Konya'nın 9 farklı ilçesinde bulunan ve şehir estetiğine büyük katkı sağlayan saat kuleleri restore edilecek. Kuleler, ilçeler için büyük önem taşırken saatler büyük dönüşüme uğrayacak.

ŞEHRİN 9 NOKTASINDA VAR
Konya'nın Ahırlı, Altınekin, Derbent, Yalıhüyük, Sarayönü, Hüyük, Beyşehir, Meram, Selçuklu İlçelerinde bulunan Saat Kuleleri bakıma girecek. Söz konusu kuleler elektronik ortamda yapılacak ihale sonrasında etrafı çevrilecek restore edilecek. Yapılacak işlerde Ana Kumanda Saati (Master Clock Kontrol Ünitesi) Temini, Montajı ve Devreye Alınması başta olmak üzere toplam 44 kalem inşaat, mekanik ve elektrik yapım işleri yer alacak. İhale 15 Nisan Çarşamba günü saat 11:00'da yapılacak. İhalenin ardından işler hızlı bir şekilde başlatılacak.

OSMANLI'NIN İZLERİNİ TAŞIYORDU
Osmanlı'nın son dönemlerinde hemen hemen her şehre saat kuleleri yapılmıştı. Konya'daki saat kulesi ise Alâeddin Tepesi üzerinde bulunan ve Selçuklu tarafından mescide çevrilen Eflatun Mescidi'nin üzerine eklenerek oluşturulmuştu. Günümüzde ise Eflatun Mescidi’nden geriye yalnızca Gertrude Bell’in 1907 tarihli fotoğrafları, bazı gravürler ve Osmanlı arşiv kayıtları kalmıştır. Fotoğraflara göre yapı, Orta Bizans dönemine (842–1204) ait olup plan bakımından İç Anadolu’daki diğer Bizans kiliseleriyle benzerlik göstermekteydi. Türk döneminde yapılan değişikliklerle birlikte dış cephesi, masif gövde üzerinde iki sıra kör kemer ve pencerelerle hareketlendirilmiş, yüksek kasnaklı bir kubbe görünümü kazanmıştı. Mihrap, güney duvarında sonradan açılmış sivri kemerli bir nişin içinde yer almaktaydı.

SAAT KULESİ GELENEĞİ
Saat Doğu’da geliştirilmişse de kule saati yapma geleneği Batı’da ortaya çıkmış ve ilk defa kilise ve saray kulelerinde uygulanmıştır. XIII. yüzyıldan itibaren görülen bu yapıların ilk örnekleri İngiltere Westminister ve İtalya Padua’daki saat kuleleridir. İtalya’da De Dondi’nin 1348-1362 yılları arasında, Fransa’da Henri de Vick’in Fransa Kralı V. Charles için 1360’ta inşa ettikleri yapılar da astronomik sanatsal saatlerin ilk örnekleridir. Avrupa’da XIV. yüzyılda yaygınlaşan saat kulesi yapma geleneğinin Osmanlı topraklarında XVI. yüzyılın sonlarında başladığı kabul edilir.

Kienitz’in bu fikrini Banaluka Ferhad Paşa Camii Saat Kulesi (1577) ve Üsküp Saat Kulesi destekler. 1593’te Üsküp’ü gezen bir Türk yazarı şehirdeki saat kulesini “gâvurlar”ın binaları arasında saymıştır. 1071’de (1660-61) Üsküp’e gelen Evliya Çelebi de saat kulesinden söz eder. Bu gelenek Osmanlı dünyasında XVIII ve XIX. yüzyıllarda batıdan doğuya doğru giderek yaygınlaşmış, II. Abdülhamid’in, tahta çıkışının yirmi beşinci yılında (1901) valilere saat kulesi yapımıyla ilgili olarak gönderdiği irade üzerine saat kuleleri Anadolu içlerine ve Osmanlı Devleti coğrafyasının tamamına yayılmıştır.