BIS yani Uluslararası Ödemeler Bankası, son yıllarda rekor seviyelere ulaşan kamu borçlarının ve finansal piyasalardaki yapısal değişikliklerin küresel finansal istikrarı tehdit edebileceği uyarısında bulundu. Politika yapıcıları kararlı adımlar atma çağırısı yaptı.
ÜLKELERDEKİ EKONOMİLERİN KIRILGANLIĞI ARTTI
Dünya ülkelerindeki merkez bankalarının çatı kuruluşu olan BIS, "2026 Yılı Ekonomik Raporu"nu yayımladı.
Rapor, küresel finansal istikrarı korumak adına hazırlanırken, fiyat istikrarı, mali disiplin ve yapısal reformların acilen hayata geçirilmesi gerektiğine dikkat çekildi
Aynı raporda küresel ekonominin 2026'nın başlarına kadar yapay zeka alanındaki iyimserlik ve güçlü küresel ticaret sayesinde dirençli bir duruş sergilediğine işaret edildi.
Özellikle Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasının ise enerji ve ham madde tedarikinde küresel krizi tetiklediği ifade edildi. Raporda, jeopolitik gerilimlerin hafiflemesi ve petrol fiyatlarının gerilemesine rağmen, bunun ekonomik etkilerinin kalıcı olabileceği vurgulandı.
Bu çerçevede plastik fiyatlarında yüzde 30, gübre fiyatlarında ise yüzde 50 artış yaşandığına işaret edilen raporda, Hürmüz Boğazı açılsa bile yüksek enflasyonun kalıcı bir tehdide dönüşebileceği uyarısında bulunuldu.
DÜNYAYI BEKLEYEN 3 TEMEL RİSK
Yine BIS raporunda, küresel ekonomide acil önlem alınması gereken üç temel risk, "enflasyonun kalıcı hale gelmesi", "yapay zeka yatırımlarındaki ivmenin kaybedilme ihtimali" ve "artan finansal kırılganlıklar" olarak sıralandı.
yapısal reformları ERTELEME MALİYETİ yükseltecek
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan BIS Genel Müdürü Pablo Hernandez de Cos, mevcut ekonomik tablonun kararlı adımlar gerektirdiğini belirterek, "Politika adımları, küresel ekonomi üzerinde bir çekme-itme çatışması oluşturmak için birbirini desteklemelidir. Nihai başarı, sağlam mali ve finansal temellere bağlıdır. Politika yapıcılar, hemen harekete geçmelidir. Erteleme, gerekli ayarlamaları daha maliyetli hale getirecek ve gelecekte zorlu ikilemelerin yaşanma riskini artıracaktır. Bu zorluklara bugün müdahale ederek küresel ekonominin gelecekteki istikrarını güvence altına alabiliriz." dedi.
Re cos, mali kırılganlıklar ile tahvil piyasalarındaki yapısal değişikliklerin finansal istikrar için büyüyen bir risk oluşturduğununun altını çizdi. "Yeniden fiyatlandırma, finansal koşulları hızla sıkılaştırabilir ve enflasyon üzerindeki belirsiz etkileriyle talebi baskılayarak para politikasının kalibrasyonunu karmaşıklaştırabilir. Ayrıca, piyasa stresini yatıştırmak için merkez bankalarını müdahaleye zorlayabilir; bu da piyasa ve mali disiplin üzerinde olumsuz yan etkiler oluşturabilir." ifadelerine yer verdi.