Bu Şeyi Yaptım mı Acaba, Yoksa Aklımdan mı Geçti Bilemiyorum? Bu soruyu çoğumuz soruyoruz. Peki bu neden kaynaklanıyor?
Disosiasyon nedir?
Disosiasyon, bölünme, kopma, çözülme olarak açıklanmaktadır. Zihindeki bir anının, duygunun, düşüncenin, bilginin bağı diğer anı, duygu, düşünce, bilgiden ayrılmakta, kopmaktadır. Kişi, bazen bu anıya erişebilmektedir bazen erişememek olarak nitelendiriliyor.
Disosiasyon durumunda bellek, bilinç işlevlerinde bir bozulma görülmektedir. Bu bozulma yapısal olmaktan çok pek çok psikolojik sorunda olduğu gibi işlevsel.
Uzmanlar, disosiasyonu belli koşullar altında bazı düşünce ve eylemlerin bilincin geri kalan kısmından ayrılması ve farkındalık olmadan işleve girmesi olarak açıklıyor.
Disosiasyonda, bilinçten ayrılan anılar, düşünceler bilince ulaşabilmekte.
Bastırmada ise, bastırılan malzeme bilince çıkmaz, davranışlar ve dil sürçmeleri ile ulaşılabiliyor.
Disosiyatif Bozukluk nedir?
Organik bir nedene dayanmaksızın bilinç, bellek, algılama konusunda bozuklukların görülmesi olarak ifade ediliyor.
Travmatik bir ya da birçok yaşantıya bağlı olarak bilincin ve belleğin belli bir zaman süresinde kapanması olarak nitelendiriliyor. Bu sorun çocukluk çağında tacize uğramış, şiddetli travmaya maruz kalmış kişilerde yüksek oranda görülmekte.
“Bu Şeyi Yaptım mı Acaba, Yoksa Aklımdan mı Geçti Bilemiyorum?”
Disosiyatif bozuklukta, bazı kişiler bir şeyi yaptıklarını mı yoksa yapmayı akıllarından geçirdiklerini mi bir türlü hatırlamayabiliyor.
Disosiyatif Bozukluk Belirtileri
Bu sorun kendini disosiyatif bayılmalar, disosiyatif kaçışlar, disosiyatif unutma gibi kişiden kişiye farklı olabilen belirtilerle gösterebilir.
Disosiyatif Bayılmalar
“Bayılma esnasında sesleri duyuyorum, ama yanıt veremiyorum”
Kişi kendisini etkileyen bir olaydan sonra kendisine zarar vermeyecek şekilde yatağa, koltuğa düşerek bayılıyor. Genellikle insanların önünde görülecek biçimde korunarak düşme olur. Epilepsiye benzer kasılmalar, gerilmeler görülebiliyor. Bu bayılmalar esnasında, kişi dışarıdan gelen sesleri duyduğunu ancak yanıt veremediğini belirtiyor. Kasılmalar esnasında, sağa sola çırpınabilir. Bu nöbetler en az 10-15 dakika, bazen de saatlerce sürebilmekte.
Disosiyatif Kaçışlar
“Yola çıkıyorum. Bir yere geliyorum, oraya nasıl geldiğimi bilemiyorum”
Kişi aniden evinden uzaklaşarak başka bir kente yerleşebiliyor. Yeni yerde saatlerce, günlerce, aylarca kalabilir. Daha önce yaşadığı yeri, kimliğini hatırlayamıyor. Genellikle yeni bir kimlik edinebiliyor. Uzun süren seyahatlere çıkabiliyor. Bu durumların disosiyatif bozukluk belirtisi olabilmesi için herhangi bir ilaca ya da nörolojik hastalığa bağlı olmaması gerekir.
Disosiyatif Unutma nedir?
“Mezuniyet törenimi hatırlamıyorum”
“Nikah törenimi hatırlamıyorum”
“Evde bir çanta buluyorum.. Bu çantayı ne zaman almışım, nasıl almışım, nerden almışım hiçbir şey hatırlamıyorum…”
“Geçen gün sokakta yürürken yanıma ismimi söyleyerek yaklaşan kişi beni hatırlamadınız mı dedi… Israr etti. Ama onu hatırlamadım, tıpkı geçen günde yaşadığım olay gibi…”
“Dışarı çıktığımda üzerimdeki elbiseyi ne zaman giydiğimi, nasıl giydiğimi, nasıl seçtiğimi hatırlamıyorum”
Disosiyatif Unutma Belirtileri
Kişi sıradan bir unutkanlıkla açıklanmayacak şekilde kişisel bilgilerini hatırlayamaz. Bazı anılara, bu anılarla ilişkili duygulara, düşüncelere ulaşılamaz. Kişi yaşamının önemli bir bölümünü anımsayamaz. Anımsanamayan dönemler genellikle travmatik veya stresli dönemlerdir. Travmatik veya stresli dönem, bilinçten silinmiş, hiç yaşanmamış gibidir. Kişide hatırlanamayan kısa süreli hafıza kaybına karşı bir aldırmazlık olduğu görülür. Bu sorunu yaşayan kişilerde yeni bilgileri öğrenme kapasitesi bozulmaz. Bu belirtilerin disosiyatif bozukluk belirtisi sayılması için unutmaları açıklayan herhangi bir organik bozukluğun olmaması gerekir.
KADINLARDA SIK GÖRÜLÜYOR
Disosiyatif unutmalar, kadınlarda daha sık görülmekte. Aile içinde disosiyatif bozukluğun sıklığı ve yaygınlığı kesin bilinmemekle birlikte, sık görülmeyen bir bozukluk olduğu belirlenmiş. Yapılan çalışmalarda, disosiyatif amnezinin %7 oranında görüldüğü tespit edilmiştir. Ergenlikte ve erken dönem erişkinlikte ortaya çıkmakta.