İşçinin işverene ait işyerinde bulunduğu sırada uğradığı her türlü bedensel veya ruhsal zararlar iş kazası sayılıyor.
NELER İŞ KAZASI SAYILIYOR?
İşçinin ne şekilde yaralandığı veya öldüğünün önemi olmuyor. İşçinin maruz kaldığı olay işyerinde gerçekleşmişse, iş kazası olarak kabul edilir ve tazminat davasına konu edilebiliyor. Örneğin, kalp krizi işyerinde gerçekleştiği takdirde Yargıtay tarafından, sadece bu nedenle iş kazası olarak kabul edilmekte.
Bir işverene bağlı olarak çalışan işçinin görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda işçinin maruz kaldığı fiiller iş kazası olup tazminat davasına konu olabilmekte.
İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle işçi kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle gerçekleşen her türlü olay iş kazası olarak tazminat davasına konu olabiliyor.
Emziren kadın işçinin, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda maruz kaldığı kazalar iş kazası sayılşıyor. Örneğin, çocuğunu emzirdiği sırada üst balkondan düşen bir sandalye ile yaralanan işçi, işverene iş kazası tazminat davası açabilmekte.
İşçinin, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında meydana gelen her türlü kaza iş kazası sayılıyor. Uygulamada, bu tarz kazalara trafik iş kazası denilmekte.
İş Kazası Tazminat Davası Açma Süresi (Zamanaşımı)
İş kazası nedeniyle bir ceza davası açılmışsa ve ceza davasının “dava zamanaşımı süresi” daha fazla ise, iş kazası nedeniyle tazminat davasında da ceza davası zamanaşımı süresi uygulanıyor. Örneğin, inşaat sektöründe çalışan iki işçinin ölümü halinde taksirle ölüme neden olma suçu nedeniyle ceza davası açılabiliyor. Taksirle iki kişinin ölümüne neden olma halinde ceza davasının zamanaşımı süresi 15 yıldır. Ceza davasındaki 15 yıllık zamanaşımı süresi, iş kazası nedeniyle tazminat davasında da uygulanıyor. Ancak, iki kişinin inşaattan düşerek yaralanması halinde, suç taksirle yaralama suçu olacağından ceza davası zamanaşımı süresi 8 yıl olacağından, bu durumda ceza davasının zamanaşımı süresi değil, 10 yıllık genel dava zamanaşımı süresi dikkate alınıyor.
Maddi ve Manevi Tazminat Davası
Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir (BK m.56/2). Kanunda, manevi tazminat miktarının teknik olarak hesaplanmasını sağlayan bir metot yoktur. Manevi tazminat miktarı, bazı kriterler değerlendirilerek somutlaştırılır. Manevi tazminat miktarını belirleyen kriterler şunlar (BK md. 47):
- Somut durumun özellikleri,
- Tarafların mali durumları,
- Tarafların olaydaki kusurlarının ağırlığı (kusur oranları),
- Meydana gelen manevi zararın büyüklüğü (Örneğin, ölüm, yaralanma veya sadece üzüntü duyulması),
- Olay tarihi itibariyle paranın satın alma gücü.
- Manevi tazminat olarak belirlenecek miktar, tazminat sorumlusunu fakirleştirmemeli, tazminat alacaklısını da zenginleştirmemelidir.
Bedensel Zarar (Yaralanma) Halinde Maddi Tazminat
Geçici işgöremezlik nedeniyle oluşan kayıplar; kişinin olay nedeniyle kalıcı bir sakatlığı olmadığı halde geçici bir şekilde, iyileşinceye kadar "çalışamadığı süre" nedeniyle uğradığı maddi zarar olarak niteleniyor.
Sürekli işgöremezlik nedeniyle oluşan kayıplar; kalıcı sakatlık nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kayıpları olarak değerlendiriliyor. Kalıcı sakatlık veya sürekli işgöremezlik, kişinin beden gücünde bir azalmayı ifade eder. Kişinin maluliyet oranı doktor raporuyla belirleniyor ve maddi tazminat tespit edilen oran üzerinden hesaplanıyor.
Bunlar tedavi giderleri ve tedavi boyunca yapılan her türlü masraflar. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan maddi kayıplar.
Ölüm Halinde Maddi Tazminat
Kanuna göre, ölüm hâlinde uğranılan ve istenebilecek maddi zararlar özellikle şunlar:
- Cenaze giderleri.
- Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.
- Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar. Destekten yoksun kalma tazminatı, ölüm halinde ölenin anne, baba, eş ve çocuklarının isteyebileceği maddi tazminattır.
İş Kazası Tazminat Davası Ne Kadar Sürer?
İş kazasının ölümlü mü yoksa yaralanmalı mı olduğu davanın süresini etkileyen kriterlerden biri. Çünkü yaralanmalı iş kazalarında işveren tarafından işçinin maluliyet oranına itiraz edilmekte, hatta maluliyet oranı ayrı bir dava konusu yapılarak açılan maluliyetin tespiti davası, tazminat davasında bekletici mesele yapılmakta. Bu nedenle yargılama süreci uzamakta.
Yaralanmalı iş kazalarında açılan bir davanın sonuçlanması bazen 5-6 yılı bulmakta. Ölümlü iş kazası tazminat davası ise, yaklaşık 2-3 yılda neticelenmekte.
İŞ KAZASINDA SÜREÇ NASIL İŞLİYOR?
Bu kapsamda iş kazası sonrasında maddi ve manevi haklarınızı almak için izlenmesi gereken temel adımlar şöyle:
- Bildirim ve Raporlama Süreci-SGK Bildirimi: İşveren, kazayı 3 iş günü içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) bildirmeli. İşveren bildirmezse işçi doğrudan kuruma başvurabilir.
- Hastaneye Başvuru: Kaza sonrası yetkili bir hastaneye gidilmeli, olayın iş kazası olduğu kayda geçirtilmeli ve tedavi raporları (epikriz) alınmalıdır.
- Kusur ve Delil Tespiti: İş yerinde tutanak tutulmalı, tanık ifadeleri ve varsa kamera kayıtları toplanmalıdır.
Kurum Yardımları ve Dava Aşaması
SGK ödenekleri nasıl alınıyor? SGK tarafından geçici veya sürekli iş göremezlik ödeneği (maaşı) bağlanması için kuruma talepte bulunulur.
Öte yandan eğer SGK olayı iş kazası olarak kabul etmezse, öncelikle İş Mahkemesinde "iş kazasının tespiti davası" açılmalı.
İşverenden maddi ve manevi tazminat talep etmeden önce yasal zorunluluk olan arabuluculuk bürosuna başvurulabiliyor.
Kısaca, arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa, iş mahkemesinde maddi ve manevi tazminat davası açılabiliyor. Mahkeme; işçinin yaşı, maaşı, maluliyet oranı ve tarafların kusur durumuna göre bilirkişi aracılığıyla tazminat miktarını belirlemekte.