Türkiye'nin sanayi merkezlerinden ve organize sanayi bölgelerinden gelen veriler, uzun süredir fısıltı halinde konuşulan "sanayisizleşme" riskinin artık feryada dönüştüğünü gösteriyor. Fabrikalarda çarkların yavaşlaması sadece üretim rakamlarını değil, evine ekmek götüren binlerce işçinin geleceğini de doğrudan etkiliyor. SGK’nın (Sosyal Güvenlik Kurumu) Şubat 2026 dönemine ait istatistikleri, ekonominin lokomotifi olan imalat sanayisinde ciddi bir vites düşüşü yaşandığını tescilledi.
İmalat sanayisindeki toplam 116 bin kişilik istihdam kaybının neredeyse tamamı, Türkiye’nin geleneksel ihracat gücü olan üç sektörden geldi. Tekstil, hazır giyim ve deri ürünleri imalatında çalışan sayısı, bir önceki yılın aynı ayına göre tam 112 bin 500 kişi azaldı.
Bu devasa kaybın arkasında sadece küresel talep daralması değil, artan enerji maliyetleri ve işçilik giderleri karşısında rekabet gücünü kaybeden işletmelerin kapısına kilit vurması yatıyor. Tablo sadece tekstille de sınırlı değil; plastik, ana metal, makine hariç fabrikasyon metal ve otomotiv gibi yoğun istihdam sağlayan kollarda da benzer bir "erime" dikkat çekiyor. Madalyonun diğer yüzünde ise tek teselli gıda imalatı oldu; bu alanda çalışan sayısı 26 bin 997 kişi artarak sanayideki genel çöküşü bir nebze olsun frenledi.
Ekonomim'den Mehmet Kaya'nın analizine göre, istihdam piyasasında bir başka kafa karıştırıcı gelişme de emeklilik süreçlerinde yaşanıyor. 2025 yılı sonunda gerçekleşen yoğun emeklilik dalgasının ardından, emekli olup da çalışmaya devam edenlerin sayısı beklentilerin altında kaldı.
Şubat 2026 itibarıyla istihdamdaki kritik göstergeler şu şekilde:
İmalat Sanayii Kaybı: -116.251 kişi (Yıllık)
Tekstil & Giyim Kaybı: -112.500 kişi (Yıllık)
Esnaf ve İşveren Artışı: +79.100 kişi (Yıllık)
4-a Zorunlu Sigortalı Düşüşü: -326.700 kişi (2025 sonuna kıyasla)
İstatistikler, toplam kayıtlı istihdamın 23,3 milyon kişiyle yıllık bazda arttığını söylese de, sanayideki reel kaybın üzerini örtmeye yetmiyor. Özellikle ücretli çalışan grubunu kapsayan 4-a zorunlu sigortalı sayısında, 2025 sonundan bu yana yaşanan 326 bin 700 kişilik azalış, sanayi dışı sektörlerdeki artışın bile bu boşluğu dolduramadığını kanıtlıyor.
İSO Türkiye İmalat PMI (Satın Alma Yöneticileri Endeksi) verilerinin 10 sektörden 9'u için alarm verdiği bir ortamda, SGK verileri bu karamsar beklentiyi rakamlarla onaylamış oldu. Sanayi sektöründeki bu "istihdam göçü", üretimin hizmetler sektörüne veya kayıt dışı alanlara kaydığına dair endişeleri de beraberinde getiriyor.