Sosyal medyadaki abonelik sistemi ile ücretli içerikler paylaşan fenomenler son zamanların tartışma konusu.

Fenomen Fatma Soydaş’ın müstehcen yayınlarından dolayı tutuklanması, şarkıcı Gülben Ergen’in abonelere özel içerik paylaşımı…

Yanı sıra sistem üzerinden pazarlanan çeşitli hizmetler gündemdeki yerini korurken, gençlerin kolay yoldan para kazanmaya özendirilmesi ve toplumsal değerler üzerindeki etkileri de konuşulmaya devam ediyor.

Öte yandan Türkiye'de bir kadının Instagram'da açtığı ücretli abonelik sistemiyle sadece ayak fotoğrafları paylaşarak ayda 178 bin TL kazanması sosyal medyayı sallamıştı. Yüzünü gizleyen kadının bu kazancı, "kolay para ve emek" tartışmalarını alevlendirdi. Bir kesim bu durumu adaletsiz bulup sert tepki gösterirken, diğer bir kesim ise olayın tamamen arz-talep dengesi olduğunu savundu. Sosyal medyayı ikiye bölen bu sıra dışı gelir kapısı, günün en çok konuşulan olaylarından biri oldu.
SOSYAL MEDYA TEŞHİRCİLİĞİ
Sosyal medyada teşhirciliğin, müstehcenliğin veya mahremiyet sınırlarının zorlandığı içeriklerin bir kazanç kapısı haline gelip gelmediği, son yıllarda hem Türkiye’de hem de dünyada en çok tartışılan toplumsal, hukuki ve ekonomik konulardan biri.
Sosyal medyada teşhirciliğin, müstehcenliğin veya mahremiyet sınırlarının zorlandığı içeriklerin bir kazanç kapısı haline geldiği artık tartışmasız. Uzmanlara göre evet, ne yazık ki belirli bir kesim için kısa yoldan ve yüksek gelir elde edilen bir alan haline geldi.
Bu durum ciddi hukuki, ahlaki ve toplumsal riskleri de beraberinde getiriyor.
Artık eski geleneksel medya modellerinin aksine, günümüzdeki dijital platformlar doğrudan kullanıcı etkileşimini ve merak duygusunu paraya tahvil eden altyapılar sunuyor:
Özellikle abonelik sistemleri son derece önemli. Başta instagram gibi platformlardaki ücretli abonelik modelleri veya doğrudan bu amaca hizmet eden OnlyFans gibi siteler, kullanıcıların özel/müstehcen içeriklere ulaşmak için aylık sabit ödemeler yapmasını sağlıyor.
Kimi örneklerde sadece belirli vücut kısımlarının (ayak vb.) paylaşılmasıyla bile yüksek gelirler elde edildiği medyada yer alıyor.
DİJİTAL HEDİYELER
Canlı yayın hediyeleri önemli. Özellikle TikTok ve benzeri canlı yayın platformlarında, sınırları zorlayan kıyafetler, hareketler veya söylemler sergileyen yayıncılar; izleyicilerden anlık olarak sanal hediyeler (jeton, gül, araba vb.) alıyorlar. Bu dijital hediyeler daha sonra gerçek paraya dönüştürülebiliyor.
Yanı sıra sosyal medya algoritmaları "ilgi" (engagement) üzerine kuruludur. Şok edici, merak uyandıran, kural tanımaz veya müstehcen içerikler çok hızlı etkileşim (beğeni, yorum, paylaşım, nefret söylemi dahi olsa) aldığı için algoritma tarafından öne çıkarılıyor. Daha çok görünürlük, daha fazla reklam, iş birliği ve bağış demek oluyor.
Öte yandan normal şartlar altında uzun süre emek ve eğitim gerektiren kazançların, bu tür mecralarda birkaç dakika içinde veya düşük bir çabayla elde edilebilmesi…
Özellikle genç kuşaklar arasında "emek vermeden zengin olma" veya "kısa yoldan köşeyi dönme" algısını körüklüyor.Mahremiyet algısını tamamen değiştirerek teşhiri sıradanlaştırıyor ve normalleştiriyor.
AĞIR TOPLUMSAL BEDELLER ÖDENİYOR
Peki hukuki boyut ne? Bu durum sadece ahlaki bir tartışma olmayıp, yasalar karşısında da suç teşkil edebilmektedir. Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre; Müstehcenlik (TCK Madde 226) ve hayasızca hareketler gibi suçlamalar kapsamında, sosyal medyada bu tür gelir elde eden kişilere yönelik operasyonlar, gözaltılar ve tutuklamalar sıkça gerçekleşmekte.
Emniyet birimleri ve savcılıklar, Instagram, TikTok, X (Twitter) veya Telegram gibi mecralardaki bu tarz "dijital müstehcenlik" ağlarına ve gelir elde etme biçimlerine karşı dönemsel olarak operasyonlar yürütmekte. Ancak dijital mecraların dinamik ve hızla şekil değiştiren yapısı nedeniyle denetimler her zaman tam anlamıyla yeterli olamayabiliyor.
Dolayısıyla sosyal medyada teşhircilik ve sınır ihlalleri geçici/kalıcı bir kazanç kapısına dönüşmüş durumdadır; fakat bu kapı; kısa vadeli yüksek paralar kazandırırken, uzun vadede bireylerin hukuki, cezai ve toplumsal olarak çok ağır bedeller ödemesine (kamuoyu nezdinde dışlanma, adli sicil, hapis cezaları) yol açmakta. Toplumsal etik, mahremiyet ve dijital hijyen açısından da sosyal medyanın en karanlık yüzlerinden birini oluşturmakta.