Stratejik ve Sosyal Araştırma merkezli değerlendirmede, tatil talebinin son yıllarda yeniden canlanmaya başlasa da yüksek maliyetlerin tatil kararlarında belirleyici olmaya devam ettiğini ortaya koydu.
GEREKÇE TAMAMEN DUYGUSAL
İlgili araştırmaya göre bu yaz tatile gideceğini söyleyenlerin oranı %24,4'e yükseldi. Buna karşın %47,3'lük kesim tatile gitmeyeceğini belirtirken, bu grubun büyük çoğunluğu gerekçe olarak ekonomik nedenleri gösterdi. Katılımcıların %61'i de yurt içi tatil bölgelerinde fiyatların normalin üzerinde arttığı görüşünü paylaştı.
Bu arada tatile gitme eğiliminin gelir düzeyi yükseldikçe arttığı görüldü. Asgari ücretle geçinenlerde tatil planı yapanların oranı %10'da kalırken, geliri asgari ücretin 4 katı ve üzerinde olanlarda bu oran %56'ya çıktı.
Aynı araştırma, tatil harcamalarının da hane bütçesi üzerinde giderek daha fazla yük oluşturduğunu gösterdi. Tatil için aylık gelirinin tamamından fazlasını harcayacağını belirtenlerin oranı 2022'de %16,3 iken, 2026'da %38,5'e yükseldi.
ENFLASYON TATİL ALIŞKANLIKLARINI DEĞİŞTİRİYOR
Yine aynı araştırmaya göre katılımcıların %38'i ekonomik nedenlerle tatilden tamamen vazgeçtiğini belirtirken, tatile gidenlerin %54'ü masrafların bütçesini aştığını ifade etti. Tatil yapacaklar arasında %17 bütçesini düşürdüğünü, %15 tatil süresini kısalttığını, %13 ise daha uygun fiyatlı konaklama tercih ettiğini söyledi
Öte yandan tatil kararında en belirleyici unsurun da fiyat olduğu görüldü. Katılımcıların %36'sı tatil tercihini yaparken fiyat ve bütçeye uygunluğu ilk sıraya koydu.
Araştırmaya göre katılımcıların %39'u yurt dışı tatilinin artık yurt içine kıyasla daha uygun hale geldiğini düşünürken, %49'u ise vize süreçlerinin giderek zorlaştığı görüşünü dile getirdi. Araştırmanın sonuç bölümünde, tatil talebinin geri döndüğü ancak artık daha hesaplı, daha seçici ve daha parçalı bir tatil anlayışının öne çıktığı değerlendirmesine yer verildi. Yanı sıra akraba tatilleri de halen tatil yapma anlayışında önceki yıllarda oluğüu gibi geçerliliğini koruyor.