Okul dışı kalan ve okuldan ayrılma riski taşıyan çocuklarla ilgili iki araştırma yapıldı. Bunlardan ilki olan “Hatay ve Adıyaman’da Okul Dışı Kalmış ve Okuldan Ayrılma Riski Altındaki Çocuklar Araştırması”, depremlerin ardından eğitim altyapısı ve hizmetlerinin yeniden tesis edilmesine yönelik çalışmalar sürerken, bazı çocuklar ve aileler için eğitime düzenli katılımı etkileyen güçlüklerin de devam edebildiğine işaret etti.
Araştırma dünya genelinde çocukların haklarını korumak, yaşam koşullarını iyileştirmek ve acil insani yardımlar sağlamak amacıyla faaliyet gösteren İngiltere merkezli sivil toplum kuruluşu Save the Children Türkiye tarafından yapıldı.
AİDİYET DUYGUSU ZORBALIK TARAFINDAN ZEDELENİYOR
Bu araştırmada okulla ilişkili giderler ekonomik engeller arasında öne çıkarken ulaşım maliyetleri ve mesafe, psikososyal güçlükler, öğrenme kayıpları, mevsimlik tarım işçiliği ve sosyal dışlanma da eğitime devamlılığı etkileyebilen faktörler arasında yer aldı.
Bulgular, özellikle 14–17 yaş grubundaki çocukların okuldan uzaklaşma açısından daha yüksek risk taşıdığını gösterdi. Buna göre, ekonomik baskılar, öğrenme açıkları, ulaşım güçlükleri ve geçim faaliyetlerine katılım gibi etkenlerin bir araya gelmesiyle artan devamsızlık, zaman içinde öğrenme kayıplarını derinleştirerek çocukların motivasyonunu, özgüvenini ve okulla bağını zayıflatabiliyor.
İstanbul’un Sultanbeyli ve Avcılar ilçelerindeki dört devlet okulunda gerçekleştirilen “Güvenli, Kapsayıcı ve Dayanıklı Okullar Araştırması” ise çocukların okulda kendilerini güvende hissetmesinde fiziksel koşullar kadar sosyal ilişkilerin ve aidiyet duygusunun da belirleyici olduğunu ortaya koydu. Araştırmada özellikle zorbalığın, çocukların aidiyet duygusunu ve eğitimle kurdukları ilişkiyi etkileyebildiğine dikkat çekildi.
O RİSKLERİN ERKEN FARK EDİLMESİ ÖNEMLİ
İlgili iki araştırmanın ortak bulguları, çocukların eğitime devamını desteklemek için bütüncül yaklaşımların önemine işaret etti. Buna göre, çocukların eğitimden uzaklaşmasına yol açabilecek risklerin erken fark edilmesi, çocukların ve ailelerin uygun hizmetlere yönlendirilmesi ve ulaşım ile okul giderleri nedeniyle güçlük yaşayan ailelerin mevcut desteklere erişiminin kolaylaştırılması önem taşıyor. Araştırmayla ilgili konuşan Save the Children Türkiye Ülke Direktörü Berna Köroğlu, “Okula dönüş, eğitim hakkının yalnızca ilk adımı. Çocukların okulla bağlarını koruyabilmesi, öğrenmeye devam edebilmesi ve ihtiyaç duyduğunda uygun desteğe erişebilmesi de aynı ölçüde önemli” dedi.