Sokaktaki vatandaş ve Türkiye'deki milyonlarca küçük yatırımcı, Orta Doğu'daki savaşın kısa sürede biteceği hayaline kapılmış durumda. Barış masası kurulsun, ateşkes imzalansın ve ekranlar yeniden yeşile dönsün diye bekliyoruz. Ancak işin mutfağında, yani milyarlarca doların yönetildiği o acımasız piyasa ekranlarında durum hiç de öyle toz pembe değil.
Deneyimli ekonomist Şenol Babuşçu'nun sosyal medya hesabından paylaştığı son veriler, aslında yaklaşan o büyük fırtınanın en net habercisi. Dünya devi yatırım yönetimi şirketi Goldman Sachs, petrol piyasasına yönelik o meşhur fiyat tahminlerini radikal bir kararla yukarı yönlü revize etti.
Rakamların yukarı çekilmesinin sebebi son derece basit ama küresel ekonomi için bir o kadar da yıkıcı: Hürmüz Boğazı'nın uzun süreli kapalı kalması.
Dünya petrol ticaretinin şah damarı olan bu boğazdaki lojistik tıkanıklık, küresel petrol stoklarında eşine az rastlanan bir erimeye yol açıyor. Arz daralırken talep sabit kaldığında faturanın nereye kesileceğini hepimiz çok iyi biliyoruz. Rapordan sızan detaylara göre, Brent petrolün varil fiyatı yılın dördüncü çeyreğinde o çok kritik 90 dolar duvarına şiddetle çarpabilir. Yukarı yönlü bu trend, doğrudan akaryakıt istasyonlarındaki tabelaları baştan aşağı değiştirecek devasa bir dalgayı işaret ediyor.
Babuşçu'nun uyarıları sadece varil fiyatlarıyla sınırlı kalmadı. Asıl tehlike, piyasanın mevcut psikolojisinde gizli.
Petrol piyasasının şu anda tam anlamıyla "savaşın kötü senaryosunun" bir parçası olduğunu vurgulayan usta ekonomist, çok kritik bir ayrım yaptı. Bizler ateşkes umutlarına tutunurken, finansal piyasalar savaşın romantik veya umut dolu kısmını değil, tamamen "bilimsel tarafını" fiyatlıyor. Yani somut bir ateşkes metni imzalanana kadar, o ateş sönmüş sayılmıyor. Şu ana kadar diplomatik görüşmelerden dişe dokunur hiçbir sonucun çıkmaması, sürecin daha da uzama ihtimalini masadaki en güçlü senaryo haline getirdi.