FİLİSTİN ÖZGÜR OLANA DEK
Bir çocuğun eline bir futbol topu verin. Nerede doğduğunu, hangi dili konuştuğunu, hangi bayrağın altında yaşadığını sormayın. Topu önüne bırakın ve oynasın. Çünkü futbol, çocukların dilidir. Ama bazı çocukların topu yoktur. Bazılarının oyun oynayacağı sahalar bombalanmıştır.
Taşlar Yerine Oturuyor
Bir yapboz düşünün… İlk parçaları aceleyle yerleştirirsiniz ama resim bir türlü ortaya çıkmaz. Sonra bazı parçaları söküp yeniden denersiniz. Bir süre sonra doğru parçalar doğru yerlere gelmeye başlar ve tablo yavaş yavaş kendini gösterir. Konyaspor'un sezon hikâyesi de biraz buna benziyor.
İlhan Palut'un Gözyaşları
Bazen bir maç, yalnızca 90 dakikadan ibaret değildir. Sahaya çıkan futbolcuların mücadelesi kadar, kenarda o mücadeleyi izleyen bir hocanın taşıdığı yük de vardır. Hele ki o yük, haftalarca biriken soru işaretleriyle ağırlaşmışsa. İlhan Palut'un gözyaşları da işte böyle bir gecenin sonunda geldi.
Konyaspor’un Kaybı: Sahada mı, Masada mı?
Bir adam her sabah aynı terazide tartılıyor ama terazinin ayarı her gün biraz daha değişiyor. Bir gün fazla, bir gün eksik gösteriyor. Adam kilo vermeye çalışıyor, terazi ise neyi gösterirse onu doğru kabul ettiriyor. Futbol bazen böyledir.
HUMmalı Final
Konyaspor taraftarı sabah 09. 00-10. 00 arasında yolculuğa başladı. Büyük umutlar, büyük hayaller… Binlerce Konyasporlu düştü yollara. Biletler 10 dakika gibi kısa bir sürede tükenmiş, 2. kez Türkiye Kupası’nı müzeye götürmek için güzel bir heyecan başlamıştı.