Ne VAR Ne Yok!
Futbolda VAR (Video Assistant Referee) protokolü, hakem hatalarını azaltmak ve maçların daha adil sonuçlanmasını sağlamak için getirildi. Sistem, sahadaki hakeme video görüntüleriyle destek olan bir teknoloji. Peki VAR neden getirildi?
Öncelikle bariz hakem hatalarını azaltmak için… Futbol çok hızlı oynanan bir oyun ve hakemler bazen pozisyonu kaçırabiliyor. VAR ise tekrar görüntülerle bu hataları düzeltmeye yardımcı oluyor. İkinci olarak kritik kararların doğruluğunu artırmak için… VAR, yalnızca maçın kaderini etkileyebilecek önemli pozisyonlarda devreye giriyor.
Bir diğer amaç ise adaleti ve güveni artırmak. Taraftarlar ve takımlar, teknolojinin kullanılmasıyla kararların daha objektif olacağına inanıyor.
Yukarıda saydığım bu gerekçelerde sanırım herkes hemfikir.
Yani VAR sistemi emek hırsızlığı yapmak için getirilmedi.
Bir takımdan maçı alıp keyfi şekilde diğerine vermek için de kurulmadı.
Bir şehrin kaderini masa başında değiştirmek için hiç getirilmedi.
Ancak iş uygulamaya gelince kocaman bir soru işareti ortaya çıkıyor. Açık söylemek gerekirse Allah’ın hiçbir canlıyı bu kadar yeteneksiz yarattığına inanmıyorum. Ya yanlış meslek seçtiniz ya da haddinden fazla kötü niyetlisiniz! Gelelim Konyaspor – Kasımpaşa maçına… Bu karşılaşmayı farklı perspektiflerden incelemek gerekiyor. Hakem hakkında konuşmak ise neredeyse yersiz; çünkü ortada hakem diyebileceğimiz bir yönetim yoktu.
Ofsaytla ilgisi olmayan pozisyonlarda kalkan bayraklar, verilen sonra iptal edilen penaltı kararları… İkili mücadelenin ne olduğunu bilmeyen, futbolun ruhundan habersiz, sahada sadece farklı formalarla dolaşan kişiler gördük. Hepsini bir kenara bırakalım… O golü neden iptal ettiniz? İşte bu noktada insanın aklına ister istemez başka sorular geliyor. “Bu kararlar ister istemez insanın aklına farklı sorular getiriyor.” Bunların araştırılması gerekiyor.
Federasyon ve MHK derhal bu karşılaşmayla ilgili soruşturma açmalı. Eğer ortada bir ihlal yoksa da bu kişilerin bu mesleği yapmaya yeterli olmadıkları kabul edilmeli ve görevlerinden uzaklaştırılmaları gerekiyor.
Gelelim işin teknik tarafına… İlhan hocam; Berkan ve Olaigbe’nin sözleşmesinde “her maç ilk 11 başlar” diye bir madde mi var? Bardhi neden sürekli yedek başlıyor? Arif bu hataları bir amatör maçta yapsa bir daha forma şansı bulabilir mi? Yasir, Arif kadar mı orada olmayı hak etmiyor? Sürekli eleştirdiğimiz Uğurcan ise bu maçta kayda değer bir hata yapmadı, bunu da söylemek gerekir. Ancak o da adeta saatli bomba gibi. Bir maçta hamle oyuncusu olarak Deniz’i ya da Berkan’ı görsek fena mı olur? Diego’yu doğru düzgün bir kupa maçında izledik. Şampiyonlar Ligi tecrübesi olan, orta sahaya akıl ve zenginlik katabilecek bir oyuncu kulübede mi sözleşmesini tamamlayacak?
Bir de işin oyuncu tarafı var. Görünen o ki bazı futbolcular hâlâ bu şehrin ve bu formanın kıymetini tam olarak anlayamamış. Arkadaşlar, bu koca şehrin en büyük marka değerinin formasını giyiyorsunuz. Elinizi taşın altına ne zaman koyacaksınız? Boş kaleye iki defa topu atmamak nedir? Maçın bitimine 30 dakika varken gösterilen panik hali hiç yakışmadı. Kasımpaşa gibi sıradan bir takıma karşı çok rahat gol bulabilecekken, panik yüzünden pozisyon üretmekte bile zorlandınız.
Sizi bir noktada anlıyorum. Böyle bir hakem yönetimi karşısında maça odaklanmak gerçekten zor. Normalde çok basit yapacağınız işleri bile yapmakta zorlanabilirsiniz. Ama ülke futbolunun gerçeği bu. Bazen kenetlenip bunları da aşmak zorundasınız. Durum çok parlak değil ama işler de umutsuz değil. Bu kadro ve bu teknik heyet doğru adımlarla bu sürecin üstesinden gelebilir ve gelecek sezon yepyeni bir hikâye yazabilir. Ama önce bu sezonu kazasız belasız atlatmak gerekiyor. Artık bu düzene hep birlikte karşı çıkmanın zamanı geldi. El birliğiyle Konyaspor’u hak ettiği yerlere taşımak zorundayız. Bu şehir bu takım için çok şey yaşadı. Acısı da oldu, sevinci de… Ama hiçbir zaman pes etmedik. Yine birlik olacağız, tribünleri dolduracağız ve o ruhu yeniden yaşayacağız.
Maçın sözü: Futbol sahada oynandı ama sonuç VAR odasında yazıldı.