Konya'da transformatör (trafo) imalatı, bakım-onarım ve elektrik dağıtım sektörü aktif olarak bulunmakta. Şehirdeki organize sanayi bölgelerinde trafo üretimi ve teknik servis hizmeti veren birçok firma yer almakta.
Güneş santrallerinde Türkiye'de ilk sırada olan Konya, rüzgâr türbinleri, elektrikli araçlar ya da veri merkezleriyle de bu konumunu güçlendirme yolunda hızla ilerliyor.
Bu kapsamda enerji dönüşümünün konuşulduğu hemen her alanda ortak bir ihtiyaç her zaman gündemde: Güçlü bir elektrik şebekesi.
Dolayısıyla bu şebekenin en kritik halkalarından biri olan transformatörler ise çoğu zaman görünmese de enerji sisteminin adeta kalbi görevini üstleniyor. Üretilen elektriğin güvenli ve kesintisiz şekilde tüketiciye ulaşmasını sağlayan sektör, bugün Türkiye'nin ihracat performansının da yükselen oyuncuları arasında. Son yıllarda dünyanın birçok ülkesinde enerji altyapılarının yenilenmesi ve yenilenebilir enerji yatırımlarının hız kazanması, transformatör üreticileri için yeni fırsatlar oluşturdu. Türkiye de bu süreçte güçlü üretim kabiliyeti, mühendislik deneyimi ve stratejik konumuyla öne çıkan ülkelerden biri oldu.
Rekor tesadüf değil
Bu alanda dikkat çekici bir rapor gündemde. Elektromekanik Sanayicileri Derneği'nin (EMSAD) yayımladığı 2025 Elektromekanik Sektör Raporu, sektörün yükselişini rakamlarla ortaya koyuyor. Rapora göre elektrik iletim ve dağıtım ekipmanları ihracatı geçen yıl yaklaşık 10,2 milyar dolara ulaşarak bir önceki yıla göre yüzde 16 büyüdü. Daha dikkat çekici olan ise büyümenin hız kesmemesi. 2026'nın ilk altı ayında ihracat artışı yüzde 18-20 bandında gerçekleşirken, yıl sonunda sektörün 12 milyar dolarlık ihracata ulaşması bekleniyor. Güç transformatörlerinde ise yeni yatırımların devreye girmesiyle ihracatın 3 milyar doların üzerine çıkacağı öngörülüyor. Bu tablo, Türkiye'nin yalnızca iç pazarına üretim yapan bir ülke olmaktan çıkarak küresel enerji altyapısının önemli tedarikçilerinden biri haline geldiğini gösteriyor.
O Enerji yatırımları sektörü besliyor
Bu kapsamda Türkiye'nin yenilenebilir enerji hedefleri de transformatör sektörüne güçlü bir ivme kazandırıyor. EPDK verilerine göre Haziran 2026 itibarıyla kurulu güç 126.157 MW’a ulaşmış ulaştı. Bunun yaklaşık yüzde 63’ü yenilenebilir kaynaklardan sağlanıyor. Her yeni güneş ve rüzgar santrali, her yeni trafo merkezi ve her yeni iletim hattı, transformatör üreticileri için yeni bir yatırım alanı anlamına geliyor. TEİAŞ’ın 77.188 km iletim hattı, toplam 1.418 yüksek gerilim trafo merkezi, TEDAŞ ve 21 EDAŞ’ın yönettiği yaklaşık 1,5 milyon km dağıtım hattı ve 560 bin dağıtım trafosu, Türkiye’nin elektrik altyapısının boyutunu gösteren önemli göstergeler. Bu dev altyapının yenilenmesi ve genişletilmesi, sektörün önümüzdeki yıllarda da büyümesini destekleyecek en önemli dinamiklerden biri olarak görülüyor.
KONYA KÜRESEL OYUNCU OLMA YOLUNDA
Uzmanlar sektörün geldiği noktayı değerlendirirken Türkiye'nin sahip olduğu üretim kapasitesine dikkat çekiyor. Aynı uzmanlara göre Türk elektromekanik sektörü; güçlü üretim altyapısı, deneyimli insan kaynağı ve ihracat gücüyle bölgesel bir lider. Elektrik iletim ve dağıtım şebekeleri için kritik ekipmanlar üreten sektör, enerji arz güvenliğinin en önemli halkalarından birini oluşturuyor.
Ancak aynı uzmanlara göre mevcut başarı yeterli değil. Türkiye'nin Avrupa ve Amerika pazarlarında kalıcı bir oyuncu haline gelmesi için test ve sertifikasyon altyapısının güçlendirilmesi, yüksek teknoloji gerektiren hammaddelerde dışa bağımlılığın azaltılması, nitelikli iş gücünün artırılması ve markalaşmaya daha fazla yatırım yapılması gerekiyor. Doğru politikalar Türkiye'yi, 2035'e kadar yalnızca bölgesel bir üretim üssü değil, Avrupa ve Amerika pazarlarında da kalıcı bir küresel oyuncu yapabilecek.
Konya yeni dönemin kazananı olabilir
Enerji dönüşümü hız kesmeden devam ederken, ülkeler yalnızca elektrik üretimine değil, elektriği taşıyacak altyapıya da milyarlarca dolarlık yatırım yapıyor. Bu durum transformatör üreticileri için uzun vadeli ve güçlü bir talep anlamına geliyor. Türkiye'nin Konya merkezli, son yıllarda üretim kapasitesini artırması, ihracatta yakaladığı ivme ve mühendislik kabiliyeti düşünüldüğünde, transformatör sektörü önümüzdeki dönemde sadece enerji sektörünün değil, yüksek katma değerli sanayi üretiminin de en güçlü temsilcilerinden biri olmaya aday görünüyor.