Konya Büyükşehir Belediyesi'nin Darü'l-Mülk Projesi kapsamında yürüttüğü çalışmalar, Selçuklu başkentinin tarihine ışık tutacak önemli bir aşamaya ulaştı. Larende Caddesi'nde gün yüzüne çıkarılan tarihi sur duvarları ve hendek kalıntıları için rekonstrüksiyon ile restorasyon hazırlıkları tüm hızıyla sürüyor Başkan Uğur İbrahim Altay, projeyi “Konya tarihinin en önemli işlerinden biri” olarak nitelendirdi.
LARENDE'DE TARİHİ DÖNÜŞÜM SÜRÜYOR
Türkiye'nin en kapsamlı tarih ihya çalışmalarından biri olarak gösterilen Darü'l-Mülk Projesi kapsamında şehir merkezinde 20 farklı noktada çalışmaların devam ediyor.
Mevlana Çarşısı ve Altın Çarşı ile başlayan dönüşüm sürecinde bugüne kadar Taş Bina, Tarihi Tekel Binası Depo No:4, Meydan Evleri Restorasyonu ve Velespit Müzesi'nin kente kazandırıldığını hatırlatan Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay Mevlana Türbesi Arkası Kentsel Yenileme Projesi ile Darü'l-Mülk Sergi Sarayı çalışmalarının da sürdüğünü ifade etti. Başkan Altay, Larende Caddesi'nde yürütülen dönüşüm çalışmalarının ise Konya'nın tarihi kimliğini yeniden ortaya çıkaracak nitelikte olduğunu vurguladı.

“KONYA TARİHİNİN EN ÖNEMLİ İŞLERİNDEN BİRİ”
Larende Caddesi'ndeki sur kazılarının beklenenden daha önemli sonuçlar verdiğini belirten Altay, tarihi yapıların büyük ölçüde korunmuş halde günümüze ulaştığını açıkladı.
Altay, yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “Belki de Konya tarihinin en önemli işlerinden birisi; sur duvarları artık açığa çıktı, önündeki hendekle ilgili buluntular ortaya çıktı. Düşündüğümüzden çok daha ileri seviyede, kalıntıların bugüne kadar temiz şekilde korunduğunu gördük.”
Kazı alanı için rekonstrüksiyon ve restorasyon projelerinin hazırlandığını belirten Altay, Sırçalı çevresinde Meram Belediyesi ile yürütülen çalışmaların da tamamlanmasının hedeflendiğini söyledi.
SELÇUKLU BAŞKENTİNİN SAVUNMA HATTI YENİDEN ŞEKİLLENİYOR
Tarihî kaynaklara göre Konya'nın şehir surları, Selçuklu döneminde Anadolu'nun en güçlü savunma sistemlerinden biri olarak öne çıkıyordu.
Araştırmalara göre dış kale, Bizans döneminde de şehri çevreleyen önemli bir savunma hattıydı. Ancak surların en görkemli hali, Anadolu Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubad döneminde inşa edildi.
Moğol tehdidi, Bizans akınları ve iç güvenlik riskleri nedeniyle şehrin çevresini güçlü surlarla çevreleme kararı alan Alaeddin Keykubad, dönemin en önemli mimarlarını ve ustalarını Konya'ya getirterek büyük bir inşa süreci başlattı.

12 KAPILI DEV SUR SİSTEMİ
Tarihçi Hamdullah Müstevfi'nin aktardığı bilgilere göre Konya'nın dış kalesi oldukça etkileyici özelliklere sahipti. Şehir surları; 12 büyük kapıdan oluşuyordu. Her kapının üzerinde köşk bulunuyordu. Çevresi 10 bin adımdan fazla uzunluğa ulaşıyordu. Derin hendeklerle korunuyordu. Hendeğin bazı bölümlerinde ahşap asma köprüler yer alıyordu.
Selçuklu tarihçisi İbn Bibi ise surların inşasında devlet adamlarının da görev aldığını, yaklaşık 140 burcun emirler tarafından, dört burcun ise doğrudan Sultan Alaeddin Keykubad tarafından yaptırıldığını aktarıyor.

KAZILAR KONYA'NIN TARİHİNE IŞIK TUTUYOR
Larende Caddesi'nde ortaya çıkarılan sur duvarları ve hendek kalıntıları, Konya'nın Selçuklu dönemindeki şehir planlamasını ve savunma sistemini daha iyi anlamaya katkı sağlayacak.
Uzmanlar, kazı alanından elde edilen bulguların yalnızca Konya için değil, Anadolu Selçuklu tarihi açısından da önemli veriler sunduğunu değerlendiriyor.
Hazırlanacak rekonstrüksiyon ve restorasyon projelerinin tamamlanmasıyla birlikte Larende bölgesinin, tarihi dokusunu yeniden kazanan ve ziyaretçilerin Selçuklu mirasını yakından görebileceği önemli bir kültür rotasına dönüşmesi hedefleniyor.