OKUMAK MI, CANINA OKUMAK MI?
IQRA / Oku'yu İslam'ın ilk emri okumak diye biliriz. Onu da yanlış öğrenmişiz tilavet etmeyi ve herhangi bir okuldan yazmayı, okumayı öğrenmeyi okumak demek sanmışız.
IQRA/ Oku İslamın ilk emri. Rasulullah kendisine iletilen KUR'AN'daki mesajı, öğretilerini okuyup, anlayıp, kabullendikten yaşadıktan sonra çevresindekilere Allah'ın mesajını iletmiştir.
Anlayarak okumak ve okuduğunu yaşayarak öğretilir hayat bilgileri. Bu temel ailede başlar daha sonra okulda devam eder. Bu temel aile ile birlikte öğretmenlerin çabasıyla güçlendirilir
Geçtiğimiz haftalarda önce Şanlıurfa'da sonra Kahramanmaraş'ta okullarda meydana gelen öğretmen ve öğrencilerin hayattan koparıldığı elim saldırılar meydana gelmiş yüreklerimiz dağlanmıştı. Hayata yeni başlayan daha ömrünün baharına varmadan, tomurcukken, açmadan soldurulmuş öldürülmüşlerdir. Daha önceden de bir okul müdürü makamında okulda öğrenci tarafından vurulup öldürülmüştü.
Okumayı öğrenecekleri yerde, HAYATA atılmayı kavrayacakken bazı çocuklar!!! OKULDAKİ ARKADAŞLARININ CANLARINA OKUMAYI!!! VE HAYATTAN KOPARMAYI bellemişler. Silahları kullanmayı öğrenmiş ve CANINA OKUMAK tabirini aktif hale getirmişlerdir.
Bu sıra dışı çocukların aileleri sorunu kabul edip çocuklarının gerekli tedavileri görmesini sağlamalılar. Hem kendi çocuğunu hem de başka insanları tehlikeye sokmandan çözüm bulunmalı. Öğretmenler ve çocuklar tehlikeye atılmamalı. Okullardaki güvenlik tedbirleri alınmalı yetersizlikler giderilmelidir. Yoksa daha çok canlar yanar, yanmaya da devam eder.
Son günlerde yaşanan acı olaylar, sadece güvenlik zafiyeti ya da bireysel sapmalarla açıklanabilecek türden değil. Asıl mesele daha derinde, daha sessiz ve daha tehlikeli bir yerde büyüyor: Değerler aktarımının zayıflaması.
Bir toplumun geleceği, çocuklarına ne öğrettiğiyle şekillenir. Ama bugün şu soruyu sormadan geçemiyoruz:
Biz çocuklarımıza gerçekten ne öğretiyoruz?
Bilgi var, teknoloji var, imkan var… Ama anlam yok.
İşte kırılma tam burada başlıyor.
İslam’ın ilk emri olan “İkra” (Oku), sadece harfleri çözmeyi değil; insanı, hayatı, iyiyi ve kötüyü anlamayı ifade eder. Yani “oku” emri, aynı zamanda bir ahlak inşası çağrısıdır.
Bugün ise okuyan ama anlamayan, bilen ama içselleştirmeyen bir nesil yetişiyor. Çünkü “ikra”nın ruhu kayboldu.
Ahlak, sadece nasihatle değil; yaşayarak, göstererek ve hissettirerek aktarılır. Ama modern hayatın içinde aileler yorgun, zaman dar, iletişim yüzeysel. Çocuklar ise değerleri aileden değil, çoğu zaman ekranlardan öğreniyor.
Bu da beraberinde şu sonucu getiriyor: empati zayıflıyor, merhamet köreliyor, sınırlar silikleşiyor.
Dinden uzaklaşma meselesi de burada başlıyor. Çünkü din; sadece ibadet değil; aynı zamanda insanı insan yapan ölçülerin bütünüdür.
“İkra”dan uzaklaşan bir anlayış, bilgiyi araçsallaştırır ama hikmeti kaybeder. Gücü öğretir ama sorumluluğu unutturur. Var olmayı anlatır ama neden var olduğunu söyleyemez.
Son yaşananlar bize bir kez daha gösterdi ki: sorun sadece bireysel değil, toplumsal bir eksikliktir.
Eğer biz çocuklarımıza; doğruyu yanlıştan ayırmayı, başkasının canının değerini, vicdanın sesini ve en önemlisi “yaratılmış olmanın sorumluluğunu” öğretemezsek ne kadar önlem alırsak alalım, ne kadar sistem kurarsak kuralım, eksik kalan bir şey hep olacak.
Çözüm, yeniden “ikra”ya dönmekte saklı. Ama bu sefer sadece okumak için değil; anlamak, yaşamak ve yaşatmak için.
Çünkü bir toplumun gerçek güvenliği, kamera sistemlerinde değil; vicdan sahibi bireylerle başlar. Vesselam.