEDAVİ VER” DÖNEMİ BİTTİ

Bel fıtığında tedavi önerisini anlatan Uzm. Dr. Muhammed Şahin, "Öncelikle bel ağrısı şikayeti ile muayene için bir hastamız geldiğinde ilk baktığım kilo/boy oranı. Fazla kilosu ve hatta obezitesi olan bir hastanın tedavisi daha zor oluyor. İyileşse bile bir süre sonra ağrı tekrarlayabiliyor. Bu nedenle bel ağrısında hastamıza ilk tavsiyemiz istirahat etmesi ve kilo vermeye başlaması. Şiddetli bel ağrısı olan bir insanın 3 ay istirahatle ağrısı büyük oranda azalıyor. Fakat günümüzde kimsenin uzun süre istirahat etmeye vakti yok. Bir an önce işine ve sosyal hayatına dönmesi gerekiyor. Bu nedenle bir süre ağır işler yapmamasını ve günlük yaşamında dikkat etmesi gereken hareketleri  tarif ediyoruz. Egzersizlere ağrı geçtikten sonra başlaması gerekiyor. Tekrar vurgulamam gerekir; kilo kontrolü çok önemli. Tedavide ise eskiden var olan “ilacını yaz, korse kullandır, fizik tedavi ver” dönemi bitti. Bel fıtığım tedavisinde benim en çok önem verdiği şey, hastamızın haftalık düzenli kontrole gelmesi. Başlangıçta ilaç tedavisi veriyorum. İlaçlara karşı olmamak gerekir. Doğru dozda doğru ilaç vermek tedavinin önemli parçası. Fizik tedavide ise klasik sıcak paket, ultrason ve tens tedavileri yeterli olmuyor. Bel ağrılarında manuel terapi yöntemleri ve özellikle osteopati uygulaması benim en çok tercih ettiğim yöntem. Bunu için eğitimli fizyoterapistlerle birlikte çalışmak gerekiyor. Bu konuda kendimi çok şanslı hissediyorum.  Çok kıymetli mesai arkadaşlarım var. Klasik fizik tedavilere teknolojinin ilerlemesi ile yeni nesil cihazlar eklendi. Hillterapi ve Sisterapi olarak bilinen yüksek yoğunluklu lazer ve manyetik alan tedavileri doku iyileşmesini hızlandırarak kısa sürede ağrının azalmasını sağlıyor. Bu nedenle sıklıkla tercih ediyoruz" şeklinde görüş belirtti.

BEL FITIĞINDA KONTROL ÇOK ÖNEMLİ

Tedavinin takibi açısından haftalık kontrol etmemiz gerekiyor diyen Uzm. Dr. Şahin, "Bel fıtığı olan her hastanın şikayeti aynı ölçüde olmuyor. Hastamız ilaçlarını düzenli kullanıyor mu? Tedavide hangi aşamadayız, fayda görüyor mu? Ağrı bacağa döküldü mü? İlaçlarını değiştirmem ya da enjeksiyon yapmam gerekiyor mu? Bunları değerlendirmemiz şart. Bazı hastalarda bel bölgesine nöralterapi, tetik nokta enjeksiyonu, lokal ozon, prp-proloterapi ve hatta kaudal epidural kortizon uygulayabiliyoruz. Bu enjeksiyonları tedavinin başında, kontrollerde ya da tedavi bitiminden sonra da yapabiliyoruz. FTR uzmanı olarak enjeksiyon yapmak tedavi pratiğinin önemli bir parçası. Enjeksiyon yaparken Ultrasonografi cihazını kullanıyorum. Enjeksiyon hedefini görerek yapmak hem hasta konforu hem de tedavi başarısı şansı sağlıyor. Fakat bu her hastaya enjeksiyon yapmamız gerektiği anlamına gelmiyor. “Elinde çekiç olan her gördüğünü çivi zanneder” derler. Enjeksiyon yapacak hasta aramak büyük yanlış. Gereksiz tedavi komplikasyonları doğurur. Bu da tıbbın “Önce zarar verme” ilkesine karşıdır. Beli tutulmuş, şiddetli ağrısı olan ya da dış merkezde gördüğü tedavilerden fayda görmeyen hastalarımıza ultrasonografi eşliğinde kaudal epidural kortizon enjeksiyonu yaptığımız oluyor.  Bazı hastalarda ağrı büyük oranda azalmasına rağmen beli tam rahatlamamışsa, lokal ozon ve prp-proloterapi enjeksiyonları uyguluyoruz. Doğru enjeksiyonu doğru zamanda yaptığımızda hastalar fayda görüyor" ifadelerine yer verdi.

ÖNEMLİ OLAN DEVA’YI DOĞRU ADRESTE ARAMAK

Bel ve boyun fıtığı bulunan hastalara altın niteliğinde tavsiyeler veren Uzm. Dr. Şahin, "Hastalarıma uzun süredir üzerine işaretleyerek tarif ettiğimiz egzersiz kağıtlarından vermiyorum. O talimatlara uyan hasta da görmedim. Bel fıtığında nasıl tedavi kişisel ise egzersiz de kişisel olmalı. Fizyoterapist eşliğinde yapılmalı. Kontrollerde hastanın yapabileceği hareketler değiştirilmeli. Bizim amacımız hastamızın sadece ağrısının geçmesi değil. Benzer ağrıların tekrar başlamasına engel olmalıyız. Omurga sağlığı için uzun vadede kilo kontrolü ile yürüyüş, yüzme, bisiklet, pilates .. vb spor aktivitelerine başlamak en az tedavi kadar önemli.  Son olarak şunu belirtmek isterim, “Hastalık herkesin başına gelebilir. Önemli olan Deva’yı doğru adreste aramak” şeklinde görüş belirtti.

UZMAN DOKTOR MUHAMMED ŞAHİN KİMDİR?

Doktor Muhammed Şahin, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun olduktan sonra kısa süre Sivas’ta görev yaptı. Tıpta uzmanlık sınavında Meram Tıp Fakültesi FTR anabilimdalını kazanan ve 5 sene asistan hekimlik yapan Doktor Şahin, Uzman hekim olarak Anadolu’nun farklı şehirlerinde görevini yürüttü. Yaklaşık 7 sene önce Konya’ya dönen Şahin, 6 aydır Devakent Hastanesinin Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon kliniğinde uzman hekim olarak görev yapıyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız