Günümüzde Deepfake teknolojisi dolandırıcılıkta da kullanılıyor.
dolandırıcılıkta yeni zirve Deepfake teknolojisi
Artık Deepfake teknolojisi kullanan dolandırıcılar sesinizi taklit edebiliyor.
Uzmanlara göre ise Deepfake teknolojisi zihninizin içindekileri bilmez. Birkaç dakikalık hazırlık, sevdiklerinizin dolandırıcılara kanmasını önleyebilir.
Deepfake, yapay zeka ile gerçeğe yakın görüntü ya da seslerin üretilmesine deniyor.
Peki izinsiz porno üretimi ve mali dolandırıcılık gibi kötü amaçlarla kullanılan deepfake teknolojisinden korunmak mümkün mü?
DEEPFACE'E KANMAYACAĞINIZI MI DÜŞÜNÜYORSUNUZ?
Sizin ya da sevdiklerinizin bir deepfake'e kanmayacak kadar bilinçli olduğunu düşünüyorsanız, çok yanılıyorsunuz.
Son yıllarda yapay zeka artık o kadar iyi ki duyularınıza güvenemiyorsunuz ve suçlular bu tür dolandırıcılıkları çok büyük ölçekli gerçekleştiriyor.
Neyse ki bu, yüksek teknolojiyle ilgili bir sorunun düşük teknolojili bir çözümü olduğu anlamına geliyor.
Bu çözüm sizi ömür boyu sürecek bir pişmanlıktan kurtarabilir.
Artık aileniz arasında, kriz anlarında birbirinizin kimliğini doğrulamak için kullanacağı bir parola belirleyin.
Dolandırıcı sesinize sahip olabilir.
Ancak sırlarınızı bilmez.
Uzmanlar ve mağdurlar, güvende kalmak için yapılabilecek en önemli şeylerden birinin bu olduğunu söylüyor.
Peki parola da tek başına yeterli mi?
Artık yapay zekâyla oluşturulmuş bir yüzü ayırt etmeyi öğrenebilir misiniz?
Dolandırıcılıklar sizi panik haline sürüklüyor ve sağlıklı düşünemez duruma getiriyor.
Bu da zihinsel hazırlığa da ihtiyaç duyduğunuz anlamına geliyor. Bu biraz daha karmaşık, ancak aşağıdaki ipuçları yardımcı olabilir.
Hedef alınacak olursanız, aşağıdakiler şimdiye kadar okuyacağınız en önemli tavsiyelerden olabilir.
AİLE PAROLASI NEDİR?
Sadece ABD'de insanlar, 2025 yılında çevrimiçi dolandırıcılıklar ve suçlar nedeniyle tahminen 148,2 milyar dolar kaybetti. Bu rakam, bir önceki yıla göre yaklaşık %26'lık bir artış anlamına geliyor.
Bu kapsamda yapay zeka destekli dolandırıcılıklar bunun 6,3 milyar dolarını oluşturdu. Uzmanlar, bu tür dolandırıcılıkların katlanarak arttığını söylüyor.
Dolayısıyla bu varsayımsal bir durum değil.
Bu tür dolandırmalar dünyanın her yerinde gerçekleştiriliyor.
Saat 02:00'de bir telefon aldığınızı, bir sesli mesaj ya da görüntülü arama geldiğini ve bir yakınınızın başının dertte olduğunu söylediğini düşünün.
Belki de yardım istediğini söyleyerek bağıran kişi şirketinizin CEO'sudur. Ortalama bir tüketici buna hazır değil.
Uzmanlar, şifreli bir sözcüğün kendinizi korumanın en kolay yolu olduğu konusunda hemfikir.
Yani “Eşimle benim bir parolamız var. İkimizden biri olağan dışı bir telefon alırsa, kimliği doğrulamak için bunu kullanıyoruz”.
Örneğin hatırlaması kolay, tahmin etmesi zor bir şey seçin.
Aranızdaki özel şakalar güvenli bir tercih olabilir.
Örneği "Karım beni arayıp süt almamı isterse parola sormam".
"Ama onun bir toplantıda olduğunu biliyorsam ya da bir kaza geçirdiğini ve para transfer etmem gerektiğini söylüyorsa, yani olağandışı herhangi bir durumda parolayı kullanırım."
Bu kapsamda, böyle bir telefon geldiğinde ve sevdiğiniz birinin zor durumda olduğunu duyduğunuzda, üzerinizdeki baskı bütün planlarınızı altüst edebilir. Nasıl ve ne zaman hazır olmanız gerektiğini bilmelisiniz.
Tehlike işareti
Üç tehlike işareti var.
Çünkü dolandırıcıların amacı amacı:
- Dolandırıcılar sizi yalnız ve
- korkmuş hale getirmek ister,
- böylece düşünmeye zamanınız kalmaz.
Birinci tehlike işareti zaman baskısıdır. Her şeyin aceleyle yapılması gerektiği söylenir size.
İkincisi, asla takip edilebilir şekilde (banka transferi vb.) para istemezler.
Bitcoin, hediye kartı ya da nakit para istiyorlarsa niyetlerini anlarsınız.
Üçüncüsü ise kiminle konuşacağınızı kontrol etmeye çalışırlar.
Örneğin Hong Kong'da 17 öğrencinin deepfake pornoyla mücadelesi: 'Sokakta çıplakmış gibi hissettim' demişti.
Artık klasik bir dolandırıcılığın ayırt edici özelliklerini bilmek kritik önem taşır, ancak farkındalık tek başına yeterli değil.
Günümüzde en önemli şeylerden biri nasıl tepki verdiğinizdir.
Bu senaryoya hazırlıklı olmak için zihninizi eğitmeniz gerekir.
Sorun şu ki elbette, sizin ve sevdiklerinizin parolayı unutmamasını da sağlamanız gerek.
Dolayısıyla bunu yapmanın en iyi yolu pratik yapmaktır ve bunun çok detaylı olması gerekmez.
Yıllardır uzmanlarla dolandırıcılık hakkında konuşuyorum ve kendim için basit bir sistem geliştirdim: Telefonuma her üç ayda bir çalan bir hatırlatma kurdum.
Bu hatırlatma, ailemle iletişime geçerek, parolayı hatırladığımızdan emin olmama yardımcı oluyor. Ayrıca acil durum telefon görüşmeleri için küçük bir prosedürü gözden geçirmemi sağlıyor: Sakin kal, parolayı sor ve harekete geçmeden önce güvendiğin biriyle görüş.
İnsanların bu telefonların ne kadar acil, korkutucu, gerçekçi ve psikolojiniz üzerinde etkili olabileceğini bilmesi gerekir.
Dolayısıyla farkındalık en güçlü araçtır.