VAMPİRLER BALOSU: BATI’NIN KUKLACI ARİSTOKRATLARI VE EPSTEIN DOSYASI
Maske düştü, makyaj aktı; altından çıkan manzara ise tam anlamıyla bir lağım çukuru. Yıllardır bize "medeniyetin beşiği", "insan haklarının kalesi" diye pazarlanan Batı, Epstein dosyasıyla birlikte tarihin en karanlık, en aşağılık sınavlarından birini daha veriyor. Ama bu kez sadece sınıfta kalmadılar; o sözde medeniyet sarayının bodrum katındaki cesetleri artık saklayamıyorlar.
Adı Medeniyet, Soyadı Sömürü
Jeffrey Epstein… Bir isimden fazlası; küresel bir sapkınlık ağının, sistematik bir kötülüğün ve "dokunulmazlar" kulübünün anahtarı. 18 yaş altındaki çocukların hayatlarını karartan, onları birer meta gibi pazarlayan bu ağın içinde kimler yok ki? Eski ABD başkanları, İsrail başbakanları, Nobel ödüllü bilim insanları, ekranlarda bize ahlak dersi veren Hollywood yıldızları…
Milyonlarca sayfalık belgeler saçıldıkça görüyoruz ki; o çok parıltılı hayatlar, masum çocukların gözyaşları üzerine inşa edilmiş. Trump’ından Clinton’ına kadar uzanan bu kirli liste, bize tek bir şeyi haykırıyor: Güç ve para, bu canavarlar için her türlü pisliği örtebilecek bir kalkan sanılıyordu. Yanıldılar.
Şeytani Bir Ayin, Küresel Bir Vahşet
Bu sadece bir "fuhuş skandalı" değil. Bu, kökleri derinlere uzanan, inanç kisvesi altında bebek kanı akıtacak kadar gözü dönmüş, insan etine ve kanına susamış bir "Satanist-pedofili" ağıdır. Putin’in yıllar önce kurduğu o ağır cümleler bugün bir kehanet gibi yankılanıyor: “Batılı elitler karınlarını insan etiyle, ceplerini parayla doldurmaya alışkınlar. Vampirlerin balosu sona eriyor.”
Evet, o balonun müziği artık kesildi. Ama asıl acı olan, bu sesin bizim buralarda nasıl yankılandığı…
Bizim "Batı Sevdalıları" Neden Sağır?
Şimdi gelelim madalyonun diğer yüzüne. Hani Doğulu bir toplumda, Müslüman bir coğrafyada en ufak bir yanlış olduğunda aslan kesilenler nerede? Ensar Vakfı olayında veya benzeri durumlarda "insanlık" adına yeri göğü inleten, Batı hayranlığından nefesi kesilen o sözde aydınlar neden bugün dilsiz şeytanı oynuyor?
Mesele Doğu olunca "gericilik" diyenler, Batı’nın kalbindeki bu sistematik çocuk avcılığına neden "münferit bir olay" muamelesi bile yapamıyor? Bu derin sessizlik, aslında kimin safında durduklarının en acı itirafıdır.
Artık Uyanma Vakti
Toplumlar olarak bir karar vermeliyiz: Sadece "ünlü" oldukları için bu insanlık nasipsizlerini baş tacı etmeye devam mı edeceğiz? Yoksa bu çarpık dünya düzeninin, bu kokuşmuş sistemin karşısında dimdik mi duracağız?
Epstein davası bize gösterdi ki; bir insanın cüzdanının kabarıklığı veya isminin önündeki unvanlar, onun "insan" olduğunu kanıtlamaya yetmiyor. Önce insan olmak, sonra her türlü sapkınlığa karşı amasız, fakatsız mücadele etmek zorundayız.
Bu "Vampirler Balosu" biterken, bizler temiz kalabilenlerin safında, adaletin sesi olmak zorundayız. Çünkü bu dünya, çocukların ahı üzerine kurulu bir saadet zincirini daha fazla taşıyamaz.
Bu çarpık düzende, vicdanını satmayanlara selam olsun.