KONYA HABER
Konya
Az bulutlu
7°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
50,1575 %0.20
55,9367 %-0.62
10.719,70 %-0.60
BBN Haber Genel Deniz ticaretine bomba: Gemiler açık denizlerde adeta yanıyor

Deniz ticaretine bomba: Gemiler açık denizlerde adeta yanıyor

Mart ayından bu yana üç ayrı deniz bölgesinde 200'ün üzerinde ticari gemi saldırıya uğradı. En az 42 denizci hayatını kaybetti. Hürmüz Boğazı, Kızıldeniz ve Karadeniz'de ticaret, savaşın doğrudan hedefi haline geldi.

Deniz ticaretine bomba: Gemiler açık denizlerde adeta yanıyor
Okunma Süresi: 3 dk

Savaşlar deniz ticaretini adeta durma noktasına getirdi… Dünya ticaretinin deniz yolları, aylardır çatışmaların gölgesinde seyrediyor. İran savaşı ve Ukrayna savaşı, sadece cepheleri değil, uluslararası taşımacılığı da vuruyor. Mart ayından bu yana Hürmüz Boğazı, Kızıldeniz ve Karadeniz'de 200'den fazla ticari gemi hedef alındı. Saldırılarda en az 42 denizci yaşamını yitirdi, büyük maddi hasar oluştu. Tablo, deniz ticaretinin artık savaşın yan etkisi değil, doğrudan hedeflerinden biri haline geldiğini gösteriyor.

En yoğun cephe Hürmüz Boğazı ve çevresi oldu. ABD ve İsrail'in 1 Mart'ta İran'a yönelik bombardımanları başlatmasının ardından bölgede 137 ticari gemi vuruldu. Bölgedeki hareketlilik, küresel enerji taşımacılığı açısından da kritik önem taşıyor. Çünkü Hürmüz Boğazı'ndan günde yaklaşık 17,5 milyon varil petrol geçiyor. Ancak deniz trafiğindeki artış, daha yüksek güvenlik anlamına gelmiyor. Gemi sayısının artması, hedef sayısını da artırıyor.

Hürmüz'de ekim en şiddetli ay oldu

Hürmüz'de şiddet ekim ayında zirve yaptı. Ay boyunca 35 gemi, insansız hava aracı veya füzelerle vuruldu. Ekim, yılın en şiddetli ayı olarak kayıtlara geçti. Bölgedeki risk algısı bu yoğunlaşmayla birlikte daha da yükseldi.

13 Ekim'de Singapur bandıralı GFS PRIDE konteyner gemisine bir füze isabet etti. Gemi ertesi gün battı. 21 kişilik mürettebatın tamamı kurtuldu. ABD, olaydan İran Devrim Muhafızları'na ait bir füzeyi sorumlu tuttu. Bu gelişme, Hürmüz'deki hedef almaların artık tek tek gemileri batıracak boyuta ulaştığını ortaya koydu.

ABD güçleri, İran limanlarına uygulanan abluka kapsamında 12 petrol tankerini kullanılamaz hale getirdi. Bu tankerlerden ikisi battı. Abluka, denizdeki çatışmanın yalnızca vurma boyutuyla sınırlı kalmadığını, limanlar ve enerji taşımacılığı üzerinden de sürdüğünü gösterdi.

Karadeniz'de can kaybı daha ağır

Karadeniz'de de Rusya ve Ukrayna, ticari gemilere yönelik saldırılarını artırdı. Temmuz-eylül döneminde yaklaşık 86 ticari gemi hedef alındı. 5-28 Ekim arasında Romanya ve Bulgaristan açıklarında en az 9 ticari gemi saldırıya uğradı, 5'i battı. Karadeniz'deki saldırıların yoğunluğu, Hürmüz'deki tabloyla birlikte değerlendirildiğinde, deniz ticaretinin farklı coğrafyalarda eş zamanlı baskı altında olduğu görülüyor.

Karadeniz'deki saldırılarda 32 denizci hayatını kaybetti. Yalnızca ekim ayındaki saldırılarda 31 kişi kayboldu. Bu rakam, can kaybının büyük bölümünün kısa bir zaman diliminde yoğunlaştığını gösteriyor. Ekonomim'in haberinegöre Karadeniz, gemi sayısı açısından Hürmüz'ün gerisinde kalsa da insan kaybı açısından daha ağır bir bilançoyla öne çıkıyor.

Kızıldeniz'de abluka genişliyor, tehdit değişiyor

Yemen'de İran müttefiki Husiler, 20 Temmuz'da Suudi Arabistan'la bağlantılı gemilere abluka ilan etti. İki gün sonra Suudi petrol tankeri ENCELIA vuruldu. Bu yıl Kızıldeniz ve Babu'l Mendeb Boğazı'nda 11 gemi saldırıya uğradı. Kızıldeniz'deki sayı diğer iki bölgeye göre daha düşük görünse de ablukanın ilan edilmesi, bölgedeki taşımacılığın da doğrudan hedef haline geldiğini ortaya koyuyor.

Buna karşılık korsanlık verisi tam tersi bir tablo çiziyor. Ocak-eylül döneminde 51 korsanlık olayı kaydedildi. Bu sayı, 1992'den bu yana en düşük seviyeye geriledi. Yani denizdeki tehdit artık korsanlardan değil, devletler arası çatışmalardan kaynaklanıyor. Ticaret gemileri için riskin kaynağı değişti, ancak riskin kendisi azalmadı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız