MAHREMİN GÖMLEK CEBİ: BALKON
Türkiye balkonu ve terası anladı mı?
Tasarım kusursuzlaştıkça nefes almak zorlaşır; tüm gedikler kapatıldığında ise mekânın ya da yapının bir zindana dönüşmesi kaçınılmaz olur
Gelişen Türkiye’nin insanları balkonu anlamış görünmüyor. Onu salona, yatak ya da oturma odasına dâhil ederken metrekare kazandığına sevindi de her evden bir düş odası eksildiğini fark etmedi.
Kimilerine göre ise “Balkon bence mahremiyeti öldürüyor. Ne zaman balkonda bir şey yapmaya çalışsam yoldaki insanların konuşmalarını duyuyorum. Aynı şekilde balkonda konuşulanlar da (bina çok yüksek değilse) aşağıdan duyuluyor. Ben rahatsız oluyorum bu durumdan. Ev huzurdur.”
Suçluyu balkon veya teras ilan etmek ne ilginç.
Balkonlar artık camla kaplanıyor.
Balkonlara perdeler çekiliyor.
Neden hâlâ balkon üretiliyor o halde. Eve neden dâhil edilmiyor?
Balkon nasıl kullanılmalı?
Balkonu balkonlu evde oturanın kullanması ayrı ama diğer insanların da insanları rahatsız etmeyecek biçimde balkonlarında, evlerinde veya sokaklarda, caddelerde yaşaması gerekmiyor mu?
Balkon da ev kadar mahremdir.
Ancak böylesi güzel bir yapının kullanılmaması ya da yanlış kullanımı, balkonu mu suçlu yapar?
Dediğim gibi o halde evlerde balkon artık yapılmasın?
Oysa balkon mahrem alan olduğu kadar, kentlerde yaşayan insanların hava alabilecekleri mikro açık alanlar.
Belki de balkon kültürünün daha da geliştirilmesi gerekiyor; bu açıdan bir balkon yaşam rehberine de ihtiyaç olabilir.