Konya’da her gün önünden binlerce kişinin geçtiği İnce Minareli Medrese’de restorasyon çalışmaları çok uzun süredir devam ediyor. Çalışmalar kapsamında bir kez daha temel kazısına başlayan ekipler gün geçtikçe daha derine iniyor. Vakıflar Bölge Müdürü Yılmaz Kılınç, yaklaşık 8 asırlık vakıf eseri İnce Minareli Medrese'de Vakıflar Genel Müdürlüğü himayelerinde yürütülen restorasyon çalışmalarını yerinde inceledi. Kılınç’ın kamuoyuyla paylaştığı fotoğraflarda tarihi yapının temelinde derin kazılar yapıldığı gözlemlendi. Özellikle yağışlı periyotlarda temele inen suların neden olduğu deformeler ve yapıdaki taşlarda oluşturduğu erimeler (taş kanseri) nedeniyle temele ciddi oranda eğilen restorasyon ekibi burada kalıcı çalışmalara imza atıyor.

1258 -1279 YILLARI ARASINDA İNŞA ETTİRİLDİ
İnce Minareli Medrese ya da diğer adıyla Taş ve Ahşap Eserler Müzesi, Konya’nın Selçuklu ilçesinde ve Beyhekim mahallesinde yer alıyor. Kapalı avlulu, tek eyvanlı ve tek katlı bu medrese adını, kuzeydoğu köşesindeki minaresinden almakta. Medrese, Selçuklu Sultanı II. İzzeddin Keykâvus döneminde Vezir Sâhib Atâ Fahreddin Ali tarafından, hadis ilmi okutulmak üzere 1258 -1279 yılları arasında inşa ettirildi. Yapının mimarı Kölük Bin Abdullah’tır. Yapı, Selçuklu döneminin “kapalı avlulu medrese” grubunda olup tek eyvanlıdır. Doğusunda yer alan taç kapısı, Selçuklu taş işçiliğinin en güzel ve nadide örnekleri arasında yer alıyor.

MİNARESİ YILDIRIM NEDENİYLE YIKILDI
1901 yılında düşen bir yıldırım sonucunda, minarenin birinci şerefeye kadar olan bölümü ve medresenin kuzeydoğu köşesine dıştan eklemlenmiş̧ mescidinin kubbesi yıkılmıştır. Kesme taştan kare planlı prizmal bir kaide üzerinde yükselen tuğla minare, dilimli bir gövdeye sahiptir. Gövde yüzeyi, sırlı tuğla ve kesme çinilerle bezenmiştir. Medresenin hat sanatının önemli örnekleri olarak kabul edilen yazıları büyük önem taşımaktadır.

Özellikle taç̧ kapısı, yazının yoğun olarak uygulandığı ender tasarımlardan biri olarak kabul edilir. Taç̧ kapının ortasındaki düğümlü̈ kitabe bordüründe, sülüs ile Fatiha ve Yasin sureleri yazılıdır. Niş kemerinin alınlığındaki rozetlerden birinde “Amel-i Kelûk”, diğerinde ise “bin Abdullah” yazılıdır. İç mekânda, kubbe eteğini çeviren bordürde kûfî yazı ile “El Mülkü-l’illâh” ibaresi yer alır. Mescit bölümünde ise vakfiyesine uygun olarak “hadis sohbetleri” gerçekleştiriliyor.

1956 YILINDA MÜZE OLDU
İnce Minareli Medrese 19. yüzyılın sonuna kadar faaliyetini sürdürmüş, 1876-1899 yıllarında ise yenileme çalışmaları yapılmıştır. Cumhuriyet döneminde, 1936 yılında başlayan çeşitli onarım çalışmalarından sonra 1956 yılında “Taş ve Ahşap Eserler Müzesi” olarak hizmete açıldı. Müzede, Selçuklu ve Karamanoğlu dönemlerine ait taş ve mermer üzerine oyma tekniği ile yazılmış inşa ve tamir kitabeleri, Konya Kalesi’ne ait yüksek kabartma rölyefler, çeşitli ahşap malzemeye oyma tekniği ile yapılmış geometrik ve bitkisel motiflerle bezenmiş kapı ve pencere kanatları, ahşap tavan göbeği örnekleri ve mermer üzerine işlenmiş mezar şahidesi ve sandukalar sergileniyor.

UNESCO DÜNYA MİRASI GEÇİCİ LİSTESİ’NDE
Başkenti Konya olan Selçukluların sembolü, çift başlı kartal ve kanatlı melek figürlerinin en büyük ve güzel mermer kabartma örnekleri de müzede yer alıyor. Anadolu Selçuklu Devleti döneminde inşa edilmiş olan medrese, zarif taş işçiliği, mimari özellikleri ve Anadolu’ya has süsleme şemalarıyla dikkat çekmektedir. İnce Minareli Medrese, 2014 yılında “Anadolu Selçuklu Medreseleri” başlığı altında, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alındı.
