Türkiye'nin gök vatanını onlar koruyor… Türk Hava Kuvvetleri'nin (THK) envanterine 1987'de giren ve büyük oranda o zamanki adıyla Türk Uçak Sanayii Anonim Ortaklığı (TUSAŞ) tarafından üretilmeye başlayan F-16'ların çeşitli modelleri var.
Bu kapsamda ilk modeli Blok 1 olan bu savaş uçaklarının en güncel modelleri Blok 70/72'ler.
Yine Türkiye'nin aldığı ilk F-16'lar Blok 30 modeliydi
160 adet F-16, 1987-1995 arasında Türkiye'nin envanterine girdi.
Envantere giren bu uçakların sekizi ABD'den satın alınırken 152'si TUSAŞ tarafından monte edildi.
Yine 1999'a kadar 80 adet F-16 daha envantere katıldı.
Bu sayede 2000'li yıllara girerken 12 filoluk F-16 adediyle THK'nın asıl gücünü F-16'lar oluşturmaya başladı.
Öte yandan ABD ile anlaşmalı olarak beş ülkenin ortak üretime katıldığı F-16'lar, TUSAŞ tarafından sadece THK için değil, diğer ülkelere satılmak üzere de üretildi.
Yine de 2000'li yıllarda bu kez F-16'lar da kaza/kırım haberleriyle anılmaya başladı. Teknolojik gelişmeleri yakalayabilmek ve gövde ömrünü uzatabilmek için modernizasyon ihtiyacı öncelik kazandı.
Bu arada Lockheed Martin firmasıyla yapılan anlaşma kapsamında 30 adet F-16 daha 2012'de THK filosuna katıldı.
250 F 16
Günümüzde, kaza/kırıma uğrayanlar çıkarıldığında yaklaşık 250 kadar F-16 uçağı THK tarafından aktif olarak kullanılıyor.
Konunun uzmanları, kullanım süreçleri, modernizasyon kapasiteleri anlık değiştiği için teknik olarak tam bir sayı vermenin mümkün olmadığını söylüyorlar.
Bu çerçevede Türkiye'nin en sık askeri operasyon düzenlediği ve iç politikada tartışmalara yol açarak geniş yer tutan Irak'ın kuzeyinde, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yaptığı açıklamalara göre, bir operasyonda bir filodan, yani 20'den fazla F-16 uçurulduğu oluyor.
Ancak 10 yılı aşkın süredir envantere yeni bir uçak girmemiş olmasının, mevcut F-16'larda güncelleme ihtiyacı doğurduğu belirtiliyor.
Bu F-16'lar nasıl yenilendi?
Konuyla ilgili Lockheed Martin şirketinin "Fighting Falcon" yani "Savaşan Şahin" adını verdiği F-16'ların en yeni konfigürasyonu Blok 70/72'ler.
Bu kapsamda Türkiye, Ekim 2021'de ABD'den 40 adet Blok 70 F-16 Viper ve mevcut jetler için 79 adet modernizasyon kiti satın almayı talep etti. Bu talep Ocak 2024'te onaylandı.
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Kasım 2024'te TBMM'de 2025 yılının savunma bütçesine dair yaptığı açıklamada, modernizasyon projesinden vazgeçildiğini açıkladı:
"F-16 Blok 70 tedariki kapsamında başlangıç ödemesi yapılmıştır. 1,4 milyar dolar yatırdık. Bununla 40 tane F-16 Blok 70 Viper uçağı alacağız.
"79 tane de modernize edecektik, ondan vazgeçtik. Şunun için vazgeçtik, bu F-16 modernizasyonunu TUSAŞ tesislerimiz kendisi yapabilecek durumda. Dolayısıyla onları oraya devrettik."
Türkiye'de mevcut en gelişmiş varyasyon ise Blok 50+'lar
Yanı sıra, tek motorlu avcı uçaklar olarak üretilmeye başlayan F-16'ların Blok 40 varyasyonunda önce gece görüşü geliştirildi, ardından taşıyabileceği silah çeşitliliği artırıldı; Blok 50'de gelişmiş füzeleri taşıma özelliği getirildi.
Yine Blok 50+'da ise radar özellikleri geliştirildi, taşıyabileceği yakıt miktarı artırıldı ve zırh eklendi.
Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) envanterindeki Blok 30 F-16'ların da 2035'e kadar F-35'lerin eklenmesiyle kademeli olarak emekli edilmesi planları gündeme gelmişti.
Türkiye'nin F-35 programından çıkarılması sonrası modernizasyon çalışmaları da öncelik kazandı.
Öte yandan 2005'te ABD yönetimi ile Ankara arasında varılan mutabakat gereği Lockheed Martin ile 1,1 milyar dolarlık bir anlaşma imzalandı.
Yine bu anlaşma bağlamında o tarihte Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. adını alan TUSAŞ ve ASELSAN, F-16'ların hem kabiliyetini artırmak hem de modernizasyon için çalışmalara başladı.
Aynı şekilde uçak içinde kullanılan cihazların modernize edildiği ve silah sistemlerinin geliştirildiği bu çalışma kapsamında ilk deneme 2010'da 10 adet F-16'da yapıldı.
Sistem başarılı olunca 165 uçağa da seri modernizasyon uygulaması yapıldı.
Yani bu kapsamda F-16'ların yarısından fazlası 2010'da yerli imkanlarla modernize edilmiş ve Blok 50+ seviyesine getirilmiş oldu.
Yine Türkiye'nin elindeki yaklaşık 30 adet F-16 Blok 30 savaş uçağı, 8 bin saatlik uçuş süresini doldurmaya yaklaşınca, bunu 12 bin saate çıkaracak ve ömürlerini en az 2030'a kadar uzatacak bir modernizasyon ihtiyacı doğdu.
Bu arada 2016'da başlayan modernizasyon projesi, 2024 yılında yapılan açıklamaya göre tamamlandı. Böylece F-16'lar hem daha uzun uçuş süresine, hem daha gelişmiş radar ve silah sistemlerine sahip oldu.
ihtiyacı karşılar mı?
Bu kapsamda dünyada gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin kullandıkları savaş uçakları ikinci ve üçüncü nesilleri de barındırsa da artık çoğunlukla dördüncü nesil ve ara formül olarak bulunan 4+ nesilden oluşuyor.
Yine Türkiye'nin envanterindeki F-4E'ler ikinci ve üçüncü nesil olarak değerlendirilirken F-16'lar ise geliştirilmiş üçüncü nesil olarak değerlendiriliyor.
Ayrıca F-16'ların en gelişmiş varyasyonları dört ve 4+ nesilden oluşuyor.
Amerika'nın Türkiye'ye satışına onay verdiği ve dördüncü nesil sayılan F-16 Blok 70'lerde ise hız büyük oranda artırılırken her türlü hava koşulunda takip yeteneği geliştirildi.
Buna göre Viper F-16, radarı nedeniyle 4+ kategorisinde değerlendirilebilir. Viper ve F-35'in radarı aynı, bu da Viper'a seviye atlatıyor. Ancak F-35'in radarının görünmezlik ve sensör kabiliyeti de olduğu için beşinci nesil sayılıyor.
Aynı şekilde F-35'lerin havadan karaya ve havadan havaya güdümlü füze özelliğiyle birlikte denizden gelecek saldırıları engelleme yeteneği de bulunuyor.
Bu Viper modellerin asıl özelliği, yeni geliştirilmekte olan beşinci nesil savaş uçaklarıyla eşgüdümlü olarak çalışabilecek olması.
Yine Türkiye'nin elindeki uçakları modernize ederek üst seviyeye çıkarma isteği NATO ülkelerinin yaptığı çalışmalarla eş zamanlı olarak ilerliyordu.
Bu arada Türkiye, F-35 programından çıkarılmasının ardından elinde modernizasyon bekleyen uçakların bu seviyeye uyumlu hale gelmesi için çalışmaya başladı.
Bazı uzmanlara göre, uçakların modernize edildiği sürece yaşlarının önemli olmadığı, Türkiye'nin F-16 filolarının birçok ülkeden daha yeni olduğunu belirtiliyor.
Aynı uzmanlar, Türkiye'nin F-16 üretiminde hatasız üretimler ortaya çıkardığını; ABD'den sonra en fazla hatasız üretim yapan kuruluşun TUSAŞ olduğunu hatırlatıyorlar.