KONYA HABER
Konya
Parçalı az bulutlu
8°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,0598 %0.03
50,4447 %0.17
10.030,02 % -0,41
Ara
BBN Haber Genel Kocamı nasıl idare ederim? Karımla nasıl iyi geçinirim: Eşler arası mutluluk ve başarı

Kocamı nasıl idare ederim? Karımla nasıl iyi geçinirim: Eşler arası mutluluk ve başarı

Eğer eşinizle 'ilgilenmeniz' gerektiğini düşünüyorsanız ve eşinizle nasıl 'ilgileneceğiniz' konusunda yardım arıyorsanız, gerçekten bir eşiniz olmalı. Biriyle ilgilenmek, barışı korumak, kendi istediğini elde etmek için elinden geleni yaptığın anlamına gelir, o kişinin özel bir 'muamele'ye ihtiyacı olan biri olduğu anlamına gelir. Mutluluk ya da başarı için bir reçete değil. İşte detaylar...

Okunma Süresi: 4 dk

Evlilik, birbirimizin en iyisini ortaya çıkarmak için eşit fırsatlar sunar. Bu yüzden saygılı, nazik, şefkatli olun ve onun söylediklerini dinleyin.

Evlilik, çiftlerin özgürlüklerini kaybettiği bir bağlılık değildir. Evlilik, ikinizin de bu hayatı neşeyle yaşamanıza ve elinizden gelenin en iyisini vermenize yardımcı olmalıdır.

Evlilik ilişkisinde herhangi bir şekilde istismara yer yoktur. Pozitifliği besin ve tüm olumsuz düşüncelerden uzak durun.

Kimsenin mahremiyetine girmesine asla izin verme. Tartışma evlilikte olmaz olmaz. Ancak kurallar dışı olduğunda kavgaya dönüşür ve evlilik ilişkisini sarsar.

Nelere Dikkat Etmek Gerekir?

Güç gösterisine girmemeli: Tartışmada karşı tarafı aşağılayarak ve değersizleştirerek üstün gelmeye çalışmak en büyük kural ihlallerindendir. “Ben erkeğim, bu evde benim sözüm geçer, ben bu evin reisiyim” şeklinde baskınlık girişimleri hem adil değildir hem de iletişimi kesintiye uğratır. Demokrat, adil, eşitlikçi bir tartışma ortamı oluşturulmalıdır. Yani her iki tarafın da sözü aynı oranda geçmeli.

Pasif Agresyon ve Saldırganlık 

Eşe kızıp surat asmak, işleri yokuşa sürmek, inatlaşmak, istemediği şeyleri yapmak veya istediği şeyleri yapmamak, iğneleyici sözler söylemek gerginliği artırır, sorunu da çözümsüz bırakır. Bunun yerine yargılamadan, sorgulamadan sormak, dinlemek, konuşmak, duyguları sktarmak son derece etkili olmaktadır.

Karşındakinin hataları kadar kendi hatalarınla da ilgilen

Tartışmalarda hep karşımızdakinin ne yapması gerektiğini söylemek ve iletişimi bunun üzerinden kurmaya çalışmak sıkıntı verici ve kızdırıcıdır. Kendi hatalarınızı da sorgulayabilmek, bir iç hesaplaşmaya girebilmek ve bunları cesurane bir biçimde itiraf edebilmek büyük bir erdemdir. İlişkideki saygınlığı ve güveni artırır.

Suçlamak hiç iyi değildir 

Suçluluk duygusu vicdanlı insanları en çok rahatsız eden duygulardandır. Suçlayıcı yaklaşım karşımızdaki insanı ister istemez savunma durumuna geçirecektir. Hakim, savcı veya avukat rollerinden kurtulup sorunlarını çözmeye çalışan iki yetişkin insan moduna girmeliyiz. Aksi taktirde bu mahkeme uzar gider ve bir türlü karar çıkmaz.

Öğüt, nasihat, konferans şeklinde konuşmalar çok samimiyetsiz gelir 

Öğüt vermek, bir şeyleri öğretmeye çalışır şekilde davranmak karşımızdakini yıldırır ve uzaklaştırır. Herkes bir şeyler bilir, herkesin birbirine verecek bir şeyleri vardır ve herkeste aynı akıl mevcuttur. Bu temel espriyi kaçırmamak, ortak akılı yaratmaya çalışmak çok daha etkilidir.

Genellemeler, damgalar, kalıplar olmamalı

Sen hep böylesin zaten, senden de bu beklenirdi, sen bana hiç değer vermedin zaten, erkek milleti böyledir, siz kadınlar hep böylesiniz” şeklindeki damgalar ve genellemeler inançsızlığın göstergesidir. Böyle bir düşünce ile yaklaşan eşlerin konuşmalarına gerek kalmaz. Çünkü birbirlerini hep aynı kalıpta göreceklerdir. Onun yerine damgalardan, kalıplardan, genellemelerden uzak kalarak duruma ve sürece yönelik tartışmak gerekir.

Kıyaslamak son derece yanlıştır:

Falancanın kocası ne kadar ilgili, filancanın karısı çok becerikli” tarzındaki kıyaslamalar moral bozukluğu ve hayal kırıklığına sebep olur. Eşlerin birbirlerine motivasyonlarını azaltır. İki kişilik ilişkiye üçüncü şahısları hiçbir surette katmamalı. Tam tersi “senin şu iyiliklerin var, şu güzelliklerin var” şeklindeki olumlu geribildirimlerle başlamak eşlere büyük avantaj kazandırmaktadır.

SORUNLARI SEVGİYLE YÖNETMEK

Eşinizi seviyorsanız, sorunları sevgiyle yönetirsiniz. Örneğin, eşiniz çok yüksek konuşuyor. Bunu yanlış şekilde ele almanın yolu şudur: Ölü birini uyandırmak gibi bağırmak zorunda mısın? Neden normal bir insan gibi konuşamıyorsun?

Bunu nasıl ele alacağım: canım! Kulaklarım seslere karşı çok hassas. Bana biraz daha yumuşak konuşarak yardımcı olabilir misin? Teşekkür ederim.

Bazı sorunlar tartışılmalı. İkiniz de birbirinizin görüşünü açık fikirle dinlemelisiniz. Sevdiklerinizi aşağılamaya ve incitmeye çalışmayın. Bunun yerine anlamaya çalış ve diğerine sorunun neyin sebep olduğunu anlamaya çalış. Sorunu anladıktan sonra sakin bir çözüm bul ve samimi yardım isteğiyle bul.

Nihayetinde uzmanlara göre: Sevgi dolu bir insan ol ve tüm sevgini eşinle paylaş, isteyerek.
 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *