Okulların açılmasına kısa bir süre kala kaygı verici bir araştırma yayınlandı. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından yayımlanan Uluslararası Öğretme ve Öğrenme Araştırması (TALIS 2024), eğitim dünyasındaki önemli bir problemi gözler önüne serdi.
Bu kapsamda dünya genelinde yapılan araştırmaya göre sınıflarda yaşanan disiplinsizlik, öğrencilerden gelen sözlü taciz ve yıldırma davranışları, öğretmenlerin mesleği bırakma niyetini doğrudan etkiliyor.
Aynı araştırma sonuçlarına göre sınıf içinde sürekli sözlü taciz ve yıldırmaya maruz kalan bir öğretmenin, önümüzdeki 5 yıl içinde mesleği bırakmayı düşünme ihtimali OECD genelinde 2 katına çıkıyor. Araştırmanın dikkat çeken sonuçlarından biri Türkiye’nin konumu oldu.
TÜRKİYE'DE DURUM OLDUKÇA KÖTÜ
Bu arada Türkiye, yaklaşık 2,1 olan OECD ortalamasının belirgin şekilde üzerine çıkıyor. Türkiye’de ortaokul öğretmenlerinin, öğrenci kaynaklı disiplin sorunları ve sözlü şiddetle karşılaşmaları durumunda mesleği bırakma eğilimlerinin 2,5 kattan fazla arttığı görülüyor. Bu tablo, sınıf içindeki huzursuzluğun öğretmenler açısından yalnızca günlük bir ders stresi olmadığını, mesleki bağlılığı ve öğretmenin sistemde kalma isteğini doğrudan etkileyen ciddi bir soruna dönüştüğünü ortaya koyuyor.
O BARDAĞI TAŞIRAN SON DAMLA
Eğitim uzmanlarına göre TALIS 2024 verileri sahadaki gerçekleri tescilliyor.
Eğitim sisteminin en büyük sorunlarından birinin öğretmenleri sınıfta ve meslekte tutabilmek olduğu ifade ediliyor.
Öğretmenlerin sahada en fazla şikâyet ettiği konuların başında sınıf içindeki saygısızlık ve disiplinsizliğin geldiğine dikkat çekiliyor.
Aynı uzmanlara göre raporun ortaya koyduğu bu 2,5 katlık risk oranı sürpriz değil.
Ekonomik ve manevi açıdan yıpranan öğretme, sınıfta sınır tanımayan, otorite kabul etmeyen ve kendisine sözlü tacizde bulunan öğrencilerle karşılaştığında tükenmişlik yaşıyor.
Toplumda eskiden hâkim olan “Eti senin, kemiği benim” anlayışının yerini sınıftaki otorite kaybı ve saygısızlığa bıraktığı vurgulanırken, yine sınıftaki bu güvenlik ve disiplin sorununun, öğretmen için mesleği bırakma kararında bardağı taşıran son damla hâline geldiğine dikkat çekiliyor.
O ÖĞRETMENİ KORUYAN MEKANİZMA
Öte yandan sınıflardaki disiplin krizinin çözümü için acil adımlar atılması gerektiğini vurgulanıyor.
Müfredat ve sistem değişikliklerini konuşmanın yeterli olmayacağını söylenirken sınıfın kapısını kapattığında kendini güvende hissetmeyen, arkasında idarenin ve yasaların desteğini bulamayan bir öğretmenden verim alınamayacağının altı çiziliyor.
Dahası öğretmeni veli ve öğrenci karşısında yalnız bırakan, akran zorbalığını veya öğretmene yönelik yıldırmayı örtbas eden anlayıştan vazgeçilmesi gerektiği belirtilirken, sınıfta otoriteyi ve huzuru yeniden tesis etmeden, öğretmeni koruyan mekanizmaları devreye sokmadan eğitimde niteliği artırmak mümkün olmadığı kaydediliyor.
Yine uzmanlara göre öğretmen açığının çözümü yalnızca yeni atamalarla sınırlı tutulamaz. Mevcut öğretmenlerin sistemde kalmasını sağlamak için okul ikliminin, idari destek mekanizmalarının ve öğretmenlerin özlük haklarının acilen iyileştirilmesi gerekiyor.