Bugüne kadar kimsenin aklına gelmemişti. Yargıtay, fiziksel şartları yetersiz ve soğuk olan bir iş yerinde çalışmayı “azap” olarak nitelendirerek, bu durumdaki işçinin istifa etse dahi kıdem tazminatını alabileceğine hükmetti. SGK Başuzmanı İsa Karakaş, “Patron sizi ısıtmıyorsa, hukuk devleti devreye girer” diyerek işverenleri uyardı. İşte milyonların kaderini değiştirecek o emsal kararın perde arkası…
İŞÇİNİN ÜŞÜMEME HAKKINDAN KİM SORUMLU?
Yine Yargıtay, çalışma hayatında milyonlarca işçiyi ve işvereni doğrudan ilgilendiren tarihi bir emsal karara imza attı. SGK Başuzmanı İsa Karakaş’ın “dönüm noktası” olarak nitelendirdiği bu karara göre; çalışma ortamında yeterli ısınma sağlanmaması artık bir “haklı fesih” sebebi sayılacak.
YARGITAY’IN KARARI
İlgili yerel mahkeme başta “kendi isteğiyle ayrıldı” diyerek tazminat talebini reddetmiş olsa da Yargıtay, bu durumu “istifa değil, kötü şartlardan haklı bir kaçış” olarak yorumladı. Kararda, iş yerinin sadece üretim yapılan bir yer değil, insanca yaşanılan bir ortam olması gerektiği, işçinin sağlığının korunmasının anayasal bir zorunluluk olduğu vurgulandı. İş yerinde merkezi ısıtma olmaması, işçilerin kat kat giyinerek mesai doldurması ve tanıkların “hepimiz üşüyorduk” beyanları mahkemece haklı delil kabul edildi. Yüksek mahkeme, ekonomik büyümenin işçinin beden bütünlüğü pahasına elde edilemeyeceğini açıkça tescilledi.
KARARIN YASAL DAYANAKLARI
Artık işçinin tazminat alarak ayrılabilmesini sağlayan “dörtlü sacayağı” şunlardır:
Anayasa: Devlet, çalışanın hayat seviyesini yükseltmekle görevlidir.
İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu: İşveren, riskleri önlemek ve ortamı iyileştirmek zorundadır.
ILO 155 Sayılı Sözleşme: Çalışma ortamındaki fiziksel tehlikelerin asgariye indirilmesini emreder.
İş Kanunu: Çalışma şartlarının işveren tarafından uygulanmaması, işçiye “derhal haklı fesih” yetkisi verir.