İnsan kaynakları (İK) uzmanları, internet sitesindeki yeni mezunlara yönelik açık pozisyon sayısının üç veya dört yıl önceki yaklaşık yüz binleri aşan rakamlardan daha aşağılara düştüğünü belirtiyorlar.
İŞE GİRMEK ARTIK ZORLU BİR SÜREÇ
İKA uzmanlarına göre artık işe girme süreci zorlu bir hale geldi ve bundan çok insan rahatsız.
İŞE İLANACAKLAR YAPAY ZEKA TARAMASINDAN GEÇİYOR
Artık birçok işveren, başvuruları bir insan incelemeden önce elemek için yapay zeka sistemlerinden yararlanıyor. Bazı İK uzmanlarına göre "bilgisayarların insanları reddetmemesi gerektiği" görüşünde. Öte yandan yapay zeka kullanılıyorsa, sistem muhtemelen iş tanımını sizin özgeçmişiniz veya ön yazınızla karşılaştırıyor.
Dolayısıyla "beceri ve deneyimlerinizle iş tanımı arasında bir paralellik kurmaya çalışmalısınız". Bu, sahip olmadığınız becerilere sahipmiş gibi davranmak anlamına gelmiyor.
Haliyle yalan söylememeniz gerçekten çok önemli. İş tanımı iletişim, organizasyon veya müşteri hizmetleri gibi yetkinlikler gerektiriyorsa, başvurunuzda bu alanlardaki deneyimlerinizi açıkça belirtilmeli.
Bu arada iş arama sürecinin en sinir bozucu yanlarından biri, giriş seviyesindeki bir pozisyon için bile deneyim sahibi olmanızın gerektiğinin söylenmesi. İK uzmanlarına göre, şu anda durum daha da zorlu. Çünkü işverenler daha az işe alım yapıyor. Bu nedenle genellikle belli bir bilgi birikimine sahip adayları tercih ediyorlar.
HER FIRSATTA DENEYİM KAZANMAK FAYDALI MI?
İş, gönüllü çalışmalar, toplumsal projeler veya Anthropic'in yapay zeka akademisi gibi ücretsiz çevrimiçi eğitimler aracılığıyla "geçici, gündelik veya yarı zamanlı işler olsa bile" mümkün olan her fırsatta deneyim kazanılmasını tavsiye ediliyor. Aynı şekilde bir işverenle yüz yüze görüşme fırsatı yakalarsanız (ve kendinizi cesur hissediyorsanız), durumu açıkça ifade etmekte fayda olabilir.
TOKSİK PATRONLAR
İK uzmanları başvurulara yardımcı olması amacıyla yapay zeka kullanımına karşı değil, bunu başvurunuzu iyileştirebilecek "harika bir araç" olarak görüyorlar. Ancak, tüm işi teknolojiye bırakmama konusunda uyarıda bulunmayı da ihmal etmiyorlar. Yani süreci tamamen yapay zekaya emanet ederseniz, başvurunuz diğer pek çok kişinin başvurusuyla aynı olur, oysa asıl amaç diğerlerinden ayrışmak.
Özellikle özgeçmişinizin kim olduğunuzu yansıttığından emin olmanız gerekiyor.
TEK SAYFA BİR CV
CV nasıl oluşturulmalı. İK uzmanlarına göre en üstteki giriş bölümünü iyi kurgulayın, metnin gerçekten sizi yansıttığından ve gurur duyacağınız bir belge olduğundan emin olmak için başkalarından tavsiye alın. Bir insan tarafından yazıldığını, yapay zeka ürünü olmadığını gösterdiği için ufak yazım hataları sorun olmaz. Yine de detaylara gösterilen özen büyük önem taşıyor. Bu nedenle metnin dilbilgisi açısından kusursuz olması gerektiği vurgulanıyor.
HANGİ BİLGİ, beceri VE KABİLİYETLERE ODAKLANILMALI?
İK uzmanlarına göre iletişim, işbirliği ve dayanıklılığın, bazı kişilerde eksik olsa da her türlü kariyerde başarıya ulaşmak için hayati önem taşıyan beceriler. ön planda.
Bu açıdan iyi iletişim kurabilenler avantajlı konuma geçebiliyor. Dolayısıyla kendinizi nasıl ifade edeceğinizi öğrenmeli ve topluluk önünde konuşurken özgüveninizi geliştirmelisiniz.
Öte yandan hep bir ekibin parçası olduğunuz için, hiçbir şey tek bir kişi tarafından başarılmaz. Bir iş görüşmesinde sürekli 'ben, ben, ben' derseniz, süreçte ilerleyemezsiniz. Bu kapsamda iş arama süreci bunaltıcı bir hal aldığında ise dayanıklılık gerçek bir fark yaratabilir. Eleştirilere karşı sağlam bir duruş sergileyebilir, ısrarcı ve dayanıklı olabilirseniz, bu size büyük fayda sağlayabilir.Sonuçta hayatta bazı aksiliklerle karşılaşacaksınız; ancak bunları kişisel algılamayın, bunlar gayet normal.
“BİZE KENDİNİZDEN BAHSEDİN” SORUSU
Bu arada iş görüşmelerinde en sık karşılaşılan "Bize kendinizden bahsedin" sorusu. Hazırlıklıysanız bu en kolay sorudur. Dolayısıyla harika bir iş çıkarabilirsiniz ama hazırlıksızsanız konudan konuya atlayıp dağılabilirsiniz. İK uzmanlarına göre iş görüşmeleri hayat değiştiren konuşmalardır, bu nedenle gerçekten iyi hazırlanmak önemli.
Bu arada yapılan en büyük hatayı yani "dünyanın size bir yaşam borçlu olduğunu" veya sırf orada bulunduğunuz için birinin size iş vermesi gerektiğini düşünmek olduğunu yapmayın. Bu konudaki düşünce yapınızı değiştirin. Sonuçta iş denilen şey çözülmesi gereken bir sorundur, dolayısıyla işveren veya şirket için nasıl bir çözüm teşkil ettiğinizi düşünmelisiniz.
Nihayetinde kendinizi bu şekilde sunduğunuzda, yalnızca "bundan benim çıkarım ne olacak" diye düşünmeyi bırakır ve işverene neden sizi işe almaları gerektiğini göstermeye başlarsınız.
PEKİ İŞ İÇİN ÜNİVERSİTE HÂLÂ GEREKLİ Mİ?
İK uzmanları artık üniversitenin herkes için doğru yol olmayabileceği konusunda net ifadeler kullanıyorlar. “Sırf herkes öyle yapıyor ya da arkadaşlarım gidiyor diye üniversite okumak pek de iyi bir fikir değil”. Şu anda çok fazla gencin üniversiteye gittiği ileri sürülüyor. Oysa daha fazla gencin çıraklık, zanaatkârlık veya doğrudan iş hayatına atılma seçeneklerini değerlendirmesi gerektiğine dikkat çekiliyor. “Zanaatkârlık konusunda gülünç derecede küstah bir tavır takındık. Gençlerin yarısının üniversiteye gitmesi gerektiği fikri ise artık çok eskimiş bir düşünce” görüşü ileri sürülüyor.