Dünyanın Değeri
* Dünyanın en önemli değerini, küresel pazardaki konumlarını belirleyen çeşitli ekonomik ve politik faktörlerdir. Para birimi, bir ülkenin finansal istikrarının ve yatırımcılar için çekiciliğinin bir göstergesidir. En önemli para birimlerinin döviz kurunu şekillendiren ana faktörler ekonomik istikrar, faiz, ticaret, enflasyon, siyasi istikrar ve güven belirler. Bir ülkenin parasının değeri, o ülkenin ekonomisi hakkında birçok bilgi sağlar. Bir para biriminin değeri, o ülkenin ekonomik performansı, para arzı, faiz oranları, enflasyon oranı ve dış ticaret dengesi gibi faktörlere bağlıdır. Bu faktörler, para biriminin değerinin yükseleceği veya düşeceği konusunda etkilidir.
* Ekonomileri istikrarlı olan ülkeler daha güçlü paraya sahiptir. Güvenilir bir ekonomi, güçlü bir para için elverişli koşullar sağlar. Yüksek faiz oranları yabancı yatırımcıları cezbeder, paraya olan talebi artırır ve güçlendirir. Ticaret dengesi yani artıdaki dış ticaret dengesi ihracatın ithalatı aşması, özellikle ihracatçı ülkeler için yüksek döviz kurunun desteklenmesine yardımcı olur. Düşük enflasyon, paranın değerini korumasına yardımcı olur, bu dünyanın en değerli paralarının statüsünü korumak için olmazsa olmaz bir unsurdur. Siyasi sistemleri istikrarlı olan ülkeler daha fazla yabancı yatırım çeker ve bu durum para birimlerine olan talebi olumlu etkiler. İyi gelişmiş finansal altyapıya ve yabancı yatırımcılara yönelik olumlu politikalara sahip ülkelerin para birimleri genellikle yüksek değerdedir. Bir ülkenin ekonomisine duyulan güvenin yüksek olması, küresel rekabette para birimlerinin daha güçlü olmasını destekler.
Bu unsurların her biri döviz kurunun oluşmasına katkıda bulunarak, döviz kurunun dünyadaki en güçlü ve en yüksek para birimlerinden biri olma statüsünü pekiştirir.
* Türkiye'de milyonlarca çalışan, emekli ve her sektördeki şirket sahibinin 2025'teki en önemli gündemi hayat pahalılığı ve yüksek maliyetler oldu. Resmi verilere göre, Şimşek'in göreve başladığı dönemde %38 olan enflasyon, Mayıs 2024'te %75'i gördü. Enflasyonun 2025 yılını %31 düzeyinde kapatması bekleniyor. Şimşek'in programı, enflasyonla mücadeleyi büyük oranda TCMB faiz politikalarına bağladığı için eleştirildi. TCMB son bir yılda politika faizini %50'den %38'e düşürmüş olsa da, hâlâ %7 düzeyinde yüksek bir reel faiz bulunuyor. TCMB politikalarına güven yeniden tesis edilmeye başlasa da yüksek enflasyon dönemi başta tekstil olmak üzere emek yoğun sektörlere ağır darbe vurdu. Yüksek faizler nedeniyle finansal kaynaklara ulaşamayan on binlerce şirket, kapandı. İş dünyası kapsamlı bir yapısal reform programı ve enflasyonla mücadelede süreklilik talep ederken, olası bir erken seçim kararının son iki yıldaki kazanımları da heba edebileceği endişesi var. 2026 için en büyük beklenti ise hem ekonomik parametrelerde hem de siyasi gerilimlerde bir denge kurulmasına bağlı olacak. 2023 yılını %4,5 ve 2024 yılını %3,2 büyüme ile kapatan Türkiye, 2025 yılı ilk çeyrekte %2,5 büyüdü. İkinci çeyrekte büyüme %4,6, üçüncü çeyrekte ise %3,7 oldu.
Son iki yıldır ekonomi yönetimi ve TCMB tarafından yürütülen enflasyonla mücadele programı büyüme performansında sınırlı bir fren etkisi yaratmış durumda. Bunda hükümetin bir yandan enflasyonu düşürmeye çalışırken, diğer yandan büyümeden fazla taviz vermeden yola devam etmesinin etkisi belirleyici oldu. Üçüncü çeyrekte sanayi %6,5 oranında ve hizmet sektörü %4,6 oranında büyüme kaydederken, tarım sektörü %12,7 oranında daraldı. Tarım sektöründeki bu sert daralmada zirai don ve kuraklık olaylarının etkisi ile birlikte, son yıllarda tarım nüfusundaki erime ve yüksek maliyeler nedeniyle tarımsal üretimin gerilemesi gibi nedenler belirleyici oldu.
Türkiye, %31 enflasyonla dünyanın en yüksek enflasyona sahip ülkelerinden biri olmaya devam ediyor. Yönetim 2026 sonunda üst sınırı %19 olmak üzere, enflasyonun %16'ya gerileyeceği tahmininde bulunuyor. Uluslararası kurumlar ise yılsonunda enflasyonun yüksek bir ihtimalle %25'ler seviyesinde olacağı beklentisini güçlendiriyor. Türkiye'de işsiz sayısı hesaplanırken ortaya konan parametrelerin hayatın olağan akışı ile uygun olmadığına dair eleştirilerin de etkisiyle TÜİK Ocak 2021 itibariyle geniş tanımlı işsizlik, bir başka ifadeyle atıl iş gücü istatistiklerini de yayınladı. 2026'da Türkiye'de işsizlik oranının 2025 yılına paralel olacak. 2024 yılına 29,7 TL seviyelerinden başlayan dolar kuru, yılın son günlerinde 35 TL'yi görmüştü. 2025 yılının son günlerinde ise 42,8 TL seviyelerinde seyreden dolar kuru, böylelikle 2025'in tamamında %22 değer kazandı. Bu da %30'luk yıllık enflasyonun hayli gerisinde kaldı. Dolar kurunun 2026 içerisinde %20 oranında bir yükseliş demektir. 2026 yılı sonunda dolar 50 TL. Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın güncel verilerine göre, Türkiye'nin bütçesi Ocak-Kasım 2025 döneminde 1,3 trilyon lira açık verdi. Yani hükümet, 2026'nın tamamında bütçenin 2,7 trilyon TL'lik açık vereceğini hesaplıyor. Bu da bütçe açının 2026 yılında 2025'e göre %22 artacağını gösteriyor.
*Sonuç olarak, dünyanın en güçlü paraları ve bu paraların o değere ulaşması için gerekenlerden, her şeyin en üst seviyedeki politikacıların elinde olduğu açıkça gözüküyor. Bir paranın yükselmesi ya da düşmesi merkez bankalarının para politikasına ve mevcut sistemleri yöneten yönetimin kalitesine bağlıdır. Güç ve istikrar el ele gider ve ne olursa olsun, dönüşüm için herhangi bir paranın değerini artıran şey budur. Bir paranın parasal değerini yükselten faktörler; siyasi istikrar, ekonomik istikrar, düşük enflasyon, yüksek faiz oranları, doğru planlanmış para politikaları ve satın alma gücü daha fazla olan ülkeleri cezbedecek düşük fiyatlardır. Güçlü ve gelişmiş bir ekonomi, düşük işsizliği teşvik eder ve bankacılık ve döviz piyasasında döviz işlemleri alanında iyi bir yer sağlar. Birçok yatırımcı dünyanın da piyasanın değerini iyi bilir. Konuşmaya değil değere bakmak gerekiyor.