Konya’da en güzel kış fotoğraflarına da ev sahipliği yapan ve beyaz gelinliğini giydiği bu dönemde doğa severlerin akınına uğrayan Meke Gölü, yeniden eski parlak günlerine kavuşmayı bekliyor.
Çevre Şehircilik Bakanlığı ve Konya Büyükşehir Belediyesi, Konya’nın dünya mirası tabiat varlığı Meke Gölü’nü kurtarmak için çalışmalarını sürdürüyor. Proje ile günlük 7 bin metreküp, yıllık 2,5 milyon metreküp arıtılmış suyun Meke Gölü’ne aktarılacağı proje kapsamında hem bölgenin ekolojik dengesi korunacak hem de turizme katkı sağlanacak.
Meke Gölü havzasına aktarılacak sular ile gölü besleyerek doğal denge yeniden sağlanıp Meke kuşlarının eskisi gibi şakımasına da olanak tanınacak. Aynı zamanda karavan turizmi ile dünyanın dört bir yanından turistler bölgeye çekilecek.

DÜNYA’NIN NAZAR BONCUĞU
Karapınar’daki Meke Gölü, yaklaşık 5 milyon yıl önce sönmüş bir volkan kraterinin gaz patlaması sonucu suyla dolmasıyla oluşmuş ve ortasında adacıklar bulunan bir göldür. Volkanik bir patlama sonucu oluşan bu göl, günümüzden 9000 sene evvel yaşanan ikinci bir volkanik patlama ile gölün ortasındaki ikinci volkan konisi oluştu. Meke Gölü ve birincil krater çukurunun uzunluğu 800 metre, genişliği ise 500 metre. Göl 12 metre derinliğinde. İsmini çevresinde yaşayan Meke kuşlarından alan Meke Gölü dünya çapında bilinen bir göl. Çünkü Meke Gölü; “Dünya’nın Nazar Boncuğu” olarak biliniyor. Zira kuş bakışı bakıldığında nazar boncuğuna benzer görüntüsü var. Göçmen kuşların Türkiye üzerinden geçerken uğrak noktalarından birisi olan Meke Gölü ne yazık ki son yıllarda yaşanan ciddi kuraklıkla beraber sularını tamamen kaybetti ve kurudu.
MEKE GÖLÜ EFSANESİ
Bir rivayete göre Meke Gölü’nün bugün bulunduğu yerin civarında Barata adında bir beylik hüküm sürüyormuş. Beyliği zalim sultan diye bilinen Barat adında biri yönetiyormuş. Barat Bey’in dünyalar güzeli bir kızı varmış. Güzel kızı annesi doğururken vefat ettiğinden dolayı babasıyla büyümüş. Adı Melike olan bu kız ve at uşağı olan delikanlı Meke, umutsuz bir sevdaya düşmüşler. Aşk zamanla kara sevda halini almış ve yağız delikanlı Meke yataklara düşmüş.
Bir gün kurban bayramı arifesinde kızını doğururken ölen annesi Melike’nin rüyasına girmiş. Rüyasında kızına sevdiğini alıp kaçmasını tembihlemiş. Melike rüyasından uyanınca hemen Meke’nin yanına gitmiş ve ölüm döşeğindeki sevgilisini alıp Barata’yı terk etmişler. Daha sonra babası Barat Bey durumu anlamış ve peşlerine adamalarını salmış. Çok zaman geçmeden de yaverler, genç sevgililere yetişmişler. Tam yakalanacakken gençler birbirlerine sıkıca sarılmışlar ve olan olmuş. Meke ile Melike’nin altlarındaki toprak mucizevi bir şekilde çökmüş ve göle dönüşmüş. Melike, sevgilisini yüzerek gölün kıyısına çıkarmaya çalışırken kaybetmiş.

Tam o sırada ikinci bir mucize olmuş ve gölün ortasında bir volkan meydana gelmiş. Oluşan bu volkan ortasındaki göl, Meke’yi içine çekmiş. Bu olay üzerine Barat’ın adamları Melike’yi volkanın başında, delirmiş biçimde kratere bakarken bulmuşlar. Her şey bir anda alt üst olmuş. İşte o gün bu gündür Melike’nin her kurban bayramı sabahında Meke’ye gelerek sevgilisini bulmak için aradığı rivayet edilirmiş.