HERKES İHTİYACI OLANI ALIR
Yine, hikâyenin başında kahramanımızın adından bahsetmeyeceğim. Sadece kahramanımız diyeceğim. Evet,kahramanımız, Londra’ da hukuk okumaktadır. Londra ‘da okurken Peterssoyadlı bir hocası vardı. Hocası kibirli olunca, kahramanımız onunla her karşılaştığında boyun eğmedi. Hep dik durdu. Bir gün Peters, üniversite kantininde bir şeyler atıştırırken. Kahramanımız istemeden de olsa onun yanına oturdu. Peters onun geldiğini görünce onun yüzüne bakmadı bile. Eliyle yemeğini yerken, ağzı dolu bir şekilde konuşmaya daldı.
Kahramanımıza, "Bilmiyor musun?" dedi.
Bizimki "Neyi" diye çıkıştı.
Arkasından bunu pekte hoş olmayan cümlelere yansıyan bir konuşması olduğunu kahramanımız hemen anlamıştı. Fakat yüz ifadesine, yenilmişlik edası takınmak istemiyor ve karşısında ki ne kazanılmış bir zafer duygusunu ilk planda vermek istemiyordu. Kahramanımızda yemeğe koyulurken, oda Peters’ın suratına bakmadı bile. Peters hemen cümleleri patlattı, ‘’ Hiçbir zaman bir kuş ve bir domuz yan yana oturamaz’’. Kahramanımız vereceği cevap zihninde hemen şimşek çakarcasına çakmıştı, istifini hiç bozmadı ve
"Sakin olun hocam ben uçuyorum öyleyse’’ deyip, hafif dans edercesine başka masaya çoktan geçmişti bile..Peters’ in yediği lokmalar adeta boğazına dizilmişti. Bu kendisini oniki den vuran cümleler, adeta lokmaları boğazına dizmişti. Çok kötü bozulmuştu.
Kendi, öğrencisinin bu karşı hamlesine ve kendisine domuz yerine koyan kahramanımıza çok içerleyen Peters, yapacağı sınavda kahramanımıza, kendince büyük bir ders verme niyetindeydi. Ama her şeyPeters’in umduğu gibi gitmemişt. Karşısında ki şahıs bütün soruları bilmişti. Bunu gören Peters, kendisi son soruya güvenircesine,
‘’Peki, söyle bakalım’’ dedi, iki eli kendi yakasında ve biraz böbürlenen bir edayla,
‘’ Yolda yürürken iki çanta görüyorsun, birisinde akıl diğerinde para var. Hangisini alırdın’’. Soruyu bitiren Peters, kahramanımızın kendince cevap veremeyeceğinden son derece emindi. Ama kahramanımız altta mı kalır? Hemen cevabı yapıştırdı. ‘’Para olanı hocam’’. Pes etmeyen Peters hemen lafa dalarak, ‘’Ben senin yerinde olsam, diğerini alırdım, sencede öyle olması gerekmez mi?’’. Kahramanımız, hafif tebessüm etti ama alçak gönüllülüğünden olacak, bunu ona göstermeden kafasını sağa dönerek bu işi yapmıştı. Hocasının yüzüne bakmadan, kafasını iki yana sallayarak, hocam yine kaybettiniz dercesine güldü ve aniden yüzünü hocasına dönerek
‘’Herkes ihtiyacı olanı alır hocam’’. Biraz önce öğrencisine küçümser bir edayla bakan, Peters’ın omuzları birden düştü, yüzü kızardı, yutkundu. Bu cevap karşısında hiçbir şey demeden sınıftan ayrıldı.
Diğer soruları yazılı alan ve son soruyu da sözel soran Peters, aldığı cevap karşısında hiç öfkelenmediği kadar öfkelenmişti. Sonuçta, öğrencisinin bu çıkışına rağmen, kahramanımızın cevapladığı sınav kâğıdına APTAL yazdı ve kâğıdı Kahramanımıza uzattı. Kâğıdı gören kahramanımız(Hadi sizi merakta koymayayım, kahramanımızın adı GANDİ), bir yere oturdu. Bir müddet düşündü. Çünkü ani bir kararı, kontrol edemese büyük bir fiziksel öfkeye dönüşebilir, bu da şimdiye kadar Gandi’ nin bütün kazanımlarını yerle bir edebilirdi. Sakin kaldı ve büyük bir serinkanlılıkla hocasına
‘’Hocam kâğıdaimzanızıatmışsınız ama bana bir not vermemişsiniz.’’ Bu artık kötü karakter Peters’in yıkılışının son perdesiydi.
Hikâyemiz burada bitiyor. Sanırım herkes Gandi’nin nasıl bir şahsiyet olduğunu anlatmama gerek yok. Bu hikâyeden kıssadan hisse yaparsak,
1. Bilgi her zaman için kuvvettir. Ne kadar çok bilirseniz o kadar güçlüsünüz demektir.
2.Tüm yaşamınız boyunca, bu tür insanlarla elbette karşılaşacaksınız. Hepimizin bir Gandi elbette olamayız amabilgimizin gücü sayesinde bir takım maniplasyon teknikleri ile karşınızdakinin sizi maniple etmesine karşın, kendimaniplasyon teknikleriniz ile bu işin üstesinden gelebilirsiniz. Gandi, bu karşı maniplasyon tekniklerin gücünü sürekli kendisini yenilediği bilginin gücünden alıyordu bunu unutmayın.
3. Öfke kontrolünü çok iyi yapabildi ve kazandı. Bunu kişisel gelişimine verdiği önemle kazandı. İşte kişisel gelişim insan adeta bir manevi bir servet kazandırıyor. Tıpkı Gandi örneğinde olduğu gibi. Onun için kişisel gelişiminize önem verin ve her gün pozitif bir değişim geçirin. Çünkü herkesin buna ihtiyacı var. Umarım bir faydam olmuştur. Sağlıcakla kalın.