Emeklilikte adalet arayanların, prim gününü fazlasıyla doldurup yaşa takılanların ve ay sonunu getirmekte zorlanan milyonların sabrı artık tükenme noktasında. Çarşı pazardaki yangın cüzdanları kavururken, sokağın tek bir sorusu var: "Bu sistemde bizim için bir iyileştirme yapılacak mı?"
Tam da bu belirsizlik ortamında, Manşet Ankara ekonomi masası olarak dikkatle izlediğimiz Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun'un son açıklamaları, başkentin o soğuk ve hesaplı siyaset gerçeğini bir kez daha yüzümüze çarptı. Erdursun'a göre, siyasetçilerin kilitlenmiş fikirlerini değiştirebilecek yegane güç sadece iki kelimeden ibaret: Seçim sandığı ve bireysel menfaat. Milyonların hayalini kurduğu kademeli emeklilik için kısa vadede hiçbir yasal yasanın ufukta görünmediğini oldukça net bir dille ifade eden uzman, siyasetin kriz anlarında değil, sadece sandık ufukta belirdiğinde refleks gösterdiğinin altını kalın çizgilerle çiziyor.
Usta uzmanın masaya koyduğu takvim kelimenin tam anlamıyla ezber bozuyor. Erdursun, iktidarın zorlu ekonomik şartlar altında rotayı Kasım 2027'de kurulacak bir sandığa çevireceğini iddia ederek, o beklenen büyük "ekonomik rahatlama" hamlesinin adım adım nasıl planlanacağını gözler önüne serdi.
Senaryoya göre her şey Eylül 2026'da, okulların açılmasıyla birlikte verilecek o gizli seçim startıyla şekillenmeye başlayacak. Sahadaki tepkiyi ve oy kaybını ölçen hükümet, Ocak 2027 itibarıyla "Acil bir şeyler yapmamız lazım" diyerek düğmeye basacak. Asıl büyük gösteri ise sandıktan hemen önce, Temmuz 2027'de sahnelenecek.
Peki, yaklaşan seçim rüzgarı vatandaşın cebine somut olarak nasıl yansıyacak? Erdursun'un verdiği rakamlar, "seçim ekonomisi" denilen o malum gerçeğin en net formülü.
2026 yılının başında yapılan artışların çoktan eriyip gittiğini ve şu an herkesin cebine giren paranın sınırlarını zorladığını hatırlatan Erdursun, muhtemel zam operasyonunu şu çarpıcı örnekle özetliyor: "Düşünün ki 20 bin lira alan birinin maaşına enflasyon kaynaklı normalde 3 bin lira artış gelecek. İşte tam o noktada seçim hamlesiyle devreye girip 4 bin lira daha ekleyecekler ve maaşı bir anda 27 bin liraya çıkaracaklar." Yani, yaklaşık yüzde 35'lik devasa bir suni artışla kitleleri psikolojik olarak rahatlatıp sandığa o motivasyonla götürmek hedefleniyor. Siyasetin en basit matematiği tam olarak burada işliyor.
2027'deki o büyük şölene kadar geçecek süre ise dar gelirliler için maalesef oldukça çetin bir sınava dönüşecek. İçinde bulunduğumuz dönemde, yani 2026'nın Temmuz ayında maaşlarında ekstra bir refah payı veya seyyanen iyileştirme bekleyenler büyük bir hüsran yaşayabilir. Erdursun'un mevcut tablo üzerinden yaptığı hesaplamalara göre, bu yaz emeklinin cebine sadece yüzde 15-16 bandında standart bir enflasyon farkı yansıyacak. Ekstra bir dokunuş ufukta kesinlikle görünmüyor.