Farklı medeniyet katmanlarının üst üste binmesiyle günümüzdeki kimliğine ulaşan Konya mimaride ise özellikle Selçuklu ve Osmanlı medeniyetinin izlerini taşıyor. Konya’daki ibadethaneler de yüzyıllardır bu medeniyetlerin uzantı ve izlerini taşıyarak yapıldı. Ancak son yıllarda Konya’da cami ve minarelerde mimari tarz değişimi yaşanıyor. Modern mimarlık eseri bu ibadethanelerde klasik cami mimarisinden oldukça farklı plan, cephe ve iç tasarım görülüyor.
ÇAĞIN YENİLİKLERİNİ YANSITAN FARKLI BİÇİMSEL CAMİ TASARIMI
Konya’da sayıları hızla çoğalan bu yapılar tartışmaları da beraberinde getiriyor. Bazı vatandaşlar camilerin ve minarelerin mimari açıdan çağa ayak uydurmasını ve içerisinde bulunduğumuz yüzyılın izlerini taşımasının önemli olduğunu ifade ederken bazı vatandaşlar ise süslü, prizmatik, keskin çizgileri olan ve Batılı anlayışın ürünü olan bu mimari tarzın kadim şehir Konya’nın ruhuna ve geleneklerine uygun olmadığı görüşünde.
GENÇLER YENİ MİMARİ ANLAYIŞI SEVDİ
Mimari tarz değişimini savunanlar Aziziye Camii’ni örnek göstererek 19. Yüzyıl Türk mimari döneminin izlerini taşıyan bu yapının Klasik Osmanlı ve Barok mimari üsluplarını harmanlayan bir cami olduğunu ve zamanın ruhunu yansıttığını ifade ediyor. Gelenekselcilerin aksine özellikle gençler çağın yeniliklerini yansıtan farklı biçimsel cami tasarım uygulamalarını beğeniyor.
MERAM BELEDİYESİ BU ALANDA ÖNCÜ OLDU
Konya’da camii mimarisinin çağa ayak uydurmasında öncülüğü Meram Belediyesi yaptı. 2015 yılında ibadete açılan 1800 kişilik Meram Sekine Hatun Cami ve akabinde yapılıp 2019’da açılan Hacı Rafet Görey Camii yeni akımın ilkleri arasında yer aldı. Yine Selçuklu Kibrit Camii de modern mimarili camilerin ilklerinden biri ve en bilindikleri arasında yer alıyor. 2019 yılında ibadete açılan Kibrit Camii, dört fil ayağı üzerine oturtulmuş sekizgen kubbesi ve kolonsuz namaz mahfili ile dikkat çekiyor.