KONYA HABER
Konya
Açık
31°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
47,7590 %0.06
55,1696 %0.05
11.099,76 %1.26
BBN Haber Genel Lohusalık depresyonu nasıl yenilir: Genç kadın 3 çocuğunu öldürdü

Lohusalık depresyonu nasıl yenilir: Genç kadın 3 çocuğunu öldürdü

ABD'de 35 yaşındaki Lindsay Clancy üç çocuğunu öldürme suçundan yargılanıyor. Dava, kadınların doğum sonrası ruh sağlığını yeniden başlıklara taşıdığı için gündemde. Lindsay Clancy'nin avukatları onun doğum sonrası psikoz nedeniyle çocuklarını öldürdüğünü, bu nedenle cezai ehliyetinin olmadığını söylüyor. Savcılar ise ölümlerin önceden planlanmış ve kasıtlı olduğunu iddia ediyor.

Lohusalık depresyonu nasıl yenilir: Genç kadın 3 çocuğunu öldürdü
KAYNAK: Haber Merkezi
Okunma Süresi: 6 dk

Doğum sonrası psikoz, bir kişinin çocuk sahibi olduktan kısa süre sonra yaşayabileceği nadir fakat ciddi bir ruh sağlığı hastalığı olarak tanımlıyor ve acil tedavi görülmesini öneriyor.

ABD'de 35 yaşındaki Lindsay Clancy üç çocuğunu öldürme suçundan yargılanıyor. Dava, kadınların doğum sonrası ruh sağlığını yeniden başlıklara taşıdığı için gündemde.

Lindsay Clancy, 29 Temmuz'da Plymouth'taki Plymouth Yüksek Mahkemesi'nde görülen duruşmada.

Lindsay Clancy'nin avukatları onun doğum sonrası psikoz nedeniyle çocuklarını öldürdüğünü, bu nedenle cezai ehliyetinin olmadığını söylüyor.

Savcılar ise ölümlerin önceden planlanmış ve kasıtlı olduğunu iddia ediyor.

Olay, 2023 yılında Massachusetts'teki evlerinde gerçekleşmişti.

Clancy de aynı gece kendi yaşamına son vermeye teşebbüs ettikten sonra felç kaldı.

Lohusa Döneminde Görülen Ruhsal Sıkıntılar Neler?

Anne adaylarının en çok korktuğu olay… Doğum sonrası lohusalık, kadının en zayıf dönemlerinden biri olarak adlandırılıyor ve bu süreçte hormonlar normal düzene geçiş yapmaya çalışıyor. Bu süreçte aile desteği olmadığında, annede oluşan kronik gerilim hali ile birlikte, uyku sorunları, bazı kişilerde ise, "postpartum psikoz" adı verilen ciddi akıl hastalığı bulgularına rastlanabiliyor.

Bu kapsamda psikoterapi desteği lohusalık döneminde önem taşımakta. Emzirme, ilk annelik korkularının giderilmesi, evdeki yeni düzenin oluşturulması önemli. 

Dolayısyla annelik hüznü denilen, doğumdan sonraki iki haftada kadınların %70’inde görülen duygulanım değişiklikleri, ayrıca stres hormonlarının yükselmesi ile birlikte depresyona dönüşebiliyor.

Lohusalık (Postpartum) Depresyonu Neden Olur?

Doğum sonrası depresyon, tek bir nedene bağlı olarak değil, vücudun ve yaşam tarzının maruz kaldığı radikal değişimlerin bir kombinasyonu sonucu ortaya çıkar. Bu durumu tetikleyen ana unsurlar aşağıdaki gibidir; biyokimyasal ve hormonal değişimler.

Hamilelik boyunca zirve yapan östrojen ve progesteron hormonları, doğumun gerçekleşmesiyle birlikte ilk 24 saat içinde ani bir düşüş yaşayarak hamilelik öncesi seviyelerine döner. Bu keskin düşüş, tıpkı adet öncesi sendromunda (PMS) olduğu gibi ancak çok daha şiddetli bir şekilde, beyindeki duygu durumu düzenleyici kimyasalları etkileyerek depresif bir süreci tetikleyebilir. Aynı zamanda tiroid bezinin ürettiği hormonlardaki dengesizlikler de halsizlik ve isteksizlik yaratarak tabloyu ağırlaştırabilir.

Anneliğe Geçişi Kabullenme Süreci Nasıldır?

Çocuğun doğumundan sonra, kadının beyninde mutluluk hormonu olan serotonin azalabilir ve stres hormonu olan kortizon artabilir. Yalnız kalan annelerde "Çocuğuma bakamayacağım! Ya nefesi durursa” gibi korkular oluşabiliyor.

Anneliğin ilk 6 haftalık döneminde kadını yalnız bırakmamak çok önemlidir. Kadın, uyuyabilmesi şartıyla, kendini 6 haftada toparlayabilmekte.

Hayatında yeni bir sürece girerek artık anne olduğunu gören, hayatının eski düzeninden farklı yöne gideceğini fark eden kadında zor bir kabulleniş dönemi olabilir. Anne olmanın sorumluluğunu üstlenmek güç olabilir, kişi “Benden anne olmaz” veya “Ben kötü bir anne olacağım” gibi negatif düşüncelere kapılabiliyor.

Lohusalık / Annelik Hüznü Belirtileri Nelerdir?

  • Kendine dair değersizlik, yetersizlik, güvensizlik, çaresizlik hisleri
  • İçe kapanıklık
  • Kaygı
  • Suçluluk hissi, ağlama atakları
  • Hareket ve konuşmada yavaşlık ya da tam tersi hiperaktivite
  • İştah, uyku bozuklukları,
  • Unutkanlık,
  • Duygusal iniş çıkışlar,
  • Konsantrasyon ve karar verme yeteneğinde azalma, keder,
  • Cinsel isteksizlik,
  • Ölüm ve intiharla ilgili düşünceler,
  • Öfke hissi,
  • Yoğun umutsuzluk, yalnızlık, kontrol kaybı, çıldırma korkusu, yaşamı anlamsız bulma,
  • Bebeğe karşı ilgisizlik, bebeği için aşırı endişelenme, bebeğe zarar vermekle ilgili düşünceler

Doğum Sonrası Depresyonda Hekim Desteği Ne Zaman Gerekir?

Lohusalığın ilk iki haftasında görülen ağlama nöbetleri ve kaygı genellikle bebek hüznü olarak adlandırılır ve kendiliğinden geçmesi beklenir. 

Ancak aşağıdaki durumlar yaşanıyorsa, vakit kaybetmeden bir uzmana danışılmalı:

  • Belirtilerin şiddeti ve süresi

Eğer yaşanan isteksizlik, mutsuzluk ve yoğun kaygı hali iki haftadan uzun sürdüyse ve hafiflemek yerine giderek derinleşiyorsa bu bir uyarı sinyalidir. Günlük rutinlerinizi gerçekleştirmekte zorlanıyorsanız, biyolojik saatiniz sekteye uğramış demektir.

  • Bebekle bağ kurma güçlüğü

Bebeğinize karşı bir yabancılaşma hissediyor, onun ihtiyaçlarını karşılarken kendinizi otomat gibi duygu barındırmayan bir modda buluyor veya bebeğinizle baş başa kalmaktan korkuyorsanız profesyonel destek şarttır. Bu durum anneliğinizin bir kusuru değil, tamamen tedavi edilebilir bir kimyasal dengesizliğin sonucudur.

  • Kontrol edilemeyen öfke ve kaygı nöbetleri

Sadece üzüntü değil; aşırı sinirlilik, çevreye veya bebeğe karşı aniden parlayan öfke patlamaları ve bebeğime bir şey olacak korkusuyla gelen panik ataklar bir hekim desteğine ihtiyaç duyduğunuzu gösterir. Bu yoğun stres hali, sinir sisteminizin aşırı yüklendiğinin kanıtıdır.

  • Düşünce içeriğinde bozulmalar

Zihninizde kendinize veya bebeğinize zarar verme gibi korkutucu, istenmeyen düşünceler belirmeye başladıysa veya gerçeklikle bağınızın zayıfladığını hissediyorsanız bu, durumun Postpartum Psikoz gibi daha ciddi bir tabloya evrilmemesi için acil müdahale gerektiren bir aşamadır.

  • Sosyal izolasyon ve hayattan kopuş

Arkadaşlarınızla konuşmayı reddetmek, aile desteğini geri çevirmek ve daha önce size keyif veren her şeyden tamamen uzaklaşmak, depresyonun sizi çevreleyen duvarlarını ördüğünü gösterir.

Yardım istemek bir zayıflık göstergesi değil, aksine hem kendiniz hem de bebeğiniz için yapabileceğiniz en bilinçli ve sevgi dolu eylemdir. Erken müdahale, iyileşme sürecini belirgin şekilde kısaltır.

Lohusalık Depresyonu Ne Zaman ve Nasıl Geçer?

Lohusalık bunalımı olarak da adlandırılan lohusalık depresyonu kaç ay sürer sorusu sık sorulan sorulardan biridir. Bu süre kişiye göre değişkenlik göstermektedir. 

Uzmanlara göre bu dönemde bazı önlemler alınmalıdır. Bunlar şöyle:

  • Kendinize, eşinize ve bebeğinize, bu sürece alışmak için zaman tanıyın, sabırlı olmaya çalışın.
  • Bu dönemde en önemli konu kişilerin birbirine olan desteklerini, empatilerini artırmasıdır.
  • Bebeğinizle bağınızı kuvvetlendirmek için biberonla besliyor olsanız bile cildinizin onunkiyle temas halinde olmasını sağlayın.
  • Lohusa anneyi eş ve aile dostları olarak rahatlatın, kaygılarından kurtulmasına yardım edin.
  • Anneye küçük sürprizler yaparak evlilik hayatınızın heyecanını korumaya çalışın
  • Annenin ani duygusallıklarına ve aşırı tepkilerine karşı hazırlıklı olun, eleştirmeyin.
  • Omega 3 gibi gerekli vitaminlerin alınmasına dikkat ederek, fırsat yaratıp güneş ışığının altında zaman geçirip, kısa zamanlarda bile olsa sevdiğiniz bir arkadaşınızla bir kahve molası vererek kendinizi ödüllendirin.
  • Açık iletişimde olun, istek ve rahatsızlıklarınızı birikmeden, kırıcı olmadan, sakin ortamlarda belirtmeye çalışın.
  • Kriz anlarını kontrolle yönetin, geçici olduklarını kendinize hatırlatın, kriz anlarında yıkıcı konuşma ve tutumların size de ailenize de uzun vadede bir şey kazandırmayacağını unutmayın.
  • Psikoterapi desteği almayı deneyin, olay ve sorunlara hem kendiniz hem de diğer aile bireyleri açısından nasıl daha çözümcül yaklaşabileceğinizi öğrenin.
Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız